DiscoverÖZGÜR DÜŞÜNCELER
ÖZGÜR DÜŞÜNCELER
Claim Ownership

ÖZGÜR DÜŞÜNCELER

Author: Özgür Düşünceler

Subscribed: 8Played: 65
Share

Description

#özgürdüşünceler
TARİH FELSEFE SİYASETİ FARKLI BİR BAKIŞ AÇISIYLA TARTIŞIYORUZ
138 Episodes
Reverse
Gerçek Toplum OlmakAli Haydar KaytanÖzgür Toplum programıToplumun varlık, güvenlik ve beslenme gibi temel sorunları ile ahlak arasındaki ilişki nedir?Ahlak ile politika ve hukuk kavramları arasında nasıl bir bağ ve fark bulunmaktadır?Kapitalist sistemlerin toplumu ve insanı yabancılaştırma süreçleri ahlakı nasıl etkiler?.  Kapitalist sistemler ve devletçi yapılar, toplumu özgür kimliğinden ve ahlaki değerlerinden kopararak köleleştirmeyi hedefler; ahlaktan yoksun bırakılan toplumlar savunmasız ve sömürüye açık hale gelir.
Kavramlar, İktidar ve Gerçeklik: Demokratik Cumhuriyet Mümkün mü?Kelimelerin içi boşaltıldığında gerçekliği nasıl konuşabiliriz? Günümüzde en otoriter rejimlerin bile sığındığı bir vitrin haline gelen "demokrasi" gerçekten ne anlama geliyor? Bu videoda; kavramların iktidarlar tarafından nasıl aşındırıldığını, devlet merkezli ezberlerin ötesindeki hakiki demokrasi arayışını ve "demokratik entegrasyon" ile "demokratik cumhuriyet" yaklaşımlarının tarihsel-toplumsal köklerini masaya yatırıyoruz. Mezopotamya’nın kolektif öz yönetim mirasından bugünün politik ihtiyaçlarına kadar, toplumu yeniden kendi hayatının öznesi kılacak örgütlü ve diri bir söylemi tartışıyoruz. Kavramların arkasındaki özü aramak ve anlamak için… 
Tarih KolayYazılmaz  -Abdullah Öcalan"Tarih kolay yazılmaz; hele ki o tarih,kendi küllerinden yeniden doğan bir halkın diriliş hikâyesiyse...""Özgür Düşünceler" serisinin ilk bölümüolan "Tarih Kolay Yazılmaz", toplumsal hafızanın, varoluşmücadelesinin ve tarihin dönüm noktalarının izini sürüyor. Abdullah Öcalan'ındeğerlendirmeleri üzerinden; 1973 Newroz'undan bugüne uzanan sürecin anlamı,Newroz'un sembolik ve tarihsel boyutu, halk gerçekliği ile özgür yaşamarayışının felsefesi ele alınıyor.Tarihin durağan bir anlatıdan ibaret olmadığını,her adımının büyük bedeller, bilinç ve sorumlulukla örüldüğünü vurgulayan bubölümde; baharın uyanışıyla dirilen bir halkın hafızası, yaşamın onuru vehakikatin izi derinlemesine sorgulanıyor. 
Tarih Bilinci Tarihi: Dil Devriminden Günümüze…NurettinDemirtaşbu videoda,"Tarih Felsefesi" serisinin "Tarih Bilinci Tarihi (3.Bölüm)" başlığı altında insanın ilk çağlardan devletli uygarlıklara uzanantarih bilinci serüveni ele alınmaktadır. Programİçeriğine İlişkin Açıklama MetniProgramda, ilkinsan topluluklarından Sümer ve Asur gibi devletli uygarlıklara kadar geçensüreçte "tarih bilincinin" nasıl şekillendiği tarihsel ve felsefi birbakış açısıyla incelenmektedir. Paleolitik dönemdeki ilkel hafıza ve doğaylauyumlu yaşam biçiminden başlayarak dil devrimi,  Özellikle ana-kadın