DiscoverMesut Çevik ile Teknoloji Notları
Mesut Çevik ile Teknoloji Notları
Claim Ownership

Mesut Çevik ile Teknoloji Notları

Author: Mesut Çevik

Subscribed: 74Played: 196
Share

Description

Günlük ve kimi zaman saatlik kısa teknoloji haberleri, sektör değerlendirmeleri ve analizler
13 Episodes
Reverse
Merhaba Teknoloji Meraklıları, bugün teknoloji dünyasında devlerin kapışmasına ve geleceği şekillendiren devasa yatırımlara tanıklık ediyoruz. Google bünyesindeki Alphabet, iki-bin-yirmi-altı yılı için sermaye harcamalarını iki-bin-yirmi-beş yılındaki yüksek seviyelerin bile iki katına çıkararak yüz-seksen-beş milyar dolara ulaştıracağını duyurdu. Bu devasa rakam sadece bir bütçe planı değil, aynı zamanda ey-ay yarışında vitesin ne kadar yükseldiğinin en somut göstergesi diyebiliriz. Şirket, dördüncü çeyrek kazanç raporlarında bu yatırımların meyvelerini toplamaya başladığını işaret ederken, bu süreçte Beyaz Saray’dan teknoloji devlerini sevindirecek bir haber geldi. Amerika Birleşik Devletleri yönetimi; Amazon, Google ve Microsoft gibi devlerin Tayvan merkezli ti-es-em-si şirketinden ithal edeceği ey-ay çiplerine gümrük vergisi muafiyeti getirmeyi düşünüyor. Bu muafiyet, teknoloji devlerinin maliyetlerini düşürürken ey-ay altyapılarının çok daha hızlı gelişmesine olanak sağlayacak ve sektördeki rekabeti bambaşka bir boyuta taşıyacak.Ey-ay teknolojisi sadece bulut sistemlerinde değil, fiziksel dünyada da etkisini her geçen gün artırıyor. Çinli teknoloji devi Alibaba, bünyesindeki di-ey-em-o akademisi tarafından geliştirilen Rin-Bireyin isimli yeni ey-ay modeliyle robotik dünyasında adeta fırtınalar estiriyor. On-altı farklı robotik rekorunu kıran bu sistem, invidia ve Google gibi rakiplerini geride bırakarak makinelerin nesneleri tanıması ve gerçek zamanlı hareket etmesi konusunda yeni bir standart belirliyor. Tabii tüm bu devasa işlem güçleri ve robotik sistemler, inanılmaz bir enerji ihtiyacını da beraberinde getiriyor. Bu enerji krizine çözüm arayışları sürerken, Japonya’dan tarihi bir adım geldi. Dünyanın en büyük nükleer santrali olan Kaşivazaki-Kariva, iki-bin-on-bir yılındaki Fukuşima felaketinden yaklaşık on-dört yıl sonra bin-üç-yüz-elli-altı megavatlık altıncı reaktörünü yeniden devreye aldı. On-beş metrelik tsunaminin ardından kapatılan bu dev tesisin geri dönüşü, teknoloji dünyasının ihtiyaç duyduğu temiz ve sürekli enerjinin gelecekte nükleer güçle nasıl desteklenebileceğinin kritik bir örneği olarak karşımıza çıkıyor.Tüm bu teknolojik sıçramalar yaşanırken bireysel güvenlik ve gizlilik de her zamankinden daha önemli hale geliyor. Google, Güvenli İnternet Günü kapsamında dijital güvenlik paketini genişleterek hassas kimlik bilgilerinin ve rızasız paylaşılan müstehcen içeriklerin temizlenmesini kolaylaştıran yeni gizlilik merkezini hayata geçirdi. Hakkınızdaki sonuçlar isimli panelini güncelleyen şirket, kullanıcıların dijital ayak izlerini koruması için süreci çok daha otomatik bir hale getiriyor ve kimlik hırsızlığına karşı daha sağlam bir kalkan sunuyor. Gelişmeler bu şekildeydi, bir sonraki bölümde görüşmek üzere hoşçakalın.
