Discover
Hayatın Olağan Akışı
Hayatın Olağan Akışı
Author: Feyza
Subscribed: 0Played: 2Subscribe
Share
© Feyza
Description
Merhaba, ben Feyza.
Hayatımın olağan akışı dışında bir şey yapmaya karar verdim. Yaşadıklarımdan, izlediklerimden, okuduklarımdan, yolda karşılaştığım uçan kuştan yola çıkıp hayatı anlamlandırmaya çalışıyorum. Burada bazen düşünce akışımı paylaşacağım, bazen okuduğum bir kitaptan, izlediğim bir oyundan bahsedececeğim. Bu podcast, hayatı parçalara ayırıp her köşesini birlikte keşfedeceğimiz bir yolculuk olsun istiyorum. Birlikte hayatın akışında kaybolmamaya çalışacağız.
Hazırsanız, "Hayatın Olağan Akışı" başlıyor!
Hayatımın olağan akışı dışında bir şey yapmaya karar verdim. Yaşadıklarımdan, izlediklerimden, okuduklarımdan, yolda karşılaştığım uçan kuştan yola çıkıp hayatı anlamlandırmaya çalışıyorum. Burada bazen düşünce akışımı paylaşacağım, bazen okuduğum bir kitaptan, izlediğim bir oyundan bahsedececeğim. Bu podcast, hayatı parçalara ayırıp her köşesini birlikte keşfedeceğimiz bir yolculuk olsun istiyorum. Birlikte hayatın akışında kaybolmamaya çalışacağız.
Hazırsanız, "Hayatın Olağan Akışı" başlıyor!
19 Episodes
Reverse
Bu bölüm biraz dağınık bir yerden çıktı. Yeni yıl, hayat muhasebesi, “ben ne yapıyorum?” sorusu ve bir türlü seçilemeyen yolların ortasından. Önümde çok fazla ihtimal varmış gibi hissederken neden hiçbirine doğru yürüyemediğimi, incir ağacının altında aç kalma hâlini, başladığım şeylerin neden zamanla omzumda ağırlığa dönüştüğünü, yarım bırakmanın bende neden başarısızlık hissi yarattığını kendi kendime kurcalıyorum. Bu bölüm, hâlâ incir ağacının altında oturanlara, duvarı boş olanlara, yanlış bir hayat seçmekten korktuğu için hiçbir hayatı seçemeyenlere gelsin!Ben Feyza. Bana yazabilirsiniz:hayatinolaganakisipodcast@gmail.comInstagram : hayatinolaganakisipodcast#türkçepodcastBahsi Geçenler:Sylvia Plath – The Bell Jar (İncir ağacı metaforu)Iyengar & Lepper (2000) – Jam Experiment / Seçenek Bolluğu ÇalışmasıCan There Ever Be Too Many Options? A Meta-Analytic Review of Choice Overload | Journal of Consumer Research | Oxford Academic "OPUS Toplum Araştırmaları Dergisi» The Impact of Choice Overload and Decision Fatigue on Cart Abandonment in Online Shopping" Mr. Nobody (2009) Oğuz ATAY, Tutunamayanlar; "İşte sonunda anlamsız biri oldum. İşte sonum geldi. Kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım; kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım”
Bu bölümde hasta sesimle biraz çocukluğa, biraz kayıplara, biraz da yeniden yazmaya dönüyorum. Anneannemin evi, eski günlüklerim, hatırladıklarım ve unuttuklarım… Uzun bir aradan sonra içimden geldiği gibi konuşuyorum. Hikaye anlatıcılığına, kelimelere ve geçmişe kendi çağımda küçük bir dönüş. Şarkıda dediği gibi: “Anlatacak hikayelerim bitmedi henüz.”#türkçepodcast📌 Ben Feyza. Bana yazabilirsiniz:hayatinolaganakisipodcast@gmail.comInstagram: hayatinolaganakisipodcastBahsi geçen kapanış alıntısı: Mina Urgan, Bir Dinozorun Anıları, YKY, s. 224Film Ekimi'nde izlediklerim.- La grazia - https://www.imdb.com/title/tt34886821/- The Voice of Hind Rajab -https://www.imdb.com/title/tt36943034/
