Discover
Sapien Podcast
345 Episodes
Reverse
Mahalle abisi, görünmeyen efsane abi, dergideki klikler ve yalnız kalma hissi… Emrah Abi’nin Karabük’ten başlayan çocukluk anıları; sapan yapmayı öğrenmekten “uçağı uçuracağım” diyen dâhi çocuğa, kuş avcılığından dergicilik kültürüne kadar uzanıyor.
Büyük Sorular’ın bu bölümünde Sinan Canan’la “öğrenmeyi öğrenmek” meselesini didik didik ediyoruz; hafızaya bilgi yığmakla, gerçekten öğrenmek (yani hayata geçirebilmek) arasındaki fark nerede başlıyor, nerede bitiyor konuşuyoruz.
Rotasız Seyyah Mehmet Genç’le bu bölüm Amazon’un içine doğru uzanan tehlikeli bir yolculuğun perde arkasına giriyoruz.
Kokpit serimizin bu bölümünde kadın kaptan pilot Eser Aksan Erdoğan’la birlikte, yolcuların en çok merak ettiği (ve bazen de en çok korktuğu) konulara giriyoruz: Uçuş kazaları nasıl olur, “emergency” dediğimiz acil durumlar hangi senaryolarda ortaya çıkar ve kokpitte karar alma süreçleri gerçekte nasıl işler?
TatilBudur ile Gezgin Hikayeler'in bu bölümünde Rotasız Seyyah Mehmet Genç ile Sibirya, Tuva ve Amazon coğrafyalarındaki şamanları konuşuyor, Şamanizm'in peşine düşüyoruz!
Bölümde konuşulan bazı konular:• Kan şekeri yönetiminde ilk lokma neden bu kadar önemli; pilavla başlamak neyi değiştirir?• Fonksiyonel tıp neyi farklı yapar, klasik tıbbın alternatifi mi?• Besin takviyesi ile ilacın arasındaki “kalın çizgi” nerede başlar?• Sahte takviyeler nasıl anlaşılır; bakanlık onayı ve doğru satış kanalı neden kritik?• “Günde 4 saat uyku” ile takviye beklemek neden cilayla arabayı toparlamaya benziyor?• GLP-1 nedir; iğneler, tokluk mekanizması ve doğal yollarla tetikleme mümkün mü?• Probiyotik, prebiyotik, simbiyotik, postbiyotik; hangisi ne işe yarar?• Sağlıklı kilo kaybı kaç haftada kaç kilo olmalı; hızlı kaybın faturası kime kesilir?Takviyelere “kurtarıcı” gibi bakmadan; yaşam tarzı, doğru yönlendirme ve bilimsel sınırlar içinde düşünmek isteyen herkes için dolu dolu bir bölüm.
Bu keyifli ve bilgilendirici sohbette; dar gövdeli ve geniş gövdeli uçaklardan, kokpit tasarımlarının nasıl değiştiğine, yakıt sistemlerinden elektrikli uçak ihtimaline kadar birçok merak edilen konuya değiniyoruz.
Büyük Sorular’ın bu bölümünde Sinan Canan’la “zaman yönetimi” diye bildiğimiz kavramın gerçekten ne anlama geldiğini sorguluyoruz. Zamanı kontrol etmenin mümkün olup olmadığından, aslında yönetilmesi gerekenin zaman değil dikkat ve davranışlarımız olduğuna uzanan derin bir sohbet yapıyoruz.
Bu sohbette; Pamir Dağları’nda Kırgız çadırlarına misafir olmaktan, Uygur bölgesinde Turfan’da Sattar amcayla yapılan o unutulmaz sohbete; bir selamla sofranın donatıldığı misafirperverlikten, Sovyet etkisiyle kopan dil ve kimlik bağlarına kadar pek çok sahneyi yerinden dinliyoruz. “Dinlemek” ile “yaşamak” arasındaki farkı; soydaşlık duygusunun, bir kelimede, bir gelenekte, bir bakışta nasıl yeniden kurulduğunu görüyoruz.
Uçuş okulundan başlayıp Boeing 737’den Airbus 320’ye, oradan geniş gövde Airbus 330’a uzanan 15 yıllık bir kariyerin içinden; pilot olmanın ne demek olduğunu, nasıl olunduğunu ve işin gerçek zorluklarını Kaptan Pilot Eser Aksan Erdoğan'dan dinliyoruz.
Bobcast’in bu bölümünde retro kültürün neden hâlâ bu kadar güçlü olduğunu, oyunlardan dergilere, müzikten teknolojik alışkanlıklara uzanan geniş bir sohbetle masaya yatırıyoruz. Disket Kutusu’nun kurucuları Sinan Akkol ve Faruk Akıncı ile birlikte; nostaljinin sadece geçmişe özlem mi yoksa bugünün hızına karşı bir savunma biçimi mi olduğunu konuşuyoruz.
Sapien’de bu bölümde Olcay Art’ın kurucusu Bekir Olcay ile Türkiye’de sanat piyasasını, koleksiyonerliğin geç kalmış hikâyesini ve bir sanat eserini gerçekten “değerli” kılan unsurları konuşuyoruz.