Merhaba Teknoloji Meraklıları,Bugün teknoloji dünyasında yıllardır beklenen o büyük duvarın nihayet yıkıldığına şahitlik ediyoruz. Google, Apple’ın meşhur eyirdırop özelliğiyle uyumluluğun sadece piksel modelleriyle sınırlı kalmayacağını ve diğer andıroid telefonlara da geleceğini resmen doğruladı. Bu durum, yıllardır iki farklı ekosistem arasında sıkışıp kalan kullanıcılar için devrim niteliğinde bir adım çünkü artık dosya paylaşımı için üçüncü parti uygulamalarla uğraşmak tarih olacak gibi görünüyor. Ancak yazılım tarafındaki bu güzel haberlere rağmen donanım dünyasında işler biraz karışık seyrediyor. Özellikle intel ve a-me-de tarafında yaşanan si-pi-yu kıtlığı giderek derinleşiyor. Çin pazarında teslimat sürelerinin altı ayı aşması ve fiyatların tırmanışa geçmesi, bilgisayar toplamak isteyenleri epey zorlayacak gibi duruyor. Hatta bu tedarik sıkıntıları o kadar ciddi bir boyuta ulaştı ki, eyç-pi, del, eysır ve asus gibi dev bilgisayar üreticileri çareyi Çinli direm üreticilerini test etmekte buldu. Eğer bu testler başarılı olursa, bilgisayarlarımızın içindeki rem ve nend birimleri artık çok daha farklı markaların imzasını taşıyabilir. Donanım tarafındaki bu belirsizlik sadece işlemcilerle de sınırlı değil; oyun dünyasını üzecek bir haber de invidia cephesinden geldi. Yeni raporlara göre iki-bin-yirmi-altı yılında hiçbir yeni r-te-iks oyun ci-pi-yu modeli piyasaya sürülmeyecek ve bir sonraki büyük nesil ancak iki-bin-yirmi-sekiz yılında karşımıza çıkabilecek. Bu durum, mevcut ekran kartlarının ömrünü uzatmak zorunda kalacağımız bir döneme girdiğimizi gösteriyor. Sektördeki bu durgunluk ve tedarik sorunları finansal tabloları da vurmaya başladı. Oyuncu ekipmanlarının dev ismi kors-eyr, hisse fiyatlarının dört dolar seviyelerine kadar gerilemesiyle zor günler geçiriyor ve şirketin karlılığı ciddi şekilde sorgulanıyor. Tüm bu karamsar tablo içinde kullanıcı dostu kalmayı başaran nadir markalardan biri olan noktua ise beş-yüz-bininci ücretsiz montaj kitini göndererek büyük bir başarıya imza attı. Yeni bir si-pi-yu aldığınızda eski soğutucunuzu çöpe atmak yerine sadece bir aparatla kullanmaya devam edebilmenizi sağlayan bu yaklaşım, hem çevre hem de cüzdanımız için harika bir örnek teşkil ediyor.Gelişmeler bu şekildeydi, bir sonraki bölümde görüşmek üzere hoşçakalın.