Bu bölümde, çoğumuzun adını bildiği ama belki de üzerinde klişeler dışında pek düşünmediği bir karakterden bahsediyorum: Robinson Crusoe. Bir adada yalnız kalan bir adamın hikâyesiyle, metropolde yaşayan yüz binlerce insanın görünmez yalnızlığı arasında nasıl bir bağ olabilir? Robinson ile modern kentli yalnızlığı arasında bir bağlantı var mı? Yalnız olmakla yalnız hissetmek aynı şey mi? Robinson’un ıssız adadaki sessizliğiyle bizim kentte yaşadığımız gürültülü izolasyonun farkı ne? Bu bölümde yalnızlığın dönüştürücü ve yıkıcı yüzlerini karşılaştırarak, biraz da kentli bireyin kendi sesini duyma korkusunu konuşuyorum. Günlük tutmanın zamanla zihinsel bir pusulaya dönüşmesi, nesnelerle kurduğumuz bağların değer üretimiyle ilişkisi, ilişkilerin sayısı arttıkça içeriğinin nasıl yüzeyselleştiği üzerine atıp tutuyorum.Bahsi Geçenler:📚 Daniel Defoe – Robinson Crusoe🎨 Edvard Hopper – Nighthawks📖 Georg Simmel – Metropol ve Zihinsel Yaşam🇯🇵 Hikikomori kavramı📚 Italo Calvino – Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu#türkçepodcast📌 Ben Feyza. Bana yazabilirsiniz:hayatinolaganakisipodcast@gmail.comInstagram: hayatinolaganakisipodcast
Bu bölümde Julia Cameron’ın Sanatçının Yolu (The Artist's Way) kitabını ve yaratıcılık geliştirme yöntemlerini konuşuyorum. Sabah sayfaları nedir, nasıl uygulanır? Sanatçı buluşması ne demektir ve gerçekten işe yarar mı? Mükemmeliyetçilik, üretkenlik, acıyla ve başarısızlıkla baş etme, yaratıcı tıkanıklık… Nedir bunlar?Yaratıcı olmanın sadece sanatçılara ait olmadığını; yazmak, çizmek, düşünmek, üretmek isteyen herkes için uygulanabilir bir süreç olduğunu biliyor musunuz? Gölge sanatçı nedir, neden çoğumuz kendi potansiyelimizden kaçarız ve bunu nasıl dönüştürebiliriz? Üretmek; bazen bir podcast kaydetmek, bazen deftere düşüncelerini yazmak, bazen de yalnız başına sahilde yürümekle başlıyor.Sanatçının Yolu kitabından alıntılar, kişisel deneyimlerim ve yaratıcı süreçte yaşanan gerçek problemler üzerine dürüst ve pratik bir sohbet. Yaratıcı üretim, sabah sayfaları, üretkenlik ve yaratıcı disiplin üzerine düşünen herkes için.#türkçepodcast📌 Ben Feyza. Bana yazabilirsiniz:hayatinolaganakisipodcast@gmail.comInstagram: hayatinolaganakisipodcastBahsi Geçenler: Sanatçının Yolu – Julia CameronIkigai – Francesc Miralles & Héctor GarcíaKoşmasaydım Yazamazdım – Haruki MurakamiGece Yarısı Kütüphanesi – Matt HaigAnd Just Like That – HBO Dizisi
"Happy place" namı diğer "mutlu yer" nedir? Mutlu yer diye bir şey gerçekten var mı? Kendimizi bazı yerlerde neden daha iyi hissederiz? Mutlu yer dediğimiz şey gerçekten bir mekân mı, yoksa bir zaman dilimi mi? Bizi iyileştiren bir dış dünya mı, yoksa içimizde bulduğumuz bir yankı mı? Bu bölümde mekan bağlanması (place attachment) ve mutlu yer kavramı üzerine konuşuyor, Turunç tatili deneyiminden Küçükyalı balıkçısına, nostaljiden kaçış isteğine uzanan aidiyet, kimlik ve yer ilişkisi üzerine sesli düşünüyorum. Senin “mutlu yerin” neresi?#türkçepodcast📌 Ben Feyza. Bana yazabilirsiniz:hayatinolaganakisipodcast@gmail.comInstagram: hayatinolaganakisipodcastBahsi Geçenler:- Place attachment (mekan bağlanması) teorisi- Tezer Özlü, Kalanlar, YKY, s. 29