Bu sohbette; hedeflerin çoğu zaman neden tutmadığından, “yeni yıl, yeni ben” motivasyonunun neden dışarıdan gelmeyeceğine; günlük küçük ritüellerin büyük dönüşümleri nasıl mümkün kıldığına kadar pratik ve zihinsel bir yol haritası çiziyoruz. Kitap sayısı, para biriktirme, spor gibi hedeflerin aslında “sonuç” değil “alışkanlık” üzerinden kurulması gerektiğini; kaotik bir dünyada uzun vadeli planlar yerine sürdürülebilir rutinlerin nasıl işe yaradığını detaylandırıyoruz.
Ahkam’ın bu bölümünde Emrah Ablak ile dünyanın nereye gittiğini konuşuyoruz: İran’daki gerilim ne anlama geliyor, bölgesel çatışmalar gerçekten küresel bir savaşa mı evriliyor?Modern savaş nasıl bir şeye dönüşüyor? Drone’lar, fiber optik hatlar, yeni nesil silahlar ve değişen cepheler bize ne anlatıyor? İran, Suriye, Ukrayna ve Kafkasya hattında yaşananlar birer yerel kriz mi, yoksa yaklaşan büyük kırılmanın provası mı?Gündemi yüzeyden değil, derinlikten okumak isteyenler için Ahkam’ın bu bölümü, “büyük savaş” tartışmalarına soğukkanlı ama sert bir pencere açıyor.
Büyük Sorular’ın bu bölümünde Sinan Canan’la materyalizm kavramını tüm yönleriyle masaya yatırıyoruz. Materyalizm nedir, ne değildir; bir bilimsel yöntem mi, yoksa hayatın tamamını açıklamaya çalışan bir dünya görüşü mü?Bu derin sohbette; materyalizmin tarihsel kökenlerinden metodolojik natüralizme, bilimin sınırlarından metafizik ve inançla kurduğu ilişkiye kadar pek çok kritik başlığa değiniyoruz. Materyalizmin ne zaman faydalı bir araç olduğunu, ne zaman ideolojiye dönüşerek insanı dar bir çerçeveye hapsettiğini tartışıyoruz.Ayrıca insanın neden kendini her şeyin merkezine koyma eğiliminde olduğu, ideolojilerin ve “-izm”lerin neden zihinsel konfor alanları yarattığı, sosyal medyanın tüketim ve anlam algımızı nasıl şekillendirdiği gibi güncel ve düşündürücü sorulara da birlikte cevap arıyoruz.
Yetkili Biri’nin bu bölümünde konuğumuz; tarihçi ve yazar Selim Erdoğan.Harp tarihi ve yakın Cumhuriyet dönemi üzerine çalışan Erdoğan; izleyicilerden gelen soruları doğaçlama yanıtlıyor ve “tarihe bakış” meselesini sadece bilgi değil, sorumluluk olarak da ele alıyor. Tartışmanın merkezinde; Lozan’la ilgili yanlış bilinenler, milli mücadelenin askeri kadar “lojistik” tarafı, arşivlerin unutmadığı gerçekler var.
Büyük Sorular’ın bu bölümünde Sinan Canan’la “anti hedefler” kavramını, fazlalıkları hayatımızdan çıkarmanın neden gerçek başarı için bu kadar kritik olduğunu ve sadeleşmenin zihnimizi nasıl özgürleştirdiğini konuşuyoruz. Seçenek çokluğunun bizi nasıl felç ettiğinden, “yapmayacaklar listesi”nin hayat stratejisi olarak kullanılmasına kadar uzanan bir sohbet bu.Bu kapsamlı sohbette; insanın yokluklar devri için tasarlanmış bir canlı olup bugün çokluklar çağında yaşamasının yarattığı zihinsel yükten, karar verirken seçenek azaltmanın nörobilimsel temelinden, sadelik ile basitlik arasındaki kritik farktan, “otantik hedef” kavramına ve başarıyı başkalarının dayattığı kalıplardan kurtarıp kendi iç pusulamıza göre tanımlamaya kadar birçok konuya değiniyoruz. Sinan Canan, kendi hayatından örneklerle minimal donanımla seyahat etmekten askerlikte yaşadığı sade düzen deneyimine, oradan da yeni kitabı İnsanın Manevi Ayarları’na uzanan bir çerçevede “azaltma” ilkesini anlatıyor.🔍 Cevap aradığımız bazı sorular:• Yapamayacaklar listesi gerçekten başarıyı hızlandırabilir mi?• Seçenek çokluğu beynimizi nasıl felç ediyor ve kararlarımızı nasıl bozuyor?• Başarıyı başkalarının bize biçtiği rollere göre değil de kendi otantik hedefimize göre nasıl tanımlayabiliriz?• Neden başarısızlıktan bu kadar korkuyoruz ve bu korku hayatlarımızı nasıl şekillendiriyor?• Hayatın anlamını tek seferde değil, her adımda yeniden kurmak ne anlama geliyor?• Motivasyon videoları ve soğuk duş gibi disiplinler tek başına neden hayatımıza gerçek bir anlam katamıyor?Hayatındaki gereksiz seçenekleri azaltmak, zihnini sadeleştirmek, kendi otantik hedefini bulup başkalarının yazdığı senaryolardan çıkmak isteyen herkes için düşündürücü ve bir o kadar da ferahlatıcı bir bölüm.
