Discover
Ben Saati
137 Episodes
Reverse
Modern hayat bizi sürekli hızlanmaya zorluyor. Bildirimler, algoritmalar ve bitmeyen koşuşturma derken sinir sistemimiz hiç durmadan alarmda kalıyor.Bu bölümde; slow living ve analog yaşamın neden bir lüks değil ihtiyaç olduğunu, hız kültürünün ilişkilerimizi ve ruh hâlimizi nasıl etkilediğini,“ Yavaşla” kitabı ve “Perfect Days” filmi üzerinden yavaş ve anlamlı bir yaşamın mümkünlüğünü konuşuyoruz.Analog yaşam eskiye dönmek değil; insan hızına dönmek. Eğer sen de “yavaşlamaya çalışıyorum” diyorsan, bu bölüm senin için.Perfect Days filmini anlattığım bölüm için tıklayınız.
Bu bölümde, okumanın sadece keyifli bir kaçış mı yoksa zihni gerçekten dönüştüren bir deneyim mi olduğunu konuşuyoruz. Mortimer J. Adler ve Charles Van Doren’ın “Kitapları Nasıl Okumalı?” kitabından yola çıkarak derin okuma, aktif okuma ve iyi kitap–kötü kitap ayrımını ele alıyoruz.
Yeni yıla büyük hedeflerle değil, doğru yerden başlamak mümkün.Bu bölümde Tony Robbins’ten ilhamla hayatı gerçekten dönüştüren 3 içsel kararı konuşuyoruz:Neye odaklandığın, yaşadıklarına verdiğin anlam ve bu duyguyla ne yaptığın.Motivasyon düşüklüğü, aynı döngüde sıkışmışlık hissi yaşıyorsan, sorun sende değil.Belki sadece başlangıç noktasını değiştirmenin zamanı gelmiştir.Sessiz ama güçlü bir yeni yıl başlangıcı için bu bölümü dinlemelisin🌿
Dostluk bir tesadüf mü, yoksa bilinçli bir seçim mi?Bu bölümde seçilmiş ailelerimizi, gerçek dostluğun ne anlama geldiğini ve bazı bağların neden bizi daha güçlü hissettirdiğini felsefi ve psikolojik bir bakışla ele alıyoruz.
Bu bölümde kendi hayatını sahiplenmek, otomatik pilottan çıkmak, sorumluluk almak ve özgür irade üzerine konuşuyoruz. Toplumun, ailenin, iş hayatının ve sosyal medyanın yazdığı görünmez senaryoları; konfor alanında kalmanın bedelini ve bilinçli seçimler yapmanın neden bu kadar zor ama aynı zamanda özgürleştirici olduğunu ele alıyoruz.*Tavsiye kitaplar:Yedi Bilgelik OkuluHayat İçin 12 Kural*Instagram: ben_saati
Bu bölümde kendimizi daha iyi tanımamıza yardımcı olan Human Design sistemini konuşuyoruz.Neden bazı insanlar daha kolay başlatır, bazıları akışta ilerler, bazıları ise derinlemesine görür? Enerjimizi doğru kullanmadığımızda neden yorulur, sıkışır ya da tükeniriz?Human Design eğitmeni konuğum Müge Deliorman Pamuk ile birlikte:Human Design nedir, ne işe yarar?Enerji tipleri neyi anlatır?Kendi enerji tipimizi bilmek hayatımızı nasıl kolaylaştırır?Zorlanmadan, kendimizle savaşmadan yaşamak mümkün mü?Kendini gerçekleştirme yolculuğunda farklı araçlar arayanlar, “ben neden böyleyim?” sorusunu sıkça soranlar ve hayatını kendi doğasına daha uygun yaşamak isteyenler için ilham verici bir sohbet oldu.Human Desigh Haritanı Buradan Çıkarabilirsin:https://www.humandesignamerica.com/chart
Yeni bir yıla girerken her yerden aynı çağrı geliyor: “Yeni bir sen ol.” Peki ya buna gerçekten ihtiyacımız yoksa?Bu bölümde büyümek ile başkalaşmak arasındaki farkı konuşuyoruz. Sosyal medyanın “daha iyi bir ben” baskısının bizi nasıl kendimizden uzaklaştırabildiğini ele alıyoruz. Belki de ihtiyacımız olan yeni bir ben değil; kendini tanıyan, sınırlarını bilen ve kendi ritminde büyüyen bir benlik.Yeni yıl öncesi dinlemeni tavsiye ettiğim bölümler:"Yetersizlik Hissi" bölümü için tıklayın.*"Bırak Ve Hafifle" bölümü için tıklayın*"Seçimlerimiz Bizi Nasıl etkiliyor?" bölümü için tıklayın.*"Kendine Yaslanmak/ Öz Şefkat" bölümü için tıklayın.
Bu bölümde el yazısının zihnimiz üzerindeki şaşırtıcı etkilerini konuşuyoruz.Kalem–kâğıt kullanmanın kaygıyı azaltmasından hafızayı güçlendirmesine, öğrenmeyi hızlandırmasından yaratıcılığı artırmasına kadar pek çok faydayı bilimsel araştırmalar ve kendi deneyimlerimle ele alıyorum.*Neden hâlâ yazmalıyız?* Cevabı bu bölümde.Tavsiye bölüm: 10 Dakika Günlük Tutmak Sizi Nasıl Değiştirir?