Bu bölümde, çoğumuzun ismini ilk kez duyduğu ama hissini yıllardır tanıdığı bir kavramdan bahsediyorum: liminal mekânlar. Ne tam olarak başladığımız yerdeyiz, ne de vardığımız yerde. Bir duraktan diğerine geçerken yaşadığımız o belirsiz, silik ve geçici hisler… Geçmişle gelecek arasına sıkışmış bir zaman dilimi gibi; havaalanları, metro istasyonları, otel koridorları, boş sınıflar, alışveriş merkezleri… Hepsi hafızamızın bir köşesinde yer etmiş, tanıdık ama tuhaf hisler uyandıran bu “geçiş” alanları.Liminal mekânlar sadece fiziksel olmayabilir; bazen bir karar veremeyişin, bir yerleşemeyişin, bir aidiyet eksikliğinin mekânıdırlar. Hayatın olağan akışı içinde, fark etmeden defalarca geçtiğimiz bu boşlukları konuşmak istedim. Belki de çoğumuzun ruh hâliyle iç içe geçmiş bu "arada kalmışlık" hissi, aslında sessiz ortaklığımızdır.Bu bölümde liminal mekânlar nedir, neden bu kadar tanıdık gelir, neden bazı mekânlar bizde tuhaf bir nostalji duygusu yaratır, tüm bunları kendi deneyimlerim ve çağrışımlarım eşliğinde anlatıyorum. Bir yere ait olamamanın, yönsüzlüğün, ama aynı zamanda yeniden başlama ihtimalinin iç içe geçtiği bu kavram üzerine birlikte düşünelim.📌 Ben Feyza. Bana yazabilirsiniz:hayatinolaganakisipodcast@gmail.comInstagram: hayatinolaganakisipodcastBahsi Geçenler:Filmler:David Lynch - "Mulholland Drive"Hayao Miyazaki - "Spirited Away" (Ruhların Kaçışı)Sofia Coppola - "Lost in Translation"Christopher Nolan - "Inception"Kitaplar:Franz Kafka - "Dava"Jean-Paul Sartre - "Bulantı"Haruki Murakami - "Sahilde Kafka"Bilge Karasu, Göçmüş Kediler Bahçesi, Metis, s. 102.Diğer:Victor Turner - Antropolog, liminal süreçler teorisi#liminalmekanlar #liminal #türkçepodcast #kültürsanat
Bu bölümde "daha adil bir ülkede yaşama isteği" üzerine konuşuyorum. Hepimizin aklında zaman zaman beliren o soru: “Gitmeli miyim?” Peki neden çoğu zaman sadece düşünüyor ama harekete geçemiyoruz? Köklerimiz, korkularımız, alışkanlıklarımız ve bir de baskıcı düzenin içimize işleyen sessizliği, çaresizliği...Göç fikrinin ağırlığıyla beraber, bir yere ait olma arzusu arasında kalmış duygular üzerine düşünürken; Agota Kristof’un mülteci olmanın ağırlığını anlatan satırlarına, Olivia Ruiz’in “Renkli Çekmeceli Şifonyer” kitabındaki göç hikâyesine uğruyoruz. “Okumaz Yazmaz” üzerinden aidiyetsizlikle yüzleşiyoruz. #türkçepodcast📌 Ben Feyza. Bana yazabilirsiniz:hayatinolaganakisipodcast@gmail.comInstagram : hayatinolaganakisipodcastBahsi Geçenler:Agota Kristof, Okumaz Yazmaz, Can Yayınları.Olivia Ruiz, Renkli Çekmeceli Şifonyer (La commode aux tiroirs de couleurs), Pasaj Yayınları.Nuri Bilge Ceylan, Kış Uykusu (2014).Chiharu Shiota, “Dünyalar Arasında”, İstanbul ModernDizi: The Time It Takes (Netflix)