Merhaba Teknoloji Meraklıları,Teknoloji dünyasında suların hiç durulmadığı bir haftayı geride bırakıyoruz ve ilk durağımız yazılım devi Microsoft oluyor. Şirket finansal olarak adeta altın çağını yaşasa da oyun konsolu tarafında işler pek beklendiği gibi gitmiyor çünkü Xbox konsol satışları yüzde-otuz-iki gibi ciddi bir düşüş gösterdi. Aslında bu durum Microsoft'un artık bir konsol satıcısından ziyade bir servis ve içerik şirketine dönüştüğünün en somut kanıtı olarak karşımıza çıkıyor. Donanım tarafındaki bu düşüşe rağmen kasaya giren paranın artması stratejinin tamamen servis odaklı hale geldiğini gösteriyor ancak şirketin amiral gemisi olan Windows on-bir tarafında da işler biraz karışık. Kullanıcılardan gelen hatalar ve performans sorunları hakkındaki şikayetler artık dayanılmaz bir noktaya ulaştı ki Microsoft yönetimi iki-bin-yirmi-altı yılının tamamını sadece Windows on-bir içindeki bu temel sorunları çözmeye ayırmaya karar verdi. Yani önümüzdeki süreçte yeni özellikler yerine daha stabil ve sorunsuz çalışan bir işletim sistemi göreceğiz gibi duruyor.Yazılım dünyasındaki bu hareketlilik donanım tarafında da yankı buluyor ve gözler invidia cephesine çevriliyor. Şirket son günlerde Deepseek isimli yapay zeka modelinin eğitimine yardımcı olduğu iddialarıyla gündemdeydi ancak invidia bu iddiaları çok sert bir dille reddederek Çin ordusunun Amerikan teknolojisine bağımlı olmasının saçma olduğunu dile getirdi. Bu siyasi tartışmaların gölgesinde oyuncuları yakından ilgilendiren bir gelişme daha var; iki-bin-yirmi-altı yılının birinci-çeyreğinde piyasadaki toplam invidia ci-pi-yu arzının yüzde-yetmiş-beşini sadece üç farklı GeForce aR-Ti-eX elli modeli oluşturacak. Bu durum yeni nesil kartlarda stokların sadece belirli modellerde yoğunlaşacağını gösteriyor. Ancak teknoloji dünyasındaki tek sorun ekran kartı arzı değil zira Apple tarafında da büyük bir tedarik krizi baş göstermiş durumda. Apple tepe yöneticisi Tim Cook, beklenenden yüksek olan iPhone satışları nedeniyle bellek stoklarının çok azaldığını ve bu kıtlığın iki-bin-yirmi-beş yılının ikinci-çeyreğindeki kazançlar üzerinde büyük bir etkisi olacağını söyledi. Özellikle iPhone üretiminde kullanılan direm ve nend gibi kritik bileşenlerin teminindeki bu zorluklar teknoloji devinin planlarını altüst edebilir. Görünen o ki teknoloji devleri önümüzdeki birkaç yılı bu geçiş süreçlerini ve tedarik sıkıntılarını yöneterek geçirecek.Gelişmeler bu şekildeydi, bir sonraki bölümde görüşmek üzere hoşçakalın.
Merhaba Teknoloji Meraklıları,Apple iki-bin-yirmi-altı yılının birinci çeyrek kazançlarını paylaşarak şimdiye kadarki en iyi dönemlerinden birini geçirdiğini ve beklentileri fazlasıyla karşıladığını duyurdu. Ancak bu büyük finansal başarıya rağmen şirket yeni yıla girerken bazı önemli operasyonel zorluklarla karşılaştı. Apple yönetimi stokların tükenmesi ve üretim süreçlerinde daha az esneklik gibi sorunlarla karşı karşıya olduklarını itiraf etti. Özellikle direm gibi kritik bellek bileşenleri ve gelişmiş üretim düğümlerindeki tedarik kısıtlamaları teknoloji devinin üretim hızını etkilemeye başladı. Bu durum şirketin gelecekteki stratejilerini nasıl şekillendireceği konusunda merak uyandırırken Apple boş durmayıp dev bir adım attı. İsrail merkezli bir makine öğrenimi firması olan kyu-ey-ay şirketini satın