Discover
Sürdürülebilirliği Konuşalım
257 Episodes
Reverse
Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın 11’inci sırasında “Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar” yer alıyor. SKA 11, şehirlerin ve yerleşim alanlarının herkes için kapsayıcı, güvenli, dirençli ve sürdürülebilir hale getirilmesini hedefliyor. Hızla artan kentleşmenin yarattığı barınma, ulaşım, çevre kirliliği ve afet riskleri gibi sorunlara karşı insan odaklı planlama, yeşil alanların korunması ve güçlü altyapı çözümlerinin önemini vurguluyor.Sürdürülebilirlik Sohbetleri’nin bu bölümünde Yekta Kopan; WRI Türkiye Kentsel Gelişim Kıdemli Yöneticisi Merve Akı Yaman ile sürdürülebilir şehirlerin nasıl mümkün olabileceği, kentlerde yaşam kalitesini artıran uygulamalar ve yerel–küresel ölçekte yaratılan çevresel ve toplumsal etkiyi konuşuyor.
Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın 17’nci sırasında “Amaçlar için Ortaklıklar” yer alıyor. SKA 17, sürdürülebilir kalkınmanın yalnızca tek bir aktörün çabasıyla değil, kamu, özel sektör, sivil toplum ve akademi arasında kurulacak güçlü iş birlikleriyle mümkün olabileceğini vurguluyor. Finansmandan teknolojiye, bilgiden kapasite geliştirmeye uzanan bu hedef; ortak akıl, paylaşılan sorumluluk ve kolektif etkiyi merkeze alarak küresel sorunlara kalıcı çözümler üretmeyi amaçlıyor.Sürdürülebilirlik Sohbetleri’nin bu bölümünde Yekta Kopan; ESTÜ Ekoloji Anabilim Dalı Başkanı & ESO Sürdürülebilir Yeşil Sanayi Danışmanı Prof. Dr. Cengiz Türe ile sürdürülebilirlikte iş birliklerinin gücünü ve ortaklıklarla yaratılan toplumsal ve çevresel etkiyi konuşuyor.
Doğa pozitif dönüşüm yalnızca iyi niyetli hedeflerle ilerleyen bir süreç değil. Aynı zamanda yeni fikirlerin, yaratıcı çözümlerin ve teknolojik gelişmelerin iç içe geçtiği bir dönüşüm alanı. Gelin, podcast’imizin bu bölümünde, inovasyonun ve teknolojinin doğayı iyileştirmeye yönelik adımları nasıl hızlandırabileceğini konuşalım.
Ekoloji artık yalnızca bilimsel bir alanı değil, gündelik hayatın içindeki küçük ama etkili seçimleri de kapsıyor. Son yıllarda bu çerçevede öne çıkan bir kavram var: Ekolojik zekâ. Bu, insanın doğayı yalnızca bilgi olarak değil, bir yaşam rehberi olarak algılayabilme becerisi diyebiliriz. Doğadaki ilişkileri fark etmek, insanın kendi davranışlarının sonuçlarını daha iyi görmesini sağlıyor. Gelin, podcast’imizin bu bölümünde, ekolojik zekânın nasıl geliştiğini, farkındalıkla nasıl birleştiğini ve doğa pozitif bir yaşamın kapısını nasıl araladığını konuşalım.
Günümüzde çevreyle uyumlu yaşamak, yalnızca geri dönüşüm kutusuna bir şeyler atmak ya da elektrik tasarrufu yapmakla sınırlı görülmüyor. Artık daha geniş bir farkındalık çerçevesinden söz ediyoruz. Çünkü doğayla olan ilişkimizi şekillendiren küçük alışkanlıklar, zamanla bir yaşam kültürüne dönüşüyor. Gelin, podcast’imizin bu bölümünde, çevre odaklı yaşamın temel prensiplerini birlikte keşfedelim.
İklim krizi artık sadece ekoloji uzmanlarının ya da çevre gönüllülerinin konuştuğu bir başlık değil. Dünyanın dört bir yanında şirketler, hükümetler ve yatırımcılar geleceğe dair planlar yaparken, doğanın nasıl iyileşeceğini de tartışıyor. Bu tartışmalar içinde son dönemde öne çıkan bir kavram var: Doğa pozitif yaklaşım. Gelin, podcast’imizin bu bölümünde, bu kavramın neyi anlattığını, neden gündeme geldiğini ve neden “sıfır zarar” hedeflerinin ötesinde bir bakış sunduğunu konuşalım.
Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın 13’üncü sırasında “İklim Eylemi” yer alıyor. SKA 13, yalnızca karbon emisyonlarını azaltmayı değil aynı zamanda iklim krizinin yol açtığı risklere karşı toplumları daha dirençli hale getirmeyi, iklim finansmanını artırmayı ve sürdürülebilir bir gelecek için tüm sektörlerde dönüşümü hızlandırmayı hedefliyor.Sürdürülebilirlik Sohbetleri’nin bu bölümünde Yekta Kopan; TULIP Sürdürülebilirlik Merkezi’nin Kurucusu ve Genel Müdürü Şafak Özsoy ile COP30 sonrasında şekillenen küresel iklim gündemini, sürdürülebilirlik alanındaki yeni dinamikleri ve geleceğe yönelik beklentileri konuşuyor.
Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın 9’uncu sırasında “Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı” yer alıyor. SKA 9, yalnızca teknolojik gelişmeyi desteklemeyi değil aynı zamanda dijital dönüşümün sorumlu, kapsayıcı ve sürdürülebilir biçimde gerçekleşmesini, yenilikçi çözümlerle toplumsal fayda yaratılmasını ve dayanıklı altyapılarla geleceğe hazırlanmayı hedefliyor.Sürdürülebilirlik Sohbetleri’nin bu bölümünde Yekta Kopan; Siber Güvenlik Mühendisi Tevfik Demirel ile teknoloji ve dijital sorumluluğun sürdürülebilirlik gündemindeki yerini, yenilikçi çözümlerin toplumsal ve çevresel etkilerini ve geleceğin dijital dönüşüm dinamiklerini konuşuyor.
Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın 15’inci sırasında “Karasal Yaşam” yer alıyor. SKA 15, ormanların, toprakların ve biyolojik çeşitliliğin korunmasını; bozulan ekosistemlerin onarılmasını ve doğayla uyumlu bir kalkınma anlayışının benimsenmesini hedefliyor.Sürdürülebilirlik Sohbetleri’nin bu bölümünde Yekta Kopan; İstanbul Medipol Üniversitesi Sürdürülebilir Kalkınma, İkiz Dönüşüm Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Rana Atabay Kuşçu ile doğa pozitif dönüşümü konuşuyor.
Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın 10’uncu sırasında “Eşitsizliklerin Azalması” yer alıyor. SKA 10, yalnızca gelir uçurumunu kapatmayı değil aynı zamanda eğitimden girişimciliğe, istihdamdan finansal hizmetlere kadar herkes için fırsatlara eşit erişim yaratmayı hedefliyor.Sürdürülebilirlik Sohbetleri’nin bu bölümünde Yekta Kopan; Değişim Liderleri Derneği’nin Kurucusu Sema Başol ile girişimcilikte fırsat eşitliğini, kapsayıcı ekosistemlerin nasıl kurulabileceğini ve daha adil bir geleceğin mümkün olup olmadığını konuşuyor.
Bugün tabağımıza koyduğumuz her yiyecek, sadece sağlığımızıdeğil gezegenimizin geleceğini de etkiliyor. Bir beslenme tercihi, su kaynaklarının kullanımından iklim krizine kadar birçok alanda iz bırakıyor. Peki, günlük seçimlerimizle biz nasıl bir gelecek inşa ediyoruz? Gelin, podcast’imizin bubölümünde, beslenme tercihlerimizin sağlık ve çevre üzerindeki etkilerini konuşalım.
Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın 16’ıncı sırasında Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar hedefi yer alıyor. SKA16 bize kalıcı barış ve refahın ancak güveniir, şeffaf ve akılcı kurumlarla mümkün olduğunu hatırlatıyor. Bugün insanlık “bilim çağını” yaşıyor. Veri, inovasyon ve yapay zekâ yalnızca teknolojiyi değil; kurumların işleyişini, karar alma süreçlerini ve etik sınırlarını da yeniden tanımlıyor. Bu çağda bilimin ışığı, sürdürülebilir dönüşümün en güçlü rehberlerinden biri haline geliyor. Sürdürülebilirlik Sohbetleri’nin bu bölümünde Yekta Kopan, SKD Türkiye Proje Yöneticisi Elif Cüceloğlu ile birlikte, bilimsel düşünmenin ve veriye dayalı karar alma kültürünün iş dünyasının sürdürülebilirlik gündemini nasıl dönüştürdüğünü konuşuyor.
irleşmiş Milletler tarafından belirlenen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın 2’nci sırasında Açlığa Son hedefi yer alıyor. SKA2 kapsamında, herkesin güvenli, besleyici ve sürdürülebilir gıdaya erişimini sağlamak amaçlanıyor. Bu hedef yalnızca açlıkla mücadeleyi değil; yerel üreticinin desteklenmesini, adil ve sürdürülebilir gıda kültürünün korunmasını da içeriyor.Tam da bu noktada, 1986’da İtalya’da doğan Slow Food yani Yavaş ve Sürdürülebilir Gıda hareketi, gıdaya yaklaşım biçimimizi sorgulayan küresel bir dönüşüm başlattı. “İyi, temiz ve adil gıda” ilkesiyle hem insan hem gezegen sağlığını merkeze alan bu hareket, hızlı tüketime karşı yerel üretimi, mevsimselliği ve emeğe saygıyı savunuyor.Sürdürülebilirlik Sohbetleri’nin bu bölümünde Yekta Kopan, Humm Organic Kurucu Ortağı Damla Şener Akkaynak ve Anako A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Metin Akman ile birlikte Slow Food hareketinin kökenini, gıdada adalet fikrini, yerel üretimin neden bu kadar önemli olduğunu ve sofradan başlayan bu dönüşümün geleceğini konuşuyor.
Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın 16’ncı sırasında Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar yer alıyor. SKA 16; şeffaflık, hesap verebilirlik ve güvenilir kurumların önemini vurguluyor. İş dünyasında etik iletişim ve çevresel beyanların doğruluğu, bu hedefin en güncel tartışma başlıklarından biri.Bugün sürdürülebilirlik yalnızca çevresel bir mesele değil, aynı zamanda etik ve hukuki bir zorunluluk. Yanlış ya da abartılı çevre iddiaları, tüketici güvenini zedelediği gibi şirketler için de ciddi itibar ve regülasyon riskleri yaratıyor. Sürdürülebilirlik Sohbetleri’nin bu bölümünde Yekta Kopan; Kaşlıoğlu Hukuk Danışmanı ve Reklam Kurulu Eski Daire Başkanı Erdem Biçer ile birlikte yeşil aklama (greenwashing) kavramını, reklamlarda çevresel beyanların nasıl denetlendiğini, etik iletişim standartlarını ve tüketicilerin bu süreçte nelere dikkat etmesi gerektiğini konuşuyor.
Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın 8’inci sırasında İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme yer alıyor. SKA 8, yalnızca ekonomik büyümeyi değil; aynı zamanda çalışanların iyi oluşunu, güvenli iş ortamlarını ve adil iş modellerini de kapsıyor. Günümüzde iş dünyasının önündeki en kritik meydan okumalardan biri, kısa vadeli kâr baskıları ile uzun vadeli sürdürülebilirlik hedeflerini dengelemek. Tam da bu noktada nörobilim bize farklı bir pencere açıyor.Sürdürülebilirlik Sohbetleri’nin bu bölümünde, Yekta Kopan; Kognitif Nörobilim ve Nöropsikoloji Uzmanı, Yönetim Danışmanı ve Konuşmacı Neşe Merdinler ile birlikte sürdürülebilirlik kararlarının beyin süreçleriyle ilişkisini, liderlerin karşılaştığı zihinsel engelleri, çalışanların değişime verdiği tepkileri ve teknolojinin bu süreçlere getirdiği fırsatları konuşuyor.
Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın 4’üncü sırasında eğitimde fırsat eşitliği yer alıyor. Her çocuğun kaliteli eğitime erişebilmesi, toplumsal gelişimin ve sürdürülebilir kalkınmanın temel taşlarından biri olarak öne çıkıyor.Sürdürülebilirlik Sohbetleri’nin bu bölümünde Yekta Kopan; Vehbi Koç Vakfı Sivil Toplum ve Hayırseverlik Programları Yöneticisi Seçil Kınay Yılmaz ve Ankara Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Müdriye Yıldız Bıçakçı ile birlikte eğitimde fırsat eşitliğini, çocuk gelişimine olan etkilerini ve geleceğe dair atılabilecek adımları konuşuyor.
Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın 8’inci sırasında İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme yer alıyor. SKA 8, yalnızca ekonomik büyümeyi değil; aynı zamanda çalışanların iyi oluşunu, güvenli iş ortamlarını ve adil iş modellerini de kapsıyor. Günümüzde iş dünyasının önündeki en kritik meydan okumalardan biri, kısa vadeli kâr baskıları ile uzun vadeli sürdürülebilirlik hedeflerini dengelemek. Tam da bu noktada nörobilim bize farklı bir pencere açıyor.Sürdürülebilirlik Sohbetleri’nin bu bölümünde, Yekta Kopan; Kognitif Nörobilim ve Nöropsikoloji Uzmanı, Yönetim Danışmanı ve Konuşmacı Neşe Merdinler ile birlikte sürdürülebilirlik kararlarının beyin süreçleriyle ilişkisini, liderlerin karşılaştığı zihinsel engelleri, çalışanların değişime verdiği tepkileri ve teknolojinin bu süreçlere getirdiği fırsatları konuşuyor.
Modern yaşamın bize sunduğu konfor, aslında pek çok çelişkiyi de beraberinde getiriyor. Bu çelişkilerden biri de minimalizm ile plastik kullanımı arasındaki çatışma. Bir yanda daha az tüketmeye, daha sade yaşamaya çalışan bir anlayış; diğer yanda hayatın her alanına nüfuz etmiş, çoğu zaman farkında bile olmadan kullandığımız plastik ürünler. Peki, bu iki dünya nasıl bir arada var oluyor? Daha önemlisi, aralarındaki gerilim bize ne anlatıyor?Gelin, podcast’imizin bu bölümünde, plastik bağımlılığımızın nasıl ortaya çıktığını, minimalizmin bu duruma nasıl bir yanıt sunduğunu ve her ikisinin modern yaşamla kurduğu ilişkiyi konuşalım.
Materyaller, insanlık tarihinde her zamanuygarlığımızın ilerleyişini şekillendiren ana faktörlerden biri oldu. Taş Devri’nden Demir Çağı'na, endüstri devriminden dijital çağa kadar, her dönem kendine özgü materyallerle tanımlandı. Bugün ise, plastik malzemelerde yaşanan önemli gelişmeler, bizi adeta yeni bir dönemin eşiğine getiriyor. Gelin, podcast’imizin bu bölümünde, Plastik 4.0 olarak adlandırabileceğimiz bu yeni nesil malzemelerive akıllı polimerlerin dünyamızı nasıl değiştirdiğini konuşalım.
Sabah uyandığınızda elinize aldığınız her nesneye dikkatlicebir bakın; diş fırçanız, kahve bardağınızın kapağı, telefon kılıfınız, kredi kartınız… Henüz gün başlarken bile onlarca plastik obje hayatınıza girmiş oluyor. Bu “sessiz ortaklık”, bugün dünyada yılda 460 milyon tondan fazla plastik üretimine karşılık geliyor. Aslında hesap oldukça basit, neredeyse herdakika bir çöp kamyonu dolusu plastik okyanusa ulaşıyor.Gelin, podcast’imizin bu bölümünde, plastikle kurduğumuz bağımlılık ilişkisini, bu alışkanlığın psikolojik kökenlerini ve çözüm yollarını detaylarıyla konuşalım.






