Bu bölümde nostaljinin modern hayatımızdaki yerini, Marcel Proust'un "Kayıp Zamanın İzinde" eserindeki madlen kurabiyesinden yola çıkarak, Feriköy Antika Pazarı'ndan aldığım el işi örtüye uzanan bir yolculukla inceliyoruz. Neden plaklar, polaroid fotoğraf makineleri yeniden popülerleşiyor? Hız çağında yaşayan modern insanın geçmişe özlemi ve nostalji ekonomisinin yükselişi hakkında ileri geri konuşuyoruz.Her bölümde olduğu gibi, bu yolculukta da sizinle birlikte düşünmek, hatırlamak ve hayatı biraz anlamlandırmak için buradayım.Ben Feyza. Bana yazabilirsiniz: hayatinolaganakisipodcast@gmail.com Instagram : hayatinolaganakisipodcastBahsi Geçenler "Kayıp Zamanın İzinde" (À la recherche du temps perdu), Marcel Proust "Masumiyet Müzesi", Orhan Pamuk, İletişim Yayınları, 1. Baskı, 2008, s. 360 Mad Men (Dizi), "The Wheel" Bölümü (Sezon 1, Bölüm 13) "Nostalgia - it's delicate, but potent. Teddy told me that in Greek, nostalgia literally means 'the pain from an old wound.' It's a twinge in your heart far more powerful than memory alone. This device isn't a spaceship, it's a time machine. It goes backwards, and forwards... it takes us to a place where we ache to go again. It's not called the wheel, it's called the carousel. It let's us travel the way a child travels - around and around, and back home again, to a place where we know we are loved.” Türkçe çevirisi: "Nostalji - hassas ama güçlü. Teddy bana Yunanca'da nostaljinin tam anlamıyla 'eski bir yaranın acısı' demek olduğunu söylemişti. Sadece anıdan çok daha güçlü, kalbinizdeki bir sızı. Bu cihaz bir uzay gemisi değil, bir zaman makinesi. Geriye ve ileriye gider... bizi tekrar gitmek için can attığımız bir yere götürür. Adı tekerlek değil, atlıkarınca. Bize bir çocuğun seyahat ettiği gibi seyahat etme imkanı verir - dönüp dolaşıp, tekrar eve, sevildiğimizi bildiğimiz bir yere.” Woody Allen, Midnight in Paris Gilmore Girls’ün 3. Sezon 7. Bölümü bilerek seçilmiştir. --They shoot the gilmores dont they?Referanslar:- Nostalgia - Past, Present, and Future.- https://www.researchgate.net/publication/313213209_Nostalgia_past_present_and_futureThe Comfort of Childhood Media During LockdownWhy We Reach for Nostalgia in Times of Crisis
Başarı ve başarısızlık… Gerçekten bizim düşündüğümüz kadar keskin çizgilere mi sahip? Bu bölümde, başarı algımızı sorguluyor, yaşadıklarımızı hangi gözle değerlendirdiğimizi konuşuyoruz. Kendimize haksızlık mı ediyoruz, yoksa gerçekten yeterince iyi değil miyiz?Bu bölümde kendi iç sesimize biraz daha yakından bakıyoruz. 🎙️ Ayrıca konuyla bağlantılı olarak 8. bölüme bakabilirsiniz #türkçepodcast📌 Ben Feyza. Bana yazabilirsiniz:hayatinolaganakisipodcast@gmail.comInstagram : hayatinolaganakisipodcastBahsi Geçenler:"Geç Kapitalist Dönemde Başarı-Başarısızlık: Dizi Gerçekliği", Aslıhan Akkoç, Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, C. 19, S. 4, 15-38 : okumak için tıklayın.Rahatlama Kitabı, Matt Haig.Albert Camus, Yaz Film: Holdovers https://www.imdb.com/title/tt14849194/
Hayat belirsizliklerle dolu. Kaygılar, belirsizlikler ve korkular bizi geri çekmeye çalışırken, bazı insanlar tutkularını kullanarak bunlara meydan okuyor. Edith Piaf, müziğini sadece bir sanat aracı olarak değil, aynı zamanda hayatta kalmanın bir yolu olarak gördü. Acıları ve kayıpları, şarkılarında yankılanan bir güce dönüştü.
Bu bölümde, Edith Piaf’ın hayatı, tutkusu ve mücadelesi üzerinden kaygının insan üzerindeki etkisini konuşuyoruz. Acıyı sanata dönüştürmek, sanatın iyileştirici gücü ve tutkunun kaygıyı nasıl yendiği üzerine düşünüyoruz. Piaf’ın hikayesi, hayatı anlamlandırmak ve kendini yeniden yaratmak üzerine bize çok şey söylüyor. Kendi hayatımızda korkularımızın sesini kısmak ve tutkularımıza yer açmak mümkün mü?
Ben Feyza. Bana yazabilirsiniz:
hayatinolaganakisipodcast@gmail.com
Instagram : hayatinolaganakisipodcast
Bahsi Geçenler:
İnsanın Anlam Arayışı, Viktor Emil Frankl
Rahatlama Kitabı, Matt Haig
La vie en rose filmi (Original title: La Môme)
Kaynakça:
https://magazine.columbia.edu/article/book-review-no-regrets-life-edith-piaf
https://mediatheque.sainthilairederiez.fr/node/432263
Bu bölümde yazma eyleminden, günlükler, ajandalar tutmaktan ve bunların iyileştirici gücünden bahsediyoruz. Neden yazarız? Bu basit bir iç dökme midir? Hayatta bir iz bırakma çabası mı?
Band of Brothers dizisinden, Anne Frank'ın hatıra defterine, Kafka'nın günlüklerinin izinsiz yayımlanmasından, Orhan Pamuk'a yazma eyleminin farklı boyutlarından konuşalım.
Ben Feyza. Bana yazabilirsiniz:
hayatinolaganakisipodcast@gmail.com
Instagram : hayatinolaganakisipodcast
Ben Feyza. İnsanları izlemek ve hayatlarını hayal etmek en büyük hobilerimden biridir. Ben böyle uzaktan bakıp, insanlar hakkında hikayeler uydururken, herkesin birbiri hakkında bir yargısı olduğu gerçeğini düşündüm.
İnsanların bizim hakkımızda ne düşündüğünü neden önemsiyoruz? Oysa hepsi böyle anlık hikayelerdir belki de. İki güne hatta birkaç dakikaya unutulacak şeylerdir.
Bahsettiğim yazı:
https://hbr.org/2019/05/how-to-stop-worrying-about-what-other-people-think-of-you
Bahsettiğim Kitaplar:
Olanı Biteni Kaçırma Keyfi, Svend Brinkmann.
Iza’nın Şarkısı, Magda Szabo.
Dorian Gray’in Portresi, Oscar Wilde.
Great Gatsby, F. Scott Fitzgerald.
Film: Black Swan
Kendi ilgi alanımla ilgilenen insanlarla bir araya geldikçe kendimi daha iyi hissettiğimi fark ettim. Sonra şunu sordum, insan neden bir gruba ait olmak istiyor, neden böyle bir arzumuz var, neden bir grubun bir parçası olduğumuzda kendimizi daha iyi hissediyoruz?