alarak son yılların en büyük alımlarından birini gerçekleştirdi. Bu hamle Apple'ın yapay zeka yeteneklerini güçlendirerek gelecekteki cihazlarında çok daha akıllı ve entegre bir kullanıcı deneyimi sunma hedefini destekliyor.Yapay zekanın bu yükselişi sadece teknoloji devlerini değil tüm sektörleri derinden etkiliyor ancak oyun dünyasında bu değişim çok daha sancılı bir şekilde hissediliyor. ci-di-si tarafından yayınlanan son raporlar oyun geliştiricilerinin son iki yılda ciddi bir krizle boğuştuğunu gösteriyor. Verilere göre her dört geliştiriciden biri son iki yıl içinde işten çıkarıldı ve bu durum çalışanların sektöre olan güvenini neredeyse tamamen yok etti. Artık hiçbir yere tam olarak güvenemiyorum diyen çalışanların sayısı artarken bu belirsizlik ortamında yapay zeka kullanımı da bir nevi zorunluluk haline geldi. Yine ci-di-si raporlarına göre oyun sektörü çalışanlarının üçte-biri günlük işlerinde üretken yapay zeka araçlarını kullanıyor. Hatta bazı çalışanlar yapay zekayı bir tür hırsızlık olarak görse de işlerini kaybetmemek ve sektörde kalabilmek için bu teknolojileri kullanmak zorunda olduklarını dile getiriyorlar. Görünen o ki teknolojinin getirdiği bu büyük dönüşüm bir yandan verimliliği artırırken diğer yandan insan kaynağı üzerindeki baskıyı ve etik tartışmaları daha da derinleştirecek.Gelişmeler bu şekildeydi, bir sonraki bölümde görüşmek üzere hoşçakalın.
Merhaba Teknoloji Meraklıları,Donanım dünyasında sular durulmuyor ve ekran kartı üreticisi Zotac cephesinden gelen son haberler pek iç açıcı değil. Şirket, özellikle Kore pazarındaki müşterilerine yönelik yayınladığı mesajda, bellek bileşenlerindeki kıtlığın sadece üretimi değil, distribütörlerin ve üreticilerin varlığını bile tehdit edecek kadar ciddi bir boyuta ulaştığını belirtti. Hatta bu kriz o kadar derinleşmiş ki, Zotac yeni başlattığı yüzde-iki oranındaki nakit iade programını bile durdurmak zorunda kaldı. Bu durum bize ci-pi-yu pazarında beklenen rahatlamanın henüz çok uzağında olduğumuzu ve en kötüsünün henüz yaşanmamış olabileceğini gösteriyor.Bellek tarafındaki bu darboğazı aşmak için uzun vadeli adımlar atılsa da sonuçlarını görmek zaman alacak gibi duruyor. Örneğin Micron, Singapur’da yeni bir nend flaş fabrikası kurmak için kolları sıvadı. Ancak bu dev tesisin üretime başlaması iki-bin-yirmi-sekiz yılını bulacak. Bu da demek oluyor ki, es-es-di ve diğer depolama birimlerinin temelini oluşturan nend teknolojisinde kapasite artışı için daha önümüzde birkaç yıl var. Geçmişte yaşanan benzer tedarik krizlerini hatırlarsak, bu tür yatırımların meyve vermesi genellikle piyasadaki fiyat dengelerini ancak yıllar sonra oturtabiliyor.Tedarik zincirindeki bu dalgalanmalar teknoloji devlerini stratejik kararlar almaya zorluyor. Analistler, Apple’ın iki-bin-yirmi-altı yılında piyasaya sürmeyi planladığı ay-fon-on-sekiz modelleri için ilginç bir yol izlemesi gerektiğini düşünüyor. Artan direm ve flaş bellek maliyetlerini tüketicilere yansıtmak yerine Apple’ın bu maliyetleri kendi bünyesinde eritmesi öneriliyor. Şirket, hizmet gelirlerinden elde ettiği devasa kâr marjını bir kalkan gibi kullanarak piyasadaki bu kaosu rakiplerine karşı bir avantaja çevirebilir. Böylece kullanıcılar yüksek donanım maliyetlerinden etkilenmeden yeni cihazlara ulaşabilirken, Apple da pazar payını korumuş