Dikkatimizi parçalayan modern dünya, zihnimizi fark etmeden yavaşça tüketiyor. Bu bölümde “beyin çürümesi” dediğimiz bu dağılmanın nasıl oluştuğunu ve akışa yeniden dönebilmenin basit ama etkili yollarını konuşuyoruz.Odaklanmakta zorlanıyorsan, zihnin sürekli yorgunsa bu bölüm senin için.
Hayat amacını bulmak gerçekten mümkün mü? “Seni her sabah yataktan kaldıran sebep ne?” sorusu neden bu kadar önemli? Bu bölümde Japonların Ikigai felsefesini, Okinawa’nın uzun ömür sırlarını ve Viktor Frankl’ın logoterapi yaklaşımını bir araya getirerek yaşam anlamı kavramını derinlemesine ele alıyorum.✔ Hayatında bir eksiklik hissedenler ✔ Kariyer yol ayrımında olanlar ✔ “Ben ne için yaşıyorum?” sorusunu sık sık düşünenler ✔ İçsel yönünü bulmak isteyen herkes için rehber niteliğinde bir bölüm.İkigai Grafiği için tıklayınız.https://imgur.com/a/ben-saati-ikigai-mKUIPkp
Aşkın ilk 3 ayında her şey neden bu kadar hızlı olur? Duygular neden taşar, beynimiz neden abartır, kalbimiz neden acele eder? Ve neden tam 90 gün sonra ilişkinin büyüsü bozulur? Bu bölümde ilişkilerde ilk üç ay kuralını anlatıyorum.
Yapay zeka bir tehdit değil; doğru kullanıldığında zamanımızı, enerjimizi ve odağımızı koruyan bir yardımcı olabilir.Bu bölümde yapay zekayı günlük hayatta, işte ve kişisel gelişimde nasıl kullanabileceğimizi konuşuyoruz.
Bu bölümde kıskançlığın ardındaki gerçek ihtiyacı, imrenmeye dönüşen fark edişi ve bu duyguyu nasıl bir rehbere çevirebileceğimizi konuşuyoruz. ✨
Yola çıktığında sadece şehir değişmez; bakış açısı, duygular, benlik de değişir. Bu bölümde, seyahatin içimizde açtığı pencereleri, “yeni”nin bizi nasıl büyüttüğünü ve neden iyi geldiğini konuşuyoruz.
İşten sonraki akşam vakitlerini zorlamadan, iyileştirerek değerlendirmek üzerine 7 küçük strateji konuşuyoruz.Enerjimizi tanımak, ekran döngüsünü kırmak ve akşamın o “çöküş anını” yumuşatmak…Belki sadece 30 dakika.Belki bir fincan çay.Belki sadece kendine dönmek.
Bu bölümde 30’larda gelen o görünmez “güncelleme” halini konuşuyoruz.Çeyrek yaş krizi, geç kaldım duygusu, yön arayışı, ilişkilerde ve hayatta kendine dönme…Kendi içimizde yetişkin yanımızın, kırılan yanımıza nasıl şefkat gösterebileceğinden bahsediyorum.30’lar bazen yorucu, bazen de yeniden doğuş gibi.Hepimizin kendi yeni sürümümüze geçiş sürecine bu bölümle eşlik ediyorum.---Instagram: ben_saati
Bazı insanlar büyür ama olgunlaşmaz. Yaş alır ama duygusal olarak çocuk kalır.Bu bölümde, “yetişkin çocuklar” kavramını konuşuyoruz. Sorumluluk almayı öğrenememiş, sevgiyi koşullu tanımış, içindeki yaralı çocuğu hâlâ taşıyan yetişkinleri...Belki çevremizdeki insanları, belki de kendimizi.Peki bu döngüden nasıl çıkarız?Gerçek yetişkinlik ne zaman başlar? Kendi iç çocuğumuzu iyileştirmenin yollarını birlikte keşfediyoruz. 🌿---Instagram: ben_saati
Bu bölümde “şimdiyi yaşamak”tan bir adım öteye geçiyoruz — şimdiyi sevmeyi konuşuyoruz. Hedeflerimize ulaşamamış olsak bile, bulunduğumuz yerin değeri neden azalmıyor? Bölümde tavsiye ettiğim film: Soul---Instagram: ben_saati
Hiç kendini hiçbir yere ait hissetmediğin oldu mu? Bu bölümde aidiyet duygusunu, köklerimizi ve özgürlükle olan çatışmasını konuşuyorum. Belki de köklendiğimiz yer değil, köklendiğimiz his bizi “evimizde” hissettirir.---Instagram: ben_saati
Resilience… Yani psikolojik dayanıklılık. Hayatta en çok ihtiyaç duyduğumuz ama çoğu zaman adını bile bilmediğimiz bir güç. Peki bu dayanıklılık doğuştan mı gelir, yoksa sonradan da geliştirilebilir mi? Pes etmemeyi, yeniden ayağa kalkabilmeyi, krizlerden güçlenerek çıkmayı mümkün kılan bu kavramı gelin birlikte keşfedelim.
























çok özür dileyerek söylüyorum başak kablandan birebir alıntı yaparak oluşturmussunuz birçok kısmını, ilham almak öğrenmek ayrı bir şey ama kopya bir podcast dinlemiş hissediyorum