Bu bölümde ait olma hissi, ihtiyacı ve topluluklar üzerine konuşuyoruz.
Neden kendimizi belirli grupların içinde daha huzurlu hissederiz?
İnsan, "Ben oldum, yerimi buldum," diyebilir mi?
Ait olma arayışı bir sonuca ulaşır mı, yoksa sonsuz bir döngü müdür?
TED KONUŞMALARI:
Connect and lead, how we create community | Kathy Coffey | TEDxSnoIsleLibraries ,
Creating A Community And Finding Purpose | Stephen Jon Thompson | TEDxCarsonCity,
How to find your people and make a difference. Join a community. | Shyre May Wee | TEDxJonkerStreet
Bahsettiğim Harvard araştırması: https://www.uplifers.com/75-yil-suren-harvard-arastirmasi-mutlu-bir-hayatin-sirrini-buldu/
Martin Eden Alıntı: İş Bankası Yayınları, 3. Baskı, s. 367.
Bugün, değişimden bahsedeceğiz. Değişimden neden korkuyoruz? Kendi kendimizi sabote ediyor olabilir miyiz?Ekleme:Bu bölümü hazırladıktan yaklaşık 2,5 ay sonra Marcus Aurelius’un Kendime Düşünceleri’ni okudum. O nedenle bu alıntıyı eklemek isterim: “Herhangi bir insan değişimden korkabilir mi?Değişim olmadan ne var olabilir? Evrenin doğasına bundan daha yakın, daha uygun ne olabilir? Odunlar değişime uğramasa yıkanabilir misin? Besinler değşime uğramasa beslenebilir misin? Diğer ihtiyaçlarının hangisini değişim olmaksızın giderebilirsin? O halde senin değişiminin de buna benzediğini, evrenin doğası için elzem olduğunu görmüyor musun?” (Türkiye İş Bankası Kültür Yayınlar, 1. Basım, s. 68, VII. Kitap/18)Ben Feyza. Bana yazarsanız çok mutlu olurum. hayatinolaganakisipodcast@gmail.com Instagram : hayatinolaganakisipodcastBahsi Geçenler: Grinch filmi -https://www.imdb.com/title/tt0170016/ Kendinle Savaşma Sanatı -Fumitake Koga & Ichiro Kishimi Groundhog Day filmi - https://www.imdb.com/title/tt0107048/ Sahilde Kafka - Haruki Murakami (Alıntı Doğan Kitap 32. Baskı, s. 648)
Merhaba! Hayatın Olağan Akışı'nın beşinci bölümünde, tüketim toplumunu ve seçimlerimizin gerçekten ne kadar "bize ait" olduğunu sorguluyoruz. Alışveriş alışkanlıklarımızdan Netflix önerilerine, sosyal medya algoritmalarından bilinçli tüketim kampanyalarına kadar geniş bir perspektifte, hem bireysel hem de toplumsal tüketim dinamiklerini ele alıyoruz.
Dinlediğiniz ve desteklediğiniz için teşekkürler! Yorumlarınızı ve önerilerinizi bana yazabilirsiniz:
• hayatinolaganakisipodcast@gmail.com
• Instagram : hayatinolaganakisipodcast
Bahsi Geçen Kitaplar & Kaynaklar:
1. Jean Baudrillard - Tüketim Toplumu
2. Aldous Huxley - Cesur Yeni Dünya
3. Alain de Botton - Statü Endişesi
4. Jean-Jacques Rousseau - Toplum Sözleşmesi & Eşitsizliğin Kökeni
5. Aysel ERSÖZ, “Kuramdan Distopik Topluma Tüketim Olgusu: Cesur Yeni Dünya Romanının Düşündürdükleri” Türkiye Sosyal Araştırmalar Dergisi 27/2: https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/2141930
6. Cognitive Liberation (Bilişsel Özgürlük) hakkında bkz. https://www.researchgate.net/publication/319338717_Cognitive_Liberation#:~:text=...-,Cognitive%20liberation%20is%20the%20notion%20that%20when%20people%20feel%20as,collective%20action%20will%20not%20occur.
7. Inside the Netflix Algorithm: AI’s Role in Personalizing User Experience : https://stratoflow.com/how-netflix-recommendation-system-works/
8. Bölüm sonu kısa öyküsü: Ferit EDGÜ - Yolda.
Farkındalık Kampanyaları ve Eğitim Programları:
- Minimalizm Hareketi: https://www.theminimalists.com (Ayrıca Netflix’te belgeseli mevcut)
- Love Food Hate Waste: Gıda israfını azaltmayı hedefleyen bir kampanya. https://www.lovefoodhatewaste.com
- Buy Nothing Day: Bir gün boyunca hiçbir şey satın almama hareketi. https://www.adbusters.org
- Foodwise programı: https://www.foodwise.com.au
"Ne çok şey geçti başımdan. Üzüldüm, mutlu oldum, aşık oldum, gezdim, haksızlığa uğradım, işimi iyi yapmanın verdiği tatmini yaşadım, kalbim kırıldı, bazı günler çok büyük bir hayal kırıklığıydı bazı günler ise akşamına kutlamaya değer bir şeyler vardı. Hayat inişleri çıkışlarıyla bizim hayatımız o yüzden bence hayatı bize zehir eden de hayatı bize verilmiş bir hediye olarak hissettiren şey de küçük ayrıntılarda gizli. Şimdi size birazcık küçük şeylerin hayatı ne kadar çok etkilediğinden bahsetmek istiyorum. Ben Feyza. Burası hayatın olağan akışı. Hadi başlayalım."
Bu bölümde küçük şeylerin hayatımızı nasılm etkilediğinden bahsediyorum. Yer yer küçük şeyleden zevk almayı, yer yer küçük şeylerin bizi olumsuz etkilemesinden kaçınmayı konuşacağız.
Bana yazabilirsiniz:
hayatinolaganakisipodcast@gmail.com
Instagram : hayatinolaganakisipodcast
Bu bölümde en sevdiğim dizilerden biri olan Mad Men’den bahsediyoruz. Peki ama Mad Men gerçekten feminist bir dizi mi? Gelin birlikte düşünelim, Mad Men'in kadınlara dar gelen dünyasına tekrar bakalım.
Bana yazabilirsiniz:
hayatinolaganakisipodcast@gmail.com
Instagram : hayatinolaganakisipodcast
Beni hasta eden kitaplar listesine üst sıralardan giriş yapan Sevgili Arsız Ölüm ve 20 yaşındayken okuduğum Yüzyıllık Yalnızlık'tan bana kalanlarla biraz haddimi aştığım bir bölüm.
Evet. Ben Feyza.
Bahsi geçen yüksek lisans tezi için tıklayın.
Sevgili Arsız Ölüm’ün tiyatro oluşu röportaj için tıklayın.
Bana yazabilirsiniz:
hayatinolaganakisipodcast@gmail.com
Instagram : hayatinolaganakisipodcast
Merhaba, ben Feyza.
Hayatımın olağan akışı dışında bir şey yapmaya karar verdim. Yaşadıklarımdan, izlediklerimden, okuduklarımdan, yolda karşılaştığım uçan kuştan yola çıkıp hayatı anlamlandırmaya çalışıyorum. Burada bazen düşünce akışımı paylaşacağım, bazen okuduğum bir kitaptan, izlediğim bir oyundan bahsedececeğim. Bu podcast, hayatı parçalara ayırıp her köşesini birlikte keşfedeceğimiz bir yolculuk olsun istiyorum. Birlikte hayatın akışında kaybolmamaya çalışacağız.
Hazırsanız, "Hayatın Olağan Akışı" başlıyor!
Bana yazabilirsiniz:
hayatinolaganakisipodcast@gmail.com
Instagram : hayatinolaganakisipodcast