olacak.Apple’ın bugünkü devasa ekosisteminin temellerine baktığımızda ise bugün çok özel bir dönüm noktasını kutladığımızı görüyoruz. İlk ay-ped, tam on-altı yıl önce bugün, yani iki-bin-on yılında Steve Jobs tarafından dünyaya tanıtılmıştı. O zamanlar sadece büyük ekranlı bir telefon gibi görülen bu cihaz, aradan geçen yıllarda tablet kategorisini tek başına domine ederek mobil bilişim dünyasını kökten değiştirdi. Bugün geldiğimiz noktada ay-ped modelleri, güçlü işlemcileriyle artık profesyonel iş istasyonlarına kafa tutar hale geldi.Teknoloji dünyası sadece donanım ve üretimden ibaret değil; kullanıcı hakları da artık çok daha yüksek sesle savunuluyor. Avrupa Komisyonu, tam bir-nokta-yirmi-dokuz-milyon onaylı imzaya ulaşan "Video Oyunlarını Yok Etmeyi Durdur" girişimini resmi olarak incelemeye alacağını onayladı. Bu kampanya, yayıncıların oyun sunucularını kapattıktan sonra oyunları tamamen erişilemez hale getirmesine karşı çıkıyor ve satın alınan dijital içeriklerin korunmasını talep ediyor. Eğer bu girişim yasal bir düzenlemeye dönüşürse, oyun dünyasında mülkiyet kavramı gelecekte tamamen değişebilir ve klasikleşmiş yapımların tarihin tozlu raflarında yok olup gitmesi engellenebilir.Gelişmeler bu şekildeydi, bir sonraki bölümde görüşmek üzere hoşçakalın.
Merhaba Teknoloji Meraklıları,Bugün teknoloji dünyasında hem donanım hem de yazılım tarafında oldukça hareketli gelişmeler var ve ilk durağımız işlemci devi AMD'nin uzun vadeli grafik planları. Sektörden gelen son sızıntılara göre AMD, işlemcilerine gömülü olarak gelen ay-ci-pi-yu birimlerinde ar-di-en-ey üç-nokta-beş mimarisini iki-bin-yirmi-dokuz yılına kadar ana akım dizüstü bilgisayarlarda tutmaya devam edebilir. Bu durum, önümüzdeki birkaç yıl boyunca orta segment bilgisayarlarda grafik performansının büyük sıçramalar yapmaktan ziyade mevcut yapıyı koruyacağını gösteriyor. Şirketin bir sonraki büyük mimarisi olan ar-di-en-ey beş ise sadece en üst segment ve premium olarak adlandırılan özel modellere saklanacak gibi duruyor. AMD'nin bu stratejisi, maliyetleri kontrol altında tutarken en yeni teknolojileri sadece yüksek bütçeli kullanıcılara sunarak pazar payını koruma isteği olarak yorumlanabilir.AMD bu temkinli yolu izlerken, Intel cephesinde ise yapay zeka destekli performans artışı için vites yükseltilmiş durumda. Intel, yayınladığı son grafik sürücüleriyle birlikte zes-üç teknolojisini ve çoklu çerçeve oluşturma özelliğini resmen kullanıma sundu. Artık ark ci-pi-yu ve kor ultra işlemcili bilgisayarlara sahip olan kullanıcılar, oyunlarda çok daha akıcı bir deneyim yaşayabilecekler. Bu teknolojinin en dikkat çekici yanı ise zes-iki desteği olan tüm oyunlarda, geliştiricilerin herhangi bir güncelleme yapmasına gerek kalmadan doğrudan çalışabilmesi. Bu hamle, Intel'in grafik pazarında yazılım gücüyle ne kadar iddialı bir konuma gelmek istediğinin en net kanıtı olarak karşımıza çıkıyor.Grafik tarafındaki bu teknolojik yarış, linux dünyasında da meyvelerini vermeye devam ediyor. Valve, linux tabanlı sistemlerde ve dolayısıyla popüler el konsolu steam deck üzerinde windows oyunlarını sorunsuz çalıştırmayı sağlayan proton yazılımının on nokta sıfır tire dört sürümünü yayınladı. Bu güncellemeyle birlikte aralarında güncel ve popüler yapımların da bulunduğu on-dokuz yeni oyun daha linux