Discover
Kültürel Miras Ve Koruma: Kim İçin? Ne İçin?
268 Episodes
Reverse
Konuğumuz mimar Deniz Emir’le Antakya’da depremden bu yana geçen üç yıl içinde şehrin kimliğinin ana unsuru tarihi sivil yapıları, mahalleleri, sokak dokularını yeniden hayata döndürmek için neler yapıldı ve şu anda bu kültür mirası varlıklarının durumu nedir, bu yapılarda yaşama dönüş başladı mı, konuşuyoruz. Deniz Emir deprem öncesinde Antakya’da tarihi yapılarda restorasyon uygulamaları yapan, depremin ardından da belgeleme ve yardım/hibe başvurularında çalışan, deprem sonrası kültür varlıklarının tamir ve iyileştirme sürecinin içinde bulunan bir mimar.
İstanbul’un hızla ilerleyen büyük ve kesintisiz beton adımları karşısında şehrin sulak ve doğal alanlarını nasıl koruyacağız sorusu her zamankinden daha da can alıcı. Kentleşmeyi ekolojisi ve yaşantısı ile sürdürülebilir bir hatta oturtacak tasarım politikaları üzerine çalışan mimar Aslıhan Demirtaş ile bu soruyu İstanbul’un tarihi bostanları odağından konuşuyoruz.
Konuğumuz Tarihi Yedikule Bostanları Girişimi’nden Suna Kafadar ile bostanların ve bostancılığın kent tarihinde ve hafızasındaki yerini, Yedikule bostanlarının bir kentsel tarım pratiği olmanın ötesinde taşıdığı anlamı ve bu anlamı bilmenin ve korumanın önemini konuşuyoruz.
Tarihi Yedikule Bostanları Girişimi Gönüllüleri'nden sosyolog Kiraz Özdoğan ile tarihi İsmail Paşa Bostan Alanı'na ilişkin bilinmezlik durumunu ve İstanbul’da yerinden edilen bostancıları ve bostanlarını ele alıyoruz.
Fatih Karagümrük Spor Kulübü'nün futbol takımı Süper Lige yükseldiği için stadyumunu da FIFA/UEFA normlarına göre düzenlemek durumunda, bunun için sahada Fatih Belediyesi tarafından çalışmalar başlatılmış durumda. Fatih’te yer alan Vefa/Karagümrük top sahası veya stadı, 5. yüzyıldan kalma bir Bizans sarnıcı olan Aetius Sarnıcı’nın olduğu yer aynı zamanda. Taraftar kimliğiyle konuk ettiğimiz, futbolsever İbrahim Altınsay ile yoğun yerleşime sahip tarihi bir mahallede yer alan böyle bir stadı UEFA standartlarına göre yeniden düzenlemek ne anlama geliyor, mahalle ile futbolun tarihi ilişkisi nasıl gelişmiş, buradaki tarihi kalıntılara zarar vermeden artık kendisi de bir miras değeri haline gelmiş olan Karagümrük Spor Kulübü'nün mahalledeki sürekliliği nasıl korunabilir, semt takımlarının statlarının semtlerinde kalması neden önemlidir gibi konuları ele alıyoruz.
İstanbul’un Roma (Bizans) döneminin oldukça gelişmiş su toplama ve dağıtım sisteminin önemli ögelerinden biri olan Aetius Sarnıcı’nın bulunduğu, bugün Çukurbostan hatta Vefa/Karagümrük top sahası veya Stadı olarak bilinen yerde geçtiğimiz haftalarda iş makineleri ve kepçelerle Roma dönemi kalıntılarına müdahale edildiği görüldü. Bu faaliyeti Fatih Belediyesi, Sarnıç Duvarının Restorasyonu ve Karagümrük Stadının Zeminaltı Çalışmalarının Yapılması işi kapsamında yürütüyor ve hali hazırda stadın kaldırıldığı anlaşılıyor. Yerine çok daha büyük bir stat planlanmakta. Bu konuda ICOMOS Türkiye ve Europa Nostra Türkiye tarafından ‘Aetius Sarnıcı’nda (Karagümrük Çukurbostanı) yürütülmekte olan inşaat faaliyetine ilişkin görüş metni’ başlığı ile bir duyuru yayınlandı ve bu miras alanının taşıdığı değerlerin korunmasına ilişkin duyulan endişeler anlatıldı. Bu akşam konuklarımız ICOMOS Türkiye Milli Komitesi Yönetim Kurulu Başkanı İnşaat Mühendisi, koruma uzmanı Umut Almaç ve Europa Nostra Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Arkeolog Yiğit Ozar ile bu endişeleri konuşuyoruz.
24 Aralık 2025’te Antalya’da birçok meslek odası ve sivil toplum kuruluşu Antalya falezlerinin bir kısmının koruma statüsünün düşürülmesi ile ilgili ortak bir basın açıklaması yaptı. 2024 yılında kesin korunacak hassas alan olarak 2020’de tescillenmiş olan falezlerin bir kısmı koruma açısından daha düşük olan ‘Nitelikli Doğal Koruma Alanı’ statüsüne geçirilmişti. Basın duyurusunda falezlerin koruma statüsünü düşüren kararın ekolojik, jeolojik ve planlama açısından telafisi mümkün olmayan etkiler yaratacağı belirtiliyordu. Bu kararın Antalya Arkeoloji Müzesi, Karayolları ve Meteoroloji arazilerinin önünde kalan kısım için hazırlanan revize rapor doğrultusunda alındığını öğreniyoruz. Konuğumuz Akdeniz Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Nihat Dipova ile falezlerin önemini ve neden korunması gerektiğini konuşuyoruz.
2025’in son programında, kültürel miras ve koruma gündeminde yıl boyunca ele aldığımız başlıkları kronolojik değil, ana temalar etrafında değerlendiriyoruz. Marmara Denizi’ndeki müsilaj krizinden Saraçhane’ye, Antalya Arkeoloji Müzesi’nin yıkımından rekonstrüksiyon tartışmalarına; deprem sonrası Antakya’da yürütülen sivil miras çabalarından Büyükada Rum Yetimhanesi, Haydarpaşa ve Sirkeci Garları ile Ayasofya’ya uzanan geniş bir çerçevede, kültürel mirasın korunmasının yalnızca yapıların değil, hafızanın, kamusal alanın ve demokratik katılımın da meselesi olduğunu hatırlıyoruz.
TMMOB Mimarlar Odası tarafından yürütülmüş olan 'Türkiye’nin Kırsal Mimarlık Atlası' projesini ve çevrimiçi yayınını bu kapsamlı yayın çalışmasının editörleri, koruma mimarları Koray Güler ve Merve Arslan Çinko ile ele alıyoruz. “Türkiye coğrafyasının kırsal mimarlık kültürünü yok olmadan kayıt altına almak ve bu zengin kültür mirasını toplumla paylaşmak amacıyla yola çıkılan bu projede, Türkiye’nin yedi bölgesinden 90 araştırma çevrimiçi yayın olarak erişime açılmış durumda. Detaylı bilgi için buraya bakabilirsiniz.
Edirne Selimiye Camii kalemişlerinin restorasyonu konusunda yaşanmakta olan, ‘kriz’ olarak addedebileceğimiz gelişmeleri konuğumuz sanat tarihçisi Prof. Dr. Tarkan Okçuoğlu ile ele alyor; kendisine kalemişleri restorasyonuna yapılan müdahalenin ayrıntılarını soruyor ve bu öneri ile yapılmak isteneni nasıl yorumladığını konuşuyoruz.
Konuğumuz Ayasofya Bilim Kurulu’nda görev yapan İnşaat Mühendisi Mehmet Selim Ökten ile kamuoyunda tartışmalara sebep olan Ayasofya’nın içine yerleştirilen büyük çelik ayakların ve bunların üzerinde kurulan platformun neden gerekli görüldüğünü, bu uygulamalarla neyin hedeflendiğini ve Ayasofya’nın deprem güvenliğini sağlamaya yönelik bir restorasyon programının hazırlanıp hazırlanmadığını konuşuyoruz.
Geçtiğimiz günlerde Dünya Mirası anıt eser Ayasofya’nın içine girmiş ağır tonajlı kamyonlara ve çelik ekipmanlara ilişkin fotoğrafların sosyal medyada yarattığı büyük tepki akabinde Kültür ve Turizm Bakanı’nın yaptığı açıklamalardan Ayasofya’da “Mimar Sinan'dan bu yana gerçekleştirilen en geniş çaplı restorasyon sürecini”nin başlatıldığını öğrendik.Bu akşam konuğumuz Prof. Dr. Zeynep Ahunbay’a 1990’larda kendisinin de içinde yer aldığı Ayasofya koruma ve restorasyon programının ayrıntılarını soruyoruz. Ayasofya’nın korunmasına yönelik öne çıkan temalar ve öneriler nelerdi ve neler uygulamaya geçirildi, 1990’larda başlatılan bu koruma programı ileriki dönemlerde nasıl devam ettirildi ve bugün Ayasofya’nın koruma gündeminin en önemli konusu nedir, sorularını Zeynep Ahunbay ile ele alıyoruz.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Haydarpaşa ve Sirkeci Garlarını kültür ve sanat odaklı işlevlendirme kararını eleştiren ve 20 yıldan bu yana Haydarpaşa’yı gar olarak koruma mücadelesi veren Haydarpaşa Dayanışması aktivistlerinden, demiryollarından emekli Tugay Kartal ile bir araya geliyoruz. Garların tren ulaşımına kapatılması ardından, her iki istasyonda raylar söküldü, binalar boşaltıldı. Biz de Tugay Kartal’a 'Bu iki gar yeniden demiryolu ulaşımının merkezleri olabilir mi?, 'Mevcut hatlar buralara gelebilir mi?' ve 'Garlar gar olarak kalabilir mi?' sorularını soruyoruz.
Gazhane Çevre Gönüllüleri halka mal olmuş kültür varlıklarını savunmaya devam ediyor.Bu akşam Gazhane Çevre Gönüllüleri’nden Işık Demirtaş ile “vakıf mülkiyetinden çıkan kültür varlıklarının yeniden mazbut vakıflara devrinin” düzenlendiği kanun tasarısına ilişkin 13 Kasım’da yaptıkları basın duyurusunu konuşuyoruz. “Vakıflar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair” başlığını taşıyan bu Kanun teklifinde yer alan 11.madde ile bir şekilde kamu mülkiyetine geçmiş vakıf kültür varlıklarının mazbut vakfa devredilmesi düzenleniyor. Gazhane Çevre Gönüllüleri, “Kamusal Kültür Mekanları Halkındır” diyerek bu kanun tasarısının geniş kapsamlı bir kamu mülklerinin el değiştirmesi anlamına geldiği vurguluyorlar. Bu akşam Gazhane Çevre Gönüllülerinden Işık Demirtaş ile konuşuyoruz. Bu yasa tasarısı basına yansıdığında belediyelerin kullanımında olan kültür varlıklarına ilişkin kaygılar dile getirilmişti ve bunun üzerine sivil toplumdan ilk ses çıkaran inisiyatif Gazhane Çevre Gönüllüleri oldu. Gazhane Çevre Gönüllüleri 30 yılı aşkın süredir Kadıköy Hasanpaşa Gazhanesi’nin korunması için mücadele vermiş bir girişim. 2021’den beri de Müze Gazhane şeklinde kamusal bir kültür hizmeti olarak kullanılan bu kültür varlığının korunması için bu akşam ele alacağımız kanun tasarısı gibi tüm hukuki düzenlemeleri ve uygulamaları yakından takip ediyor, kamuoyunu bilgilendiriyor.
18. İstanbul Bienali paralel etkinliklerinden “Yambol’un İzinde”yi mimar ve küratör Hayim Beraha ile konuşuyor; Balat’taki Yanbol Sinagogu’nun hikâyesinden yola çıkarak, çok kültürlü Yahudi mirasının katmanlarını ve belleğin mekânla kurduğu bağı ele alıyoruz.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Haydarpaşa ve Sirkeci garlarını kültür-sanat işlevleriyle dönüştürme planını, bu sürece sanat dünyasının bakışını anlamak üzere AICA Türkiye yöneticileri Ekmel Ertan ve Hıdır Eligüzel ile konuşuyoruz.
İstanbul’un Dünya Miras Listesi'ndeki alanlarının koruma sorunlarına ilişkin UNESCO’nun tespitlerini Prof. Dr. İclal Dinçer ile ele alıyoruz.
Konuklarımız Dr. Aysel Arslan ve Doç. Dr. Özgün Özçakır ile NIT–Hollanda Araştırma Enstitüsü ve ODTÜ işbirliğiyle yürütülen, Frigya Yaylası’nda kırsal mirasın korunması ve geleceğe uyarlanmasına odaklanan “Yazılıkaya Living Lab: Kırsal Miras için Uyarlanabilir Gelecekler” programını konuşuyoruz.
İstanbul’un UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girişinin 40. yılı vesilesiyle, 1985’te yapılan başvurunun nasıl hazırlandığını ve neden sadece dört alanı kapsadığını konuğumuz Prof. Dr. Zeynep Ahunbay ile ele alırken; ayrıca Sultanahmet, Süleymaniye, Zeyrek ve Kara Surları bölgelerinin seçilme gerekçelerini, 40 yılda bu alanlarda yaşanan değişimleri ve 'Üstün Evrensel Değer'lerin korunmasında gelinen noktaları konuşuyoruz.
Kültürel Mirası Koruma Derneği'nin 18. İstanbul Bienali Paralel Etkinlikleri kapsamında yer aldığı etkinliklerden KırılgAN projesinde gösterilecek "EnstANtane: Bir Fotoğraftan Göç Belgeseli"nin yönetmeni Hakan Aytekin ve yapımcısı Özcan Geçer ile Süryani topluluğunun kültürel mirasıyla göç arasındaki bağı üzerine konuştuk.