eksenli eşitlikçi doğaltoplum yapısının "kurnaz erkek" figürünün ilk kulübeyi kurması,mitolojiler ve yalan mekanizmaları üzerinden nasıl bozulduğu, köleci vehiyerarşik devlet sisteminin nasıl kurumsallaştığı eleştirel bir dilleçözümlenmektedir. ProgramınCevap Verdiği Temel Sorular Doğal hafıza, doğayla uyum, mevsim döngüleri ve kuşaktan kuşağa aktarılanpratik tecrübelerin tarih bilincinin ilk biçimini nasıl oluşturduğu irdelenir. Tarih öncesi dönemi anlamsız veya ilkel saymanın modern uygarlığın biraldatmacası olduğu ve bu yaklaşımın insanın kendi köklerini inkâr etmesianlamına geldiği vurgulanır. Bedensel/işaret dilinden sembolik ve kavramsal dile geçişin, insanın soyutdüşünme yeteneğini ve kolektif hafızasını nasıl sıçrattığı açıklanır. Sümer, Babil (Marduk miti ve Tiamat'ın parçalanması) ve Asur örnekleriüzerinden, ana-kadın kültürünün hafızasının silinerek yerine köleleştirici yenimitolojilerin ve tabletlere yazılan resmi tarihin nasıl geçirildiği sorgulanır. Yazının bir devrim olmasının yanı sıra, egemenlerin kendi yalanlarını veiktidarlarını kalıcılaştırmak için kullandığı bir "karşı devrim"niteliği taşıyıp taşımadığı tartışılır.  
Kısır Döngüyü Kırmak: Türkiye İçin Demokratik Cumhuriyet İhtiyacı Küresel krizlerin, derinleşen yoksulluğun ve bitmek bilmeyen savaşların ortasındayız. Peki ya bu krizler, sadece bir çöküşün değil, yeni ve büyük bir toplumsal çıkışın da habercisiyse?Tarihsel süreçler, kriz anlarında kaskatı duranları parçalar; değişimin ritmini okuyup ona göre esneyebilenleri ise geleceğe taşır. Son 50 yıldır hem dünyanın hem de Ortadoğu'nun içine sürüklendiği sistemik tıkanıklık, klasik ulus-devlet modellerinin ve eski ideolojilerin iflasını gözler önüne seriyor. Bugün savaşların %90'ı ekonomik sömürüden değil, "kimlik" çatışmalarından besleniyor. Farklılıkların bir güvenlik tehdidi değil, zenginlik olarak görüldüğü; kimliklerin iktidar aracı olmaktan çıkarıldığı yeni bir toplumsal sözleşmeye ihtiyacımız var.Bu video, Türkiye'nin ve bölgenin on yıllardır süregelen kısır döngüsünden çıkış için sunulan "Demokratik Cumhuriyet" ve "Demokratik Entegrasyon" modellerini masaya yatırıyor. Bütün toplumsal bileşenleri kapsayan, eşitlik ve özgürlük temelinde birlikte yaşamayı öngören bu çözüm arayışının felsefi ve politik temellerini inceliyoruz.Bu Video Hangi Sorulara Cevap Veriyor? • Reel-sosyalizm ve kapitalist ulus-devlet modelleri, kimlik krizlerini çözmekte neden başarısız oldu?• Küresel güçlerin Ortadoğu'yu yeniden dizayn etme çabalarında Türkiye ve Kürtler nasıl bir yol ayrımında bulunuyor?• Tüm toplumsal kesimlerin ortak çıkarını savunan "Demokratik Ulus" ve "Demokratik Entegrasyon" modelleri neleri kapsıyor?• Türkiye'de devletin demokratikleşmesi, farklılıkları bir krizden çıkarıp nasıl bir toplumsal zenginliğe dönüştürebilir?
loading
Comments