ekosisteminde tam uyumlu hale geldi. Valve'ın bu istikrarlı desteği, oyun dünyasının tek bir işletim sistemine olan bağımlılığını kırarak linuxun oyuncular için çok daha güçlü bir alternatif haline gelmesini sağlıyor.Donanım tarafında ise sadece performans değil, fiziksel güvenlik ve yazılım kontrolü de ön plana çıkıyor. Asus, sevilen yazılımı ci-pi-yu tivik üç için yayınladığı güncellemeyle ar-o-ci astral serisi ekran kartlarına seviye algılama desteği ekledi. Günümüzde ekran kartlarının devasa boyutlara ve ağırlıklara ulaşmasıyla birlikte kartların kasada eğilmesi ciddi bir sorun haline gelmişti. Asus'un bu yeni özelliği, kartın üzerindeki sensörler aracılığıyla herhangi bir eğilme veya sarkma olup olmadığını tespit ederek kullanıcıyı uyaracak ve böylece donanım ömrünün uzatılmasına yardımcı olacak.Ancak tüm bu heyecan verici teknolojik gelişmelerin yanında, cüzdanları biraz yoracak haberler de gelmeye devam ediyor. Zotak kore, yakında çıkacak olan ar-ti-iks beş-bin-doksan ve ar-ti-iks beş-bin-altmış modelleri için ciddi fiyat artışları konusunda kullanıcıları şimdiden uyarmaya başladı. Hatta bazı özel modellerin tedarik zincirindeki aksamalar nedeniyle bir süre piyasada bulunamayabileceği belirtiliyor. Bu durum, yeni nesil ekran kartlarına geçiş yapmayı planlayan kullanıcılar için hem bütçe hem de stok bulma açısından zorlu bir dönemin kapıda olduğunu bizlere gösteriyor.Gelişmeler bu şekildeydi, bir sonraki bölümde görüşmek üzere hoşçakalın.
Merhaba Teknoloji Meraklıları, bugün teknoloji dünyasını derinden sarsacak bir gelişmeyi konuşuyoruz. Sosyal medya devi Meta ve popüler mesajlaşma uygulaması WhatsApp, kullanıcı gizliliği konusunda çok ciddi suçlamalarla karşı karşıya kaldı. Yeni açılan bir dava, WhatsApp’ın yıllardır reklamını yaptığı ve mesajların sadece gönderici ile alıcı arasında kaldığını savunduğu end-tu-end yani uçtan uca şifreleme sisteminin aslında bir göz boyamadan ibaret olduğunu iddia ediyor. İddialara göre şirket, kullanıcıların özel iletişimlerinin neredeyse tamamını saklıyor, analiz ediyor ve bu verilere dilediği zaman erişim sağlayabiliyor. Bu durum aslında teknoloji dünyası için yeni bir tartışma değil çünkü Meta’nın veri gizliliği konusundaki geçmişi pek çok büyük skandalla dolu. Ancak bu seferki iddia, milyarlarca insanın en mahrem konuşmalarını emanet ettiği bir platformun temel güvenilirliğini doğrudan hedef alıyor. Eğer bu iddialar mahkeme sürecinde doğrulanırsa, teknoloji sektöründe güven tazeleme süreci çok daha sancılı bir hal alacak ve dijital gizlilik kavramı iki-bin-yirmi-beş yılı ve sonrasında tamamen yeniden tanımlanmak zorunda kalacak. Özellikle ey-ay yani yapay zeka teknolojilerinin hızla gelişmesiyle birlikte, bu tür devasa verilerin analiz edilmesi şirketler için paha biçilemez bir ticari kaynak oluşturuyor. Gelecekte bu davanın sonucuna bağlı olarak, mesajlaşma uygulamalarının çalışma mantığında köklü değişiklikler görebiliriz ve kullanıcıların daha şeffaf, bağımsız denetimlerden geçen platformlara yönelmesi kaçınılmaz bir hal alabilir. Sektörel olarak bu durum, teknoloji devlerinin üzerindeki yasal baskıyı artırırken, kullanıcı gizliliğinin sadece bir pazarlama stratejisi mi yoksa gerçek bir hak mı olduğunu hepimize yeniden sorgulatacak. Gelişmeler bu şekildeydi, bir sonraki bölümde görüşmek üzere hoşçakalın.
