DiscoverGerçeğe Yolculuk
Gerçeğe Yolculuk
Claim Ownership

Gerçeğe Yolculuk

Author: Gercege Yolculuk

Subscribed: 50Played: 756
Share

Description

Gerçeğe ulaşmak için bir felsefi serüven.

Felsefe Ansiklopedik Şeması:
bit.ly/ansiklopedi

Youtube Kanalı:
bit.ly/gercegeyolculuk

Discord Grubu:
https://discord.com/invite/aGgjEMUXEb

Mali destekleriniz için:
https://www.patreon.com/gercegeyolculuk

Kanal Sahibi Hakkında:
Odtü Sosyoloji Bölümü mezunuyum. 38 yaşında evli ve İdeya adında bir kız babasıyım. Halen İzmir'de özel bir firmada bilgisayar programcılığı üzerine çalışmaktayım.
192 Episodes
Reverse
Discord Canlı Yayına Katılım Kanalı: https://discord.gg/aGgjEMUXEb Ansiklopedik Felsefe Şeması http://bit.ly/ansiklopedi Bu videoyu beğendiyseniz sosyal medyanızda paylaşarak katkıda bulunabilirsiniz. Ayrıca şunlar da ilginizi çekebilir: Gerçeklik Nedir https://youtu.be/Ll998IISxnE Felsefe Nedir https://youtu.be/PMC7QH9CYD0 Nereden Başlamalı https://youtu.be/yLQ4X5RzTDA Kurgusal Felsefe https://youtu.be/Wbpm7WBKl_o Kaynakça http://bit.ly/felsefikaynakca
Bu ikinci dolaylılığı ontolojik kanıt olarak bu sonlu biçimde ya da zeka-biçiminde bulunduğu gibi irdelememiz gerekir. Bu kanıt Tanrı kavramından başlar ve varlığa gider. Eskilerde, Yunan felsefecilerinde bu geçiş yoktu; uzun bir süre Hıristiyan kilisede de yapılmadı. Bu tasarımı ilk kez büyük skolastik felsefecilerden biri olan Canterbury başpiskoposu Anselm, bu derin, kurgusal düşünür kavradı. (sayfa 189) Anselm bu dolaylılığı şu yolda anlatır: Tanrı tasarımı mutlak olarak eksiksiz olmayı içerir. Eğer Tanrıya yalnızca tasarım olarak sarılırsak, yalnızca öznel olan, yalnızca tasarımlanmış olan kusurludur ve en eksiksiz değildir; çünkü yalnızca tasarımlanmayan, ama ayrıca var olan, fiili olan daha eksiksiz olandır. Öyleyse Tanrı en eksiksiz olan olduğuna göre yalnızca tasarım değildir; tersine, ona fiili olmak, olgusallık da aittir. (sayfa 190) Anselm’in “daha büyüğü düşünülemeyen olarak Tanrı düşüncesi, Descartes’ın “en eksiksiz varlık” olarak Tanrı düşüncesi ve benzerleri aksiyomatiktir. (Sayfa 205) Felsefe başka türlü yalnızca tasarım ve sezgi için olanı düşünür. Tasarımlayan insan insan olarak o denli de düşünen insandır, ve gerçekliğin iç değeri ona düşünen insan olarak ulaşır. Ancak düşünen varlığın dini olabilir, ve düşünme o denli de tasarımlamadır. Ama yalnızca düşünme gerçekliğin özgür biçimidir. Zeka da düşünür, ama özdeşlikte durup kalır: Kavram kavramdır, ve varlık varlık. Böyle tek-yanlılıklar onun için sağlam kalır. Öte yandan gerçeklikte bu sonluluklar bundan böyle salt var olmakla kendileri için özdeş olarak geçerli değildirler; ama yalnızca bir bütünlüğün momentleridirler. (Sayfa 201) Ansiklopedik Felsefe Şeması http://bit.ly/ansiklopedi Facebook Grubumuz https://www.facebook.com/groups/gercegeyolculuk/ Bu videoyu beğendiyseniz sosyal medyanızda paylaşarak katkıda bulunabilirsiniz. Ayrıca şunlar da ilginizi çekebilir: Gerçeklik Nedir https://youtu.be/Ll998IISxnE Felsefe Nedir https://youtu.be/PMC7QH9CYD0 Nereden Başlamalı https://youtu.be/yLQ4X5RzTDA Kurgusal Felsefe https://youtu.be/Wbpm7WBKl_o Kaynakça Hegel, GWF, “Tanrının Varoluşunun Kanıtları Üzerine Dersler”, Birinci Baskı 2016, İdea Yayınevi, Umut Matbaacılık, İstanbul.
Evrendeki şeyler sonlu ve rastlantısal olduğuna göre, öyleyse mutlak olarak zorunlu-sonsuz bir Öz vardır; bağlantının yapısının yalın şekli budur. Burada bir öze değinildiği ve yalnızca mutlak zorunluktan söz edilir; ama öz henüz belirsizdir, özne ya da canlı birşey değildir, ruh ise hiç değildir. (sayfa 98) Olası olandan, sonlu olandan varolan birşey olarak söz edilir, ama belirlenimi bir sonunun olması, yalnızca bir olanağın değerini taşıyan, olduğu denli de olmayabilen bir varlık olmasıdır. Bu temel yanlışlık bağlantının sıradan bir akıl yürütme olan biçiminde bulunur. Bunlardan yalnızca “ilk” olarak değil, ama varolan, kalıcı “ilk” olarak söz edilir. (sayfa 101) – Oysa Tanrı’nın varlığının temeli sonlu ve olası şeyler olamaz. Parmenides ve Spinoza bir fenomen dünyasının sistemini verirler ki, bunun doruğuna Zorunluk Tanrıçası yerleşmiştir. Çünkü sonlu olanı, düşünce olmayan ama tözsel ya da maddi olanı temel alırlar. (sayfa 138) Dünya öyleyse bundan böyle olasılıkların bir bütünü değil, insan için yaratılmış bir nesnedir. Bu amaç bağıntısının bir nedeni, güç ve bilgelik dolu bir nedeni olmalıdır. Bu amaçsal etkinlik ve bu neden Tanrıdır. Amaçbilimsel kanıt (sayfa 170) Platon bu nedenle Tanrıya ölümsüz canlı bir varlık dedi. Canlılık belirleniminin ötesine geçmedi. Eğer canlılık gerçekliği içinde kavranırsa, tek bir ilke, evrenin tek organik yaşamı, tek bir canlı sistemdir. Var olan herşey salt bir öznenin organlarını oluşturur; güneş çevresinde dönen gezegenler yalnızca bu bir sistemin dev üyeleridir. Bu yolda evren rastlantıların ilgisiz bir bütünü değil, ama canlı bir sistemdir. Ama bununla henüz ruhun belirlenimi koyulmuş değildir. (sayfa 180) Ansiklopedik Felsefe Şeması http://bit.ly/ansiklopedi Facebook Grubumuz  https://www.facebook.com/groups/gercegeyolculuk/ Bu videoyu beğendiyseniz sosyal medyanızda paylaşarak katkıda bulunabilirsiniz. Ayrıca şunlar da ilginizi çekebilir: Ruh : https://youtu.be/vLP2sXqUnBo Değer  : https://youtu.be/LsijyDiLVGQ Gerçeklik Nedir https://youtu.be/Ll998IISxnE Felsefe Nedir https://youtu.be/PMC7QH9CYD0 Nereden Başlamalı https://youtu.be/yLQ4X5RzTDA Kurgusal Felsefe https://youtu.be/Wbpm7WBKl_o Kaynakça Hegel, GWF, “Tanrının Varoluşunun Kanıtları Üzerine Dersler”, Birinci Baskı 2016, İdea Yayınevi, Umut Matbaacılık, İstanbul.
Dinsel gerçekliği kanıtlamanın olanaksız olduğu daha şimdiden genel bir önyargıdır. Daha da ötesi, böyle bilgiye güven duymak ve bu yolla Tanrı ve doğası üzerine ya da yalnızca varlığı üzerine bir kanıya ulaşmayı istemek bile dinsizlik sayılmaktadır. (sayfa 8) Kendi içinde derin-düşünmeyi, akıl yürütmeyi ya da genel olarak düşünmeyi kapsamayan hiçbir inanç, ve benzer olarak kendi içinde sadece zihin olarak da olsa inancı kapsamayan hiçbir düşünme yoktur, çünkü genel olarak inanç herhangi bir varsayımın, nereden gelirse gelsin sıkı sıkıya temelde yatan herhangi bir hipotezin biçimidir. (sayfa 12) Eğer Tanrı yalnızca yaratıcı olarak belirlenirse, o zaman ürün ondan başka birşeydir, evrendir... Yaratılanın kendisi tasarımda Tanrının dışındaki evren olarak, ona karşı bir başkası olarak kalır. Tanrı hiç kuşkusuz evrenin yaratıcısıdır ve böylece yeterli olarak belirlidir. Ama Tanrı bundan daha çoğudur; gerçek Tanrı onun yarattıkları ile bir olması, bu Sevgi olmasıdır. (sayfa28) Tanrı vardır ve ilişkide kendini insanlara verir. Eğer bu “vardır! sözcüğü bilme üzerine her zaman yinelenen bir düşünme anlatımıyla Tanrının ne olduğunu değil ama var olduğunu bildiğimizi söylemeye sınırlanırsa, o zaman bu Tanrı için hiçbir içeriğin geçerli olmadığı anlamına gelir. O zaman Tanrının var olduğunu bildiğimizden değil, ama yalnızca 'vardır'dan söz edebiliriz. Çünkü Tanrı sözcüğü kendisi ile birlikte bir tasarımı ve böylelikle bir içeriği getirir; bunlar olmaksızın Tanrı boş bir sözcük olacaktır... ancak belirsiz bir varlık, bir soyutlama, en yüksek ya da sonsuz öz denilen şeyi verir ki, yalnızca soyutlamanın ürünüdür. (sayfa 43) Ansiklopedik Felsefe Şeması http://bit.ly/ansiklopedi Facebook Grubumuz https://www.facebook.com/groups/gercegeyolculuk/ Bu videoyu beğendiyseniz sosyal medyanızda paylaşarak katkıda bulunabilirsiniz. Ayrıca şunlar da ilginizi çekebilir: Ruh : https://youtu.be/vLP2sXqUnBo Değer : https://youtu.be/LsijyDiLVGQ Gerçeklik Nedir https://youtu.be/Ll998IISxnE Felsefe Nedir https://youtu.be/PMC7QH9CYD0 Nereden Başlamalı https://youtu.be/yLQ4X5RzTDA Kurgusal Felsefe https://youtu.be/Wbpm7WBKl_o Kaynakça Hegel, GWF, “Tanrının Varoluşunun Kanıtları Üzerine Dersler”, Birinci Baskı 2016, İdea Yayınevi, Umut Matbaacılık, İstanbul.
Tanım ve gösterim • İnanç: Hipotez • Kurgudan uzaklaşma – [Fiziksel] Realite • Sonsuz bilinemez • Kanıtlanabilir bilimler sonsuz ve diyalektik önermeleri veri alamaz • Yanılgının temeli bu ve şimdi’nin tek evrensel kıstaslar sayılması • Sistemli algı: bellek ve deneyim • Tümdengelim değil tümevarım • Bilimin Temeli Sezgi Ansiklopedik Felsefe Şeması http://bit.ly/ansiklopedi Discord Grubumuz  https://discord.gg/aGgjEMUXEb Bu videoyu beğendiyseniz sosyal medyanızda paylaşarak katkıda bulunabilirsiniz. Ayrıca şunlar da ilginizi çekebilir: Gerçeklik Nedir https://youtu.be/Ll998IISxnE Felsefe Nedir https://youtu.be/PMC7QH9CYD0 Nereden Başlamalı https://youtu.be/yLQ4X5RzTDA Kurgusal Felsefe https://youtu.be/Wbpm7WBKl_o Kaynakça Aristotle , Organon: Categories, On Interpretation, Prior Analytics, Posterior Analytics, Topics, On Sophistical Refutations, Trs: Edghill, E., M., Editor: W. D. Ross, E-book: http://www.constitution.org/ari/aristotle-organon+physics.pdf
• Yargı • Olumlu ya da olumsuz yüklem • Olumlu-olumsuz geçişi • Kanıtlama Kapsamı (Son Analitikler) • Gösterim • A=A kanıtına dayanarak A=B B=C ise A=C • Üçgen Örneği Ansiklopedik Felsefe Şeması http://bit.ly/ansiklopedi Discord Grubumuz https://discord.gg/aGgjEMUXEb Bu videoyu beğendiyseniz sosyal medyanızda paylaşarak katkıda bulunabilirsiniz. Ayrıca şunlar da ilginizi çekebilir: Gerçeklik Nedir https://youtu.be/Ll998IISxnE Felsefe Nedir  https://youtu.be/PMC7QH9CYD0 Nereden Başlamalı https://youtu.be/yLQ4X5RzTDA Kurgusal Felsefe https://youtu.be/Wbpm7WBKl_o Kaynakça Aristotle , Organon: Categories, On Interpretation, Prior Analytics, Posterior Analytics, Topics, On Sophistical Refutations, Trs: Edghill, E., M., Editor: W. D. Ross, E-book: http://www.constitution.org/ari/aristotle-organon+physics.pdf
• Varlıksal olan ama Özsel Olmayan • Edat: Zıtların olasılık ilişkisi • Öncül • Kıyaslamanın Birimi Öncül • axiomtik cinsin üçlü karakteri • Yüklem • Kavramlar arası ilişki: İyelik Zamiri • Yardımcı fiil –dır, -er • Çekimli Yüklem • Geniş zaman (ilk töz), geçmiş zaman (fiili) ve gelecek zaman (Potansiyel) • Yüklemler arası ilişki: Bağlaç Ansiklopedik Felsefe Şeması http://bit.ly/ansiklopedi Discord Grubumuz https://discord.gg/aGgjEMUXEb Bu videoyu beğendiyseniz sosyal medyanızda paylaşarak katkıda bulunabilirsiniz. Ayrıca şunlar da ilginizi çekebilir: Gerçeklik Nedir https://youtu.be/Ll998IISxnE Felsefe Nedir https://youtu.be/PMC7QH9CYD0 Nereden Başlamalı https://youtu.be/yLQ4X5RzTDA Kurgusal Felsefe https://youtu.be/Wbpm7WBKl_o Kaynakça Aristotle , Organon: Categories, On Interpretation, Prior Analytics, Posterior Analytics, Topics, On Sophistical Refutations, Trs: Edghill, E., M., Editor: W. D. Ross, E-book: http://www.constitution.org/ari/aristotle-organon+physics.pdf
• Fizik ancak hareketsiz olmayan varlıkları inceler. Matematiğin bazı dalları da hareketsiz olan, ancak muhtemelen maddeden bağımsız olarak var olmayıp, onun içinde gerçekleşen varlıkları ele alır. Oysa İlk Bilimin konusu, aynı zamanda maddeden bağımsız ve hareketsiz olan varlıklardır. Şimdi bütün ilk nedenler, zorunlu olarak ezeli-ebedidirler. Özellikle de onlar içinde hareketsiz ve maddeden bağımsız olanlarının böyle olmaları gerekir. Çünkü onlar tanrısal şeyler içinde duyularımız tarafından algılananların nedenleridirler. O halde üç teoretik bilimin olması gerekir: Matematik, Fizik ve bizim teoloji diye adlandıracağımız bilim. Çünkü eğer tanrısal olan, herhangi bir yerde varsa, onun bu hareketsiz ve (maddeden) bağımsız varlıklarda var olacağı açıktır. En yüce bilimin de konu olarak en yüce cinse sahip olması gerekir. (296) • Eğer o tek bir bilimse, tek bir bilimin her zaman karşıtları ele aldığı, oysa ilkelerin karşıtlar olmadıkları itirazı yapılabilir. Eğer o tek bir bilim değilse, Bilgelik olarak kabul edilmesi gereken bilimler hangileridir? (447) • Felsefe bilimi, kısımlarından birinde değil, evrensel olarak ele alınan varlık olmak bakımından varlığın bilimidir. Ancak Varlık birçok anlama gelir tek bir anlamda kullanılmaz… Öte yandan var olanı ister Varlık'a, ister Bir'e bağlamak fark etmez. Çünkü Varlık ve Birlik'in kendileri aynı olmayıp farklı iseler de hiç olmazsa birbirinin yerine geçebilecek kavramlardır: Bir olan aynı zamanda var olandır ve var olan da bir olandır. (453) Ansiklopedik Felsefe Şeması http://bit.ly/ansiklopedi Discord Grubumuz https://discord.gg/aGgjEMUXEb Bu videoyu beğendiyseniz sosyal medyanızda paylaşarak katkıda bulunabilirsiniz. Ayrıca şunlar da ilginizi çekebilir: Gerçeklik Nedir https://youtu.be/Ll998IISxnE Felsefe Nedir https://youtu.be/PMC7QH9CYD0 Nereden Başlamalı https://youtu.be/yLQ4X5RzTDA Kurgusal Felsefe https://youtu.be/Wbpm7WBKl_o Kaynakça Aristoteles, V. Baskı: Mart 2014, çev: Prof Dr. Ahmet Arslan, “Metafizik”, Sosyal Yayınları, Cinius Sosyal Matbaası, İstanbul.
• Filozofluk taslayan Diyalektikçiler ve Sofistler (çünkü Sofistlik yalnızca görünüşte bilgeliktir. Diyalektiğin de durumu aynıdır), her şeyi tartışırlar. Bu her şeyde ortak olan şey, varlıktır. Sofistik'le Diyalektik, Felsefe ile aynı gerçeğe yönelir. Yalnız Felsefe Diyalektikten, bunun için gerekli olan yetinin doğası, Sofistlik'ten ise felsefi hayata ilişkin amaçları bakımından ayrılır: Diyalektik sadece bilgiyi eleştirmekle yetinir; oysa Felsefe somut olarak onu üretir. Sofistlik’e gelince o ancak görünüşte felsefedir, sahte felsefedir. (197) • bazılarının Herakleitos'un ileri sürdüğüne inandıkları gibi, bir aynı şeyin hem var olduğu, hem de olmadığını düşünmek mümkün değildir (zira bir insanın söylediği her şeye inanması zorunlu değildir). Eğer karşıt niteliklerin aynı zamanda aynı özneye ait olmaları imkânsızsa ve yine eğer bir başka düşüncenin çelişiği olan düşünce, bu düşüncenin karşıtı ise, aynı zihnin, aynı zamanda, aynı şeyin, hem var olduğu, hem de olmadığını düşünmesi kesin olarak imkânsızdır. (202) • Şimdi bazı filozofları bu ilkenin de kanıtlanmasını istemektedirler. Bu, hiç şüphesiz büyük bir bilgisizlikten ileri gelmektedir. Çünkü kanıtlama gerektiren şeylerle ona ihtiyaç göstermeyen şeyleri birbirinden ayırt etmemek bilgisizlikten ileri gelir. Çünkü her şeyi kanıtlamak imkânsızdır. Aksi takdirde sonsuza gitmek gerekir. Dolayısıyla bu durumda da kanıtlama, söz konusu olamaz. Eğer ortada kanıtlamasının aranmaması gereken doğrular varsa, onun bu ilkeden başka hangi ilkeye daha uygun düşeceği bize söylensin! Bununla birlikte aynı şeyin hem olması, hem de olmamasının imkânsız olduğunu çürütme yoluyla kanıtlamamız mümkündür; yeter ki buna karşı çıkan, herhangi bir şey söylesin (203) Ansiklopedik Felsefe Şeması http://bit.ly/ansiklopedi Discord Grubumuz https://discord.gg/aGgjEMUXEb Bu videoyu beğendiyseniz sosyal medyanızda paylaşarak katkıda bulunabilirsiniz. Ayrıca şunlar da ilginizi çekebilir: Gerçeklik Nedir https://youtu.be/Ll998IISxnE Felsefe Nedir https://youtu.be/PMC7QH9CYD0 Nereden Başlamalı https://youtu.be/yLQ4X5RzTDA Kurgusal Felsefe https://youtu.be/Wbpm7WBKl_o Kaynakça Aristoteles, V. Baskı: Mart 2014, çev: Prof Dr. Ahmet Arslan, “Metafizik”, Sosyal Yayınları, Cinius Sosyal Matbaası, İstanbul.
Bilinçli iradesiyle hareket edeni, hareket ettiren; değişeni, değiştiren şey: Örneğin şehirlerde yargıçlar, oligarşiler, monarşiler, tiranlıklarla sanatlar, özellikle mimari sanatlar "ilkeler" (arke) diye adlandırılırlar. 6) Nihayet bir şeyin bilgisinin kendisinden başladığı şeye de bu şeyin ilkesi denir. Örneğin öncüller, kanıtlamaların ilkeleridirler. "Neden" kavramı da aynı sayıda, farklı anlamlarda kullanılır; çünkü her neden, bir ilkedir. Bütün ilkelerde ortak olan şey, o halde, varlığın veya oluşun veya bilginin kendilerinden çıktığı kaynak olmalarıdır. Ancak bu ilkelerin bazısı şeylerin içindedir, bazısı ise onların dışındadır. Bundan dolayı bir şeyin doğası, bir ilkedir. Aynı şekilde bir şeyin öğesi, düşünce, irade, töz de birer ilkedirler. Nihayet bunlara amaçsal nedeni de eklememiz gerekir: Çünkü iyi olan ve güzel olan, birçok şeyin gerek bilgisi, gerekse hareketinin ilkesidir. (sayfa 235) "bu, şudur" sözü, "bu"nun “şu”na rastlantısal olarak bağlı olduğu anlamına gelir. Yukarda belirttiğimiz durumlarla ilgili olarak da aynı şey geçerlidir, örneğin "bu insan, müzisyendir" ve "müzisyen, bu insandır" var olan öznenin rastlantısal nitelikleri oldukları anlamına gelir. (sayfa 251) bir rastlantısalın belli bir nedeni yoktur; ancak belirsiz bir nedeni vardır. Aigina'ya gitmek üzere yola çıkmayan, ancak bir fırtınadan veya korsanlar tarafından esir alındığından dolayı oraya giden bir adamın, Aigina'ya gitmesi, tamamen rastlantısaldır. O halde bu rastlantının meydana gelmesi veya varlığı, kendi doğasından ötürü değildir, bir başka şeyden ötürüdür. (sayfa 290) duyusal tözlerden ayrı olarak var olan tözü de biraz aydınlığa kavuşturmak imkânına sahip olacağız. Töz, bir ilke ve bir nedendir: Hareket noktamız bu olmalıdır. Şimdi niçini sormak, her zaman, bir niceliğin niçin bir özneye ait olduğunu sormak demektir. (sayfa 372) Ansiklopedik Felsefe Şeması http://bit.ly/ansiklopedi Discord Grubumuz https://discord.gg/aGgjEMUXEb Bu videoyu beğendiyseniz sosyal medyanızda paylaşarak katkıda bulunabilirsiniz. Ayrıca şunlar da ilginizi çekebilir: Gerçeklik Nedir https://youtu.be/Ll998IISxnE Felsefe Nedir https://youtu.be/PMC7QH9CYD0 Nereden Başlamalı https://youtu.be/yLQ4X5RzTDA Kurgusal Felsefe https://youtu.be/Wbpm7WBKl_o Kaynakça Aristoteles, V. Baskı: Mart 2014, çev: Prof Dr. Ahmet Arslan, “Metafizik”, Sosyal Yayınları, Cinius Sosyal Matbaası, İstanbul.
Töz bir yandan en son dayanak, başka hiçbir şeyin yüklemi haline getirilemeyendir. Töz, öte yandan özü bakımından ele alınan birey olarak, (maddeden) ayrılabilen şeydir, yani her varlığın şekli veya formudur. (sayfa 255) Töz bakımından değişme mutlak anlamda oluş ve yokoluştur. Nicelik bakımından değişme, büyüme ve küçülme; nitelik bakımından değişme, başkalaşma; yer bakımından değişme ise yer değiştirmedir) (sayfa 485) Oluşa tabi varlıklarda potansiyel olandan bilfiil olana geçişi meydana getiren neden, fail nedenden başka nedir? Çünkü potansiyel kürenin bilfiil küre olmasını meydana getiren neden, birinin veya diğerinin özünden başka bir şey değildir. Ancak iki çeşit madde vardır: Akılsal madde ve duyusal madde. Tanımda da daima hem bir fiil tarafı, hem de madde tarafı vardır, örneğin daire bir düzlemsel şekildir. (sayfa 390) Türsel ayrım o halde zorunlu olarak cins bakımından başkalıktır. Çünkü ben "cinste başkalık" derken, cinsi kendisinden başka bir şey yapan başkalığı kastediyorum. O halde bu başkalık bir karşıtlık olacaktır. Tümevarım sayesinde de bunu görmek mümkündür. Çünkü her şey zıtlarla bölünür. (sayfa 441) Ansiklopedik Felsefe Şeması http://bit.ly/ansiklopedi Discord Grubumuz https://discord.gg/aGgjEMUXEb Bu videoyu beğendiyseniz sosyal medyanızda paylaşarak katkıda bulunabilirsiniz. Ayrıca şunlar da ilginizi çekebilir: Gerçeklik Nedir  https://youtu.be/Ll998IISxnE Felsefe Nedir https://youtu.be/PMC7QH9CYD0 Nereden Başlamalı https://youtu.be/yLQ4X5RzTDA Kurgusal Felsefe https://youtu.be/Wbpm7WBKl_o Kaynakça Aristoteles, V. Baskı: Mart 2014, çev: Prof Dr. Ahmet Arslan, “Metafizik”, Sosyal Yayınları, Cinius Sosyal Matbaası, İstanbul.
Özlerini konu olarak alan düşüncenin bölünemez olduğu ve kendilerini ne zaman, ne yer, ne de tanımları bakımından birbirlerinden ayırmasının mümkün olmadığı şeyler, en fazla bir olan şeylerdir. Bu şeyler arasında da özellikle tözler, en fazla birliğe sahiptirler.(sayfa 248) Bir olan daha sonra gelen türleri daima daha önce gelen türlerinde içerilmiş bulunur: örneğin sayı bakımından bir olan, tür bakımından da birdir; ama tür bakımından bir olan, her zaman sayı bakımından bir değildir. Tür bakımından bir olan her şey, cins bakımından da birdir; ancak cins bakımından bir olan, her zaman tür bakımından bir değildir, sadece benzerlik bakımından birdir. Nihayet benzerlik bakımından bir olan, her zaman cins bakımından bir değildir. (sayfa 250) "Çok olan”ın, ters yönde olmak üzere, Bir olanın anlamları kadar çeşitli anlamları olacağı açıktır; Bazı şeyler sürekli olmadıkları için, bazıları, ister yakın, ister uzak maddeleri söz konusu olsun, maddelerinin tür bakımından bölünebilir olmasından ötürü, başka bazıları özü ifade eden tanımlarının birden çok olmasından dolayı çokturlar. (sayfa 251) ölçü, niceliğin kendisiyle bilindiği şeydir. Nicelik ise nicelik olarak Birle veya bir sayı ile bilinir ve her sayı, Bir'Ie bilinir; dolayısıyla nicelik olmak bakımından her nicelik Birle bilinir ve niceliklerin ilk olarak kendisiyle bilindikleri şey, Bir'in kendisidir ve dolayısıyla Bir, sayı olmak bakımından sayının ilkesidir. Diğer kategorilerde de ölçü adını, her birinin kendisiyle ilk olarak bilindiği şeye verilmesinin ve her bir farklı varlık türünün ölçüsünün de bir birim olmasının — uzunluk birimi, genişlik birimi, derinlik birimi, ağırlık birimi, hız birimi — nedeni de budur (çünkü ağırlık ve hız iki zıddın her birinde ortak olan bir şeydir. (sayfa 421) Ansiklopedik Felsefe Şeması http://bit.ly/ansiklopedi Discord Grubumuz https://discord.gg/aGgjEMUXEb Bu videoyu beğendiyseniz sosyal medyanızda paylaşarak katkıda bulunabilirsiniz. Ayrıca şunlar da ilginizi çekebilir: Gerçeklik Nedir https://youtu.be/Ll998IISxnE Felsefe Nedir https://youtu.be/PMC7QH9CYD0 Nereden Başlamalı https://youtu.be/yLQ4X5RzTDA Kurgusal Felsefe https://youtu.be/Wbpm7WBKl_o Kaynakça Aristoteles, V. Baskı: Mart 2014, çev: Prof Dr. Ahmet Arslan, “Metafizik”, Sosyal Yayınları, Cinius Sosyal Matbaası, İstanbul.
Tekil şeyler dışında hiçbir şey olmadığını kabul edelim. Ancak bu takdirde akılsal hiçbir şey var olmayacak, bütün varlıklar duyusal varlıklar olacak ve eğer duyuma bilim demiyorsak, hiçbir şeyin bilimi olmayacaktır. Bu durumda ezeli-ebedi ve hareketsiz hiçbir şey de olmayacaktır. Çünkü bütün duyusal varlıklar yokoluşa tabidirler. Ancak ezeli-ebedi bir şey olmadığı takdirde oluşun kendisi mümkün değildir. Çünkü her oluşta, olan bir şeyin ve bu olan şeyin kendisinden olduğu bir şeyin olması ve bu dizinin en son teriminin meydana gelmemiş bir şey olması zorunludur. Çünkü bu dizi, sonsuza gitmez ve var-olmayandan hiçbir şey varlığa gelmez. (sayfa 171) İnsanın varlığının ne oluş, ne de yokoluş bakımından birliğinden ayrılmadığı açıktır. Aynı şekilde birlik de varlıktan ayrılmaz). Aynı şekilde "varolan bir adam" da "varolan adam"a hiçbir şey eklemez. O halde bunun bu durumlarda sözü edilen eklemenin aynı şeyi ifade ettiği ve Birlik'in Varlık'ın dışında hiçbir şey olmadığı açıkça görülmektedir. (sayfa 193) Kendinde İnsan ve kendinde At. duyusal insanlar ve duyusal atların aynıdırlar. Ancak onlar bunlara sadece "kendinde" kelimesini eklemişlerdir. Bununla birlikte kendilerini görmemiş olsaydık dahi yıldızlar, herhalde bildiğimiz tözlerden farklı ezeli-ebedi tözler olacaklardı. O halde üzerinde konuştuğumuz konuda da hangi duyusal-üstü tözlerin var olduğunu bilmesek de hiç olmazsa onların var olduklarını kabul etmemiz zorunludur(sayfa 371) Sonsuz daha sonra bağımsız bir gerçeklik olarak bilfiil var olacağı anlamda potansiyel değildir. O sadece bilgi ile ilgili olarak potansiyeldir; Sonsuzla ilgili fiilin ancak potansiyel var olduğu, bağımsız bir gerçeklik olarak var olmadığını açıklayan, bölme işleminin hiçbir zaman bir sonu olmamasıdır. (sayfa 404) Ansiklopedik Felsefe Şeması http://bit.ly/ansiklopedi Discord Grubumuz https://discord.gg/aGgjEMUXEb Bu videoyu beğendiyseniz sosyal medyanızda paylaşarak katkıda bulunabilirsiniz. Ayrıca şunlar da ilginizi çekebilir: Gerçeklik Nedir https://youtu.be/Ll998IISxnE Felsefe Nedir https://youtu.be/PMC7QH9CYD0 Nereden Başlamalı https://youtu.be/yLQ4X5RzTDA Kurgusal Felsefe https://youtu.be/Wbpm7WBKl_o Kaynakça Aristoteles, V. Baskı: Mart 2014, çev: Prof Dr. Ahmet Arslan, “Metafizik”, Sosyal Yayınları, Cinius Sosyal Matbaası, İstanbul.
Bir insan ortaya çıkıp, hayvanlarda olduğu gibi tüm doğada düzenin ve evrensel uyumun nedeni olan bir Akıl’ın bulunduğunu söylediğinde, kendisinden önce gelenlerin sayıklamaları karşısında aklı başında tek kişi olarak görünmüştür. Anaksagoras'ın bu görüşleri kesin olarak benimsendiğini biliyoruz. Ancak Klazomenai'li Hermotimos'un daha önce onları ortaya attığı söylenmektedir. Ne olursa olsun, bunu düşünmüş olanlar, aynı zamanda güzelliğin nedeni ve şeylerin hareketinin kendisinden çıktığı neden olan bir ilkenin var olduğunu belirtmişlerdir. (sayfa 96) Bir olanın, Bir olduğu söylenen bir başka şeyin yüklemi olmayıp bizzat töz olduğu konusunda Platon, Pisagorcularla aynı görüştedir. O, sayıların diğer varlıkların tözünün nedenleri olduğunu da, onlar gibi kabul etmektedir. Ancak Pisagorcuların bir olarak tasarladıkları sonsuzlarının yerine İki olanı geçirmek ve bu sonsuzu Büyük ve Küçük olandan meydana getirmek, Platon'un özel görüşüdür. (sayfa 113) Kolay olduğu düşünülen şey, yani her şeyin bir olduğunu gösterme, başarılmamıştır. Çünkü Platoncuların talep ettikleri her şeyin kabul edilmesi durumunda, mantıksal soyutlama yöntemiyle kanıtlanan şey, her şeyin bir olduğu değildir; ancak kendinde Bir olanın var olduğudur. Hatta tümelin bir cinsi olduğunu kabul etmezsek, bu sonuç bile çıkmaz Tümelin bir cins olduğunu kabul etmek ise bazı durumlarda imkânsızdır. (sayfa 140) Matematiksel sayının İdeya-Sayıdan nasıl bağımsız kılınabileceğini görmeyen filozoflar, İdeya-Sayı ile matematiksel sayıyı aynı şey kılmışlardır. Ama bunu sadece sözle yapabilmişlerdir. Çünkü bu gerçekte matematiksel sayıyı ortadan kaldırmak demekti. Çünkü onlar matematiksel sayıya matematiksel özellikler değil, keyfi olarak bazı özel Özellikler yüklemektedirler (sayfa 574) Haklı olarak Sokrates’e mal edilebilecek iki başarı vardır: Tümevarımsal konuşmalar ve tanım ki bunların her ikisi de bilimin hareket nokrasında bulunurlar. Ancak Sokrates ne tümellere, ne tanımlara bağımsız bir varlık izafe etmemekteydi. Daha sonra gelen filozoflar ise onun tersine onlara ayrı bir varlık verdiler ve onların İdeyalar olarak adlandırdıkları şeyler işte bu şeylerdir. (sayfa 541) Ansiklopedik Felsefe Şeması http://bit.ly/ansiklopedi Discord Grubumuz https://discord.gg/aGgjEMUXEb Bu videoyu beğendiyseniz sosyal medyanızda paylaşarak katkıda bulunabilirsiniz. Ayrıca şunlar da ilginizi çekebilir: Gerçeklik Nedir https://youtu.be/Ll998IISxnE Felsefe Nedir https://youtu.be/PMC7QH9CYD0 Nereden Başlamalı https://youtu.be/yLQ4X5RzTDA Kurgusal Felsefe https://youtu.be/Wbpm7WBKl_o Kaynakça Aristoteles, V. Baskı: Mart 2014, çev: Prof Dr. Ahmet Arslan, “Metafizik”, Sosyal Yayınları, Cinius Sosyal Matbaası, İstanbul.
Savaşçı olacak kişinin azgınlık ile uysallığı birleştirebilmesi için filozofça yetiştirilmesi gerekiyor. Yetiştirme önce müzik ile başlar. Öyleyse ilk işimiz masalları gözden geçirmek olacak. Güzelse bırakacağız, kötüyse yasaklayacağız. (sayfa 68) Şehrimiz bekçilerinin inanmaları gerekiyorsa, Tanrıların Tanrılarla savaştıklarını, birbirlerine tuzak kurup boğuştuklarını söylememeliyiz. (sayfa 69) Tanrı aranızdan önder olarak seçtiklerinin mayasına altın, bekçilerinkine gümüş, çiftçi ve öbür işçilerinkine demir ve tunç katmıştır. Sizden doğan çocuklar da herhalde size benzeyecektir. (sayfa 105) Devletimizin sınırları ne çok geniş, ne de çok dar olacak. Altın ve gümüş kullanımı yasaklanacak çünkü zenginlik ile fakirlik, insanı işe yaramaz hale getirir. Koruyucularımız karın tokluğuna, toplumun mutluluğu ideali ile çalışacaklar. (sayfa 113) Bu devletin olabilmesi için, devletin başına filozoflar geçmelidir. İşte buydu çoktan beri söylemekten çekindiğim. (sayfa 163) Kişi önce tek bir insanı sever, sonra anlar ki, bedende gördüğü güzellik her bedendekinin eşidir ve bütün güzel bedenleri sever. Daha sonra ruh güzelliğini beden güzelliğinden üstün görecek ve en sonunda güzelin bilgisine erecektir. (sayfa 54) Ansiklopedik Felsefe Şeması http://bit.ly/ansiklopedi Discord Grubumuz https://discord.gg/aGgjEMUXEb Bu videoyu beğendiyseniz sosyal medyanızda paylaşarak katkıda bulunabilirsiniz. Ayrıca şunlar da ilginizi çekebilir: Gerçeklik Nedir https://youtu.be/Ll998IISxnE Felsefe Nedir https://youtu.be/PMC7QH9CYD0 Nereden Başlamalı https://youtu.be/yLQ4X5RzTDA Kurgusal Felsefe https://youtu.be/Wbpm7WBKl_o Kaynakça DEVLET Platon, 1995, Çev: S. Eyüboğlu, M. Ali Cimcoz, Remzi Kitabevi, İstanbul. Platon, Şölen-Dostluk, Çev: Azra Erhat, S. Eyüboğlu, Türkiye İş Bankası Yayınları, Haziran 2006, İstanbul.
Ruh, hakikati düşünme yoluyla elde etmiyor mu? Doğru. Ruh, kendisinde duyma, görme, acı, haz ve benzeri şeyler olmadığı zaman daha iyi düşünür. Böyle olunca kendi kendine döner ve bedenden uzaklaşır. Bedenden uzak durdukça hakikati anlamaya çalışır. Evet Yani felsefecinin ruhu bedeni umursamıyor, ondan kaçıyor ve kendi kendine kalmaya çabalıyor. (sayfa 54) Her şey para ve mal isteğinden kaynaklanıyor. Mal ve para edinme isteği ise kölesi olduğumuz bedenden çıkıyor. İşte bundan dolayı felsefeyle ilgilenecek zamanımız kalmıyor. Bir de beden bize fırsat tanıyarak hakikati araştırmamıza izin verse, bu kez de işimize karışıp bizleri hataya sürükleyerek gerçeği görmemize engel olur.(sayfa 55) İnsan yaşamı sırasında aslında bedenle isteyerek hiçbir ilişkide bulunmuyor ve her zaman içine kapanıyordu. Evet, ruh bu şekilde davrandığında aslında felsefe yapıyor ve sürekli olarak kendisini ölüme hazırlıyordu. Sen başka bir şey olduğunu mu düşünüyorsun? Çok doğru. Ruh bu durumda olduğuna göre kendisine benzeyene, görülmeyene, tanrısal olana, ölümsüze ve bilgeye doğru gider. Oraya geldiğinde de mutlu bir şekilde korkulardan, insan açısından mutsuzluk, sevgisizlik sayılan şeylerden ve diğer duygulardan kurtulur. Bundan sonra tanrıların yanında yaşar. (sayfa 78) Ansiklopedik Felsefe Şeması http://bit.ly/ansiklopedi Facebook Grubumuz https://www.facebook.com/groups/gercegeyolculuk/ Bu videoyu beğendiyseniz sosyal medyanızda paylaşarak katkıda bulunabilirsiniz. Ayrıca şunlar da ilginizi çekebilir: Gerçeklik Nedir https://youtu.be/Ll998IISxnE Felsefe Nedir https://youtu.be/PMC7QH9CYD0 Nereden Başlamalı https://youtu.be/yLQ4X5RzTDA Kurgusal Felsefe https://youtu.be/Wbpm7WBKl_o Kaynakça Platon, Phaidon, 2013, Çev: Furkan Akderin, Say Yayınları, İstanbul.
Hiç doğmadığı halde her zaman var olan nedir? Hep geliştiği halde hiç var olmayan nedir? (sayfa 16) Tanrı olmadığı zaman bütün, doğal olarak ne durumda bulunuyorsa, onlar da tümüyle o durumdaydılar. İşte Tanrı, onları bu durumlarıyla aldı, onlara idealar ve sayılarla ayrı ayrı biçimler verdi. Onları elden geldiğince iyi ve güzel olarak bir araya toplamak için düzensizlikten kurtardı. (sayfa 40) Tanrı ateşle toprağın arasına suyla havayı koymuş, onları olabildiğince aynı orantıyla birleştirmiştir. Öyle ki, havaya göre ateş neyse, suya göre hava o olmuş. Suya göre hava neyse, toprağa göre su da o olmuş. Bu birleşmeyle, gözle görülür, elle duyumsanır bir gök oluşmuştur. İşte evrenin gövdesi böylece, bu dört öğeden yaratılmıştır. Uyumunu orantıdan alan evren, dostluğu da, yaradılışındaki bu koşullardan almıştır. (sayfa 19) insan ruhunu savsaklarsa, eğri büğrü bir ömür sürdükten sonra, yarım ve akılsız kalarak Hades'e döner. (sayfa 31) biz toprağın değil, göğün bitkisiyiz, bunu açıkça söyleyebiliriz. Tanrı başımızla kökümüzü, ruhun önce oluşturulduğu yere asmış, böylece bütün gücümüzü göğe doğru yükseltmiştir. Onun için, bir insan kendini tümüyle tutkularına, isteklerine verir, bütün gücüyle onları doyurmaya uğraşırsa, bütün düşünceleri ister istemez ölümlü olur. Kendisinde, olabildiğince, ölümlü yanından başka bir şey kalmaz. Çünkü yalnızca o yanını geliştirmiştir. Ama bir insan, kendisini salt bilgi uğruna, gerçek bilgeliğe verir ve yetileri arasında en çok, ölümsüz ve yüce şeyleri düşünmek yetisini ilerletir, gerçeğe ulaşmayı başarırsa; insanoğlunun ölümsüzlüğe karışmasına olanak olduğu ölçüde, kendisinin de bu ölümsüzlüğe ermesine hiçbir engel kalmaz. (sayfa 78) Ansiklopedik Felsefe Şeması http://bit.ly/ansiklopedi Facebook Grubumuz https://www.facebook.com/groups/gercegeyolculuk/ Bu videoyu beğendiyseniz sosyal medyanızda paylaşarak katkıda bulunabilirsiniz. Ayrıca şunlar da ilginizi çekebilir: Gerçeklik Nedir https://youtu.be/Ll998IISxnE Felsefe Nedir https://youtu.be/PMC7QH9CYD0 Nereden Başlamalı https://youtu.be/yLQ4X5RzTDA Kurgusal Felsefe https://youtu.be/Wbpm7WBKl_o Kaynakça Platon, Timaois, Şubat 2001, çev: Erol Güney, Lütfi Ay, “Timaios”, Cumhuriyet Dünya Klasikleri Dizisi, Çağdaş Matbaacılık.
Platon, Sokrates'in ağzından işinin bilgi ebeliği olduğunu. Ancak bu iş için kadınlarla değil ama erkeklerle ve onların bedenleriyle değil ruhlarıyla ilgilendiğini söylüyor. (sayfa 79) Cahillerden kastım sadece gördüğüne inananlar ve görünmeyen hiçbirşeyin olamayacağını düşünenlerdir. Bunlar barbarlardır. (Sayfa 85) Zira [doğada] hiçbirşey yoktur ki değişmeden ve ilişkisiz durabilsin. Bölyece varlık tümüyle ortadan kalkar. (Sayfa 86) Nasıl ki gözlerimiz kapalı birşeyler hatırlarken biliyorsak, o halde bilmek= algılamak değildir (Sayfa 93) Protagoras'ın belirttiği gibi İnsan herşeyin ölçüsüdür. Beyazlığın, ağırlığın, parlaklığın vb. Yargıcıdır. Çünkü tüm bunların kriteri kendisindedir. Ve şeylerde deneyimlediği şey kendisidir. Ve Protagoras'ın öğretisini şu şekilde genişletmesi gerekir: İnsanda sadece kendi düşüncelerinin değil olacak olan ve olmakta olan herşeyin kriteri vardır... Sadece bilge bir adam ölçüdür. (Sayfa 105) Bilgi, tanım ve akılcı açıklama ile biraraya getirilmiş fikirdir. Şimdi varsayabiliriz ki Theaetetus, bugün, öyle bir gerçek bulduk ki eski zamanlarda yaşamış pek çok bilge adamın bulamamıştır. (Sayfa 127) Ansiklopedik Felsefe Şeması http://bit.ly/ansiklopedi Facebook Grubumuz https://www.facebook.com/groups/gercegeyolculuk/ Bu videoyu beğendiyseniz sosyal medyanızda paylaşarak katkıda bulunabilirsiniz. Ayrıca şunlar da ilginizi çekebilir: Gerçeklik Nedir https://youtu.be/Ll998IISxnE Felsefe Nedir https://youtu.be/PMC7QH9CYD0 Nereden Başlamalı https://youtu.be/yLQ4X5RzTDA Kurgusal Felsefe https://youtu.be/Wbpm7WBKl_o Kaynakça Plato, Theaetetus, Jan 15 2013, Trs: Benjamin Jowett, Gutenberg Project Ebook.
Biri, hem Çok hem de Bir olduklarını göstermeyi denerse, onların Bir ve Çok olduklarını gösterdiğini söyleriz, Birin Çok ya da Çok'un Bir olduğunu değil… (sayfa 13) İdeyaların varolduklarını ve onlara katılan bu başka şeylerin adlarını onlardan aldıklarını mı düşünüyorsun? Örneğin benzer olanların benzerliğe katıldıkları için mi benzer olduklarını? Ve büyük şeylerin büyüklüğe katıldıkları için büyük; adaletli ve güzel şeylerin adalete ve güzelliğe katıldıkları için adaletli ve güzel olduklarını. (sayfa 15) Bir… o zaman ne doğru ne de yuvarlaktır, çünkü parçaları yoktur… Dahası, böyle bir doğada olduğu için, herhangi bir yerde olamaz, çünkü ne bir başkasında ne de kendinde olabilir. (sayfa 26) O zaman var olmayan Bir değiştiği zaman varlığa gelir ve yitip gider ve değişmediği zaman ne varlığa gelir ne de yiter; böylece var olmayan Bir hem varlığa gelir hem de yiter ve ne varlığa gelir ne de yiter. (sayfa 75) Ansiklopedik Felsefe Şeması http://bit.ly/ansiklopedi Facebook Grubumuz https://www.facebook.com/groups/gercegeyolculuk/ Bu videoyu beğendiyseniz sosyal medyanızda paylaşarak katkıda bulunabilirsiniz. Ayrıca şunlar da ilginizi çekebilir: Gerçeklik Nedir https://youtu.be/Ll998IISxnE Felsefe Nedir https://youtu.be/PMC7QH9CYD0 Nereden Başlamalı https://youtu.be/yLQ4X5RzTDA Kurgusal Felsefe https://youtu.be/Wbpm7WBKl_o Kaynakça Platon, Parmenides, Eylül 2011, İdea Yayınevi, İstanbul.
Öyleyse bütün bilme yeteneğimiz için sınırsız, ama ayrıca erişilemez bir bölge, yani metafiziğin bölgesi vardır ki, orada kendimiz için hiçbir toprak bulamayız ve öyleyse onda ne algı ne de akıl kavramları için kuramsal bilgiye doğru bir alanımız vardır —bir bölge ki, onu hiç kuşkusuz aklın kuramsal olduğu gibi pratik kullanımı uğruna da ideyalar ile donatmalıyız, ama bunlara özgürlük kavramından doğan yasalar ile bağıntı içinde pratik olgusallıktan başka hiçbir olgusallık sağlayamayız, ki bununla kuramsal bilgimiz metafiziğe doğru en küçük bir biçimde genişlemiş olmaz. (sayfa 23) Felsefenin İki Bölümünü Bir Bütüne Birleştirmenin Bir Aracı Olarak Yargı Yeteneğininin Eleştirisi… Çünkü ruhun tüm yetenekleri üçe indirgenebilir ki, daha öte ortak bir zeminden türetilmeye izin vermezler: Bilme yetisi, haz ve hazsızlık duygusu, ve istek yetisi (sayfa 25) Güzel olan Yüce olanla her ikisinin de kendileri için haz vermelerinde anlaşır. Dahası, ikisi de duyusal olarak ve mantıksal olarak belirleyici yargıyı değil, derin-düşünme yargısını varsaymada anlaşırlar: (sayfa 101) Beğeninin ilk beylik sözü her zevksizin kendini kınanmaya karşı kollamak için düşündüğü önermede yatar: Herkesin kendi beğenisi vardır. Bu demektir ki, bu yargının belirlenim zemini salt özneldir (keyif ya da acı), ve yargının başkalarının zorunlu onayı için hiçbir hakkı yoktur. (sayfa 213) Ansiklopedik Felsefe Şeması http://bit.ly/ansiklopedi Facebook Grubumuz https://www.facebook.com/groups/gercegeyolculuk/ Bu videoyu beğendiyseniz sosyal medyanızda paylaşarak katkıda bulunabilirsiniz. Ayrıca şunlar da ilginizi çekebilir: Kant Kimdir https://youtu.be/2wPA2eXXfTM Arı Aklın Eleştirisi 1 https://youtu.be/uSoqiTD4ZCo Gerçeklik Nedir https://youtu.be/Ll998IISxnE Felsefe Nedir https://youtu.be/PMC7QH9CYD0 Nereden Başlamalı https://youtu.be/yLQ4X5RzTDA Kurgusal Felsefe https://youtu.be/Wbpm7WBKl_o Kaynakça Kant, Immanuel, “Yargı Yetisinin Eleştirisi”, 1793 İkinci Baskı: 2011, İdea Yayınevi, Bayrak Matbaası, İstanbul.
loading
Comments 
loading