Büyük Sorular’ın bu bölümünde Sinan Canan’la insanın neden korktuğunu, korkunun beynimizde nasıl çalıştığını ve bu duyguyla sağlıklı bir ilişki kurmanın yollarını konuşuyoruz. Korkunun hayatta kalmamız için neden vazgeçilmez olduğunu ve onsuz bir yaşamın gerçekten mümkün olup olmadığını masaya yatırıyoruz.Ayrıca Andrew Huberman’ın ortaya koyduğu “cesaret devresi”nden yola çıkarak; talamus, amigdala ve ön beyin arasındaki o kritik karar anını, korkunun beyni nasıl iki farklı yola sokabildiğini ve küçük cesaret antrenmanlarının zamanla karakterimizi nasıl dönüştürebildiğini konuşuyoruz. Korku filmleri, roller coaster’lar ve “parayla psikoz satın almak” dediğimiz eğlence biçimlerinin aslında duygularımızı nasıl eğittiğini de sinirbilim perspektifinden ele alıyoruz.🔍 Cevap aradığımız bazı sorular:• İnsanın dünyaya gelir gelmez hissettiği ilk duygu gerçekten korku mu?• Korku, ağrı kadar temel ve vazgeçilmez bir hayatta kalma mekanizması mı?• Neden bazı uyaranlara alışıyoruz da, bazı şeyler her seferinde yeniden ürkütüyor?• Korku filmleri ve adrenalin dolu aktiviteler bize zarar mı veriyor, yoksa duygularımızı eğitiyor mu?• Cesaret, korkusuz olmak mı yoksa korkuya rağmen adım atabilmek mi?• Beynimizdeki “cesaret devresi” nasıl çalışıyor ve bunu günlük hayatta nasıl güçlendirebiliriz?Korkularıyla daha olgun bir ilişki kurmak, cesareti romantikleştirmeden anlamak ve kendi yatkınlıklarını keşfederek hayatını biraz daha “kendine göre” yaşamak isteyen herkes için hem düşündürücü hem de eğlenceli bir bölüm.
Barış Okan Belovacıklı moderasyonuyla Sapien’in yeni videocast serisi BOBCAST’in bu bölümünde konuğumuz Prof. Dr. Sinan Canan ve konumuz: Popüler KültürKalabalığın sevdiği şeyin neden bu kadar cazip geldiğinden, popüler kültürün “filtre” gibi çalışıp insanı seçim yapma zahmetinden nasıl azade ettiğine; algoritmaların zevkimizi nasıl şekillendirdiğinden, kültürel beslenmenin de tıpkı beslenme gibi özen istediğine kadar uzanan bir sohbet bu.
Rotring mürekkebiyle göbeğine isim yazmaktan Fenerbahçe aşkına, arabesk kültürden ergen ruha kadar uzanan bu sohbette; hem kişisel aşk hikâyelerini, hem de aşkın toplumla, kültürle ve üretimle ilişkisini didikliyoruz. Aşkın insana neler yaptırdığını, ruhu nasıl büyüttüğünü ve bazen neden kaldıramadığımızı Emrah Ablak’ın mizahi ama bir o kadar da acıtıcı gözlemleriyle dinliyoruz.Bu bölümde, uhrevi aşk ile dünyevi aşkın farkını, “Tanrı sevgisi”ne giden yolun neden önce insana tutulmaktan geçtiğini, futbol ve takım tutkusunun, tribün kültürünün bile aslında nasıl paketlenmiş bir “ergen ruh” hâli olabildiğini konuşuyoruz. Aşkın bazen benzine, bazen deliliğe, bazen de iyi bir çizgiye dönüşmesini masaya yatırıyoruz.📌 Cevap aradığımız bazı sorular:• Aşk nedir: Delilik mi, yoksa ruhu büyüten bir sınav mı?• Aşık olunca neden karşımızdakinin kusurlarını görmeyiz?• Platonik aşk, gerçekten “aşk” mıdır yoksa ergen ruhun oyunu mu?• Arabesk, acı ve ergenlik kültürü aşkı nasıl şekillendiriyor?• Takım aşkı, Fenerbahçe sevdası gibi tutkular, aşkın başka bir formu sayılabilir mi?• Tanrı aşkına giden yol, neden önce dünyevi aşklardan geçiyor?• Tutku doğru yere yönelince insanın üretimini ve işini nasıl dönüştürür?Aşkı, tutkuyu, ergen ruh hâllerini ve arabeskle yoğrulmuş bu coğrafyanın duygusal dünyasını Emrah Ablak’ın gözüyle görmek isteyen herkes için, kahkahası bol, içi biraz sızlatan bir bölüm.