Merhaba Teknoloji Meraklıları, Bugün sizlere teknoloji dünyasında son zamanlarda büyük ilgi gören, adını sıkça duyduğumuz kı-lavd-bot hakkında konuşacağız. Peki, nedir bu kı-lavd-bot ve neden herkes birdenbire onu konuşmaya başladı? kı-lavd-bot, aslında bir masaüstü Yapay Zeka asistanı olarak tanımlanabilir. Onu, büyük dil modellerinin fiziksel bir dışa vurumu gibi düşünebilirsiniz. Yani, bulut tabanlı sistemlere bağımlı kalmadan, güçlü bir Yapay Zeka modelini kendi bilgisayarınızda, yerel olarak çalıştırmanızı sağlayan bir donanım ve yazılım kombinasyonu. Düşünün ki, tüm Yapay Zeka işlemlerinizi internet bağlantısı olmadan, kendi cihazınızda, verilerinizin gizliliğini koruyarak yapabiliyorsunuz. İşte kı-lavd-bot tam da bu vaadi gerçekleştiriyor. Peki ne işe yarar? Kişisel yapay zekanıza komutları Whatsapp veya telegram üzerinden iletiyorsunuz, Mek üzerinde tam kontrole sahip olan yapay zeka, sizin için dosyaları düzenlemekten, yeni dosyalar oluşturmaya hatta yazılım geliştirmeye kadar her şeyi, bulut işlem gücüne ihtiyaç duymadan direkt bilgisayarınızın içinde çözümleyebiliyor. kı-lavd-bot sayesinde metin özetlemelerinden kod yazımına, içerik oluşturmadan sorularınıza yanıt vermeye kadar pek çok farklı Yapay Zeka görevini doğrudan masaüstünüzden gerçekleştirebilirsiniz. Bu, sadece gizlilik ve güvenlik açısından değil, aynı zamanda hız ve maliyet avantajları açısından da büyük bir fark yaratıyor. Bulut hizmetlerine sürekli para ödemek yerine, bir kere yatırım yaparak Yapay Zeka gücünü elinizin altına alıyorsunuz. Gelelim en merak edilen sorulardan birine: Neden bir mek mini kullanılıyor? kı-lavd-bot için özellikle bir mek Mini tercih edilmesinin birkaç önemli nedeni var. Öncelikle, mek Mini'nin içinde bulunan güçlü em-dört pro çip, büyük dil modellerini yerel olarak çalıştırmak için inanılmaz bir performans sunuyor. Bu çipin yuni-fayd memori yani birleşik bellek mimarisi ve nöral-encin yani sinirsel motoru, bu tür yoğun hesaplama gerektiren görevler için biçilmiş kaftan. Ayrıca, kompakt boyutu ve enerji verimliliği, onu bir masaüstü çözümü olarak ideal kılıyor. Kısacası, hem güçlü hem de verimli bir donanım arayışında mek Mini öne çıkıyor. Bu gelişme, Yapay Zeka dünyasında önemli bir değişimin habercisi olabilir. Geçmişte çoğunlukla bulut sunucularına bağımlı olan Yapay Zeka gücünün, artık yerel cihazlara kaydığını, böylece çok daha fazla insanın Yapay Zeka teknolojilerine doğrudan ve güvenli bir şekilde erişebildiğini görebiliriz. Bu durum, kişisel gizliliğin artması, internet bağlantısı bağımlılığının azalması ve yeni nesil masaüstü uygulamalarının önünü açması anlamına geliyor. Evet, gelişmeler bu şekildeydi, bir sonraki bölümde görüşmek üzere hoşçakalın.
Merhaba Teknoloji Meraklıları, Gündemdeki en yeni teknoloji gelişmelerini sizler için derledik. Dün yayınlanan bir habere göre, ey-em-di'nin ses ikibinyirmialtı'da tanıttığı yeni Rayzın yedi, dokuz-bin-sekiz-yüz-elli-iks-tiri-di işlemcisi, rem krizi döneminde bilgisayar toplamak isteyenlere büyük bir kolaylık sunabilir. Bu işlemci, önceki nesil Rayzın yedi, dokuz-bin-sekiz-yüz-iks-tiri-di'ye göre yüzde yedi daha fazla performans sunarken, yüksek hızlı di-di-er beş rem'e olan ihtiyacı neredeyse ortadan kaldırıyor. Ucuz ve pahalı rem arasındaki performans farkını yüzde bire kadar düşürerek, kullanıcıların yüzlerce dolar tasarruf etmesini sağlayabilir. Ancak, bu olumlu gelişmenin hemen ardından, ekran kartı tarafında pek de sevindirici olmayan bir haber geldi. Zotak firmasının, ci-pi-yu siparişlerini iptal ettiği ve em-es-er-pi fiyatlarını iki yüz dolar veya daha fazla artırdığı bildiriliyor. Şirket bu durumu 'sistem hatasına' bağlasa da, ar-te-iks elli-doksan gibi modellerde beş-yüz dolara varan fiyat artışları yaşandığı iddia ediliyor. Bu gelişmeler ışığında, donanım pazarındaki dalgalanmaların devam ettiğini görüyoruz. Bir yandan ey-em-di gibi firmalar maliyetleri düşürmeye yönelik çözümler sunarken, diğer yandan Zotak gibi üreticilerin fiyat politikaları tüketicilerin cüzdanlarını zorlayabilir. Bu durum, özellikle yeni bir sistem kurmayı düşünenler için bütçe planlamasını daha da önemli hale getiriyor. Mobil çip dünyasında ise Samsung'un Eksinos iki-bin-altı-yüz yongası, benchmark testlerinde kıvalkom'un Sınapdiregın sekiz-elayt cen-beş çipine kıyasla dikkat çekici bir tutarlılık sergiliyor. Bu tutarlılık, Samsung'un mobil işlemci pazarında elini güçlendirecek önemli bir avantaj olarak öne çıkıyor. Apple, em-dört Maks işlemcisiyle oyun dünyasında da iddialı olduğunu gösteriyor. Pragmatı demosunu bin-seksen-pe çözünürlükte, hiçbir yükseltme veya kare üretimi kullanmadan, tüm ayarlar en yüksekteyken yüze yakın ef-pi-es ile çalıştırabilmesi, Apple'ın oyun performansındaki yeteneğini gözler önüne seriyor. Öte yandan, Mak Mini'lerin hızla tükenmesi ve Klavdbot'un En-vidia'nın küda ekosistemindeki üstünlüğünü sarsması da dikkat çekici. Apple'ın ekosistemi genellikle çok beğenilse de, küda gibi paralel işlem kaynaklarıyla sorunsuz entegrasyon eksikliği bazen eleştiriliyordu. Açık kaynak, ücretsiz olarak sunulan Klavdbot yapay zeka asistanının bu alandaki etkisi, yapay zeka ve paralel işlemleme dünyasında yeni bir rekabet kapısını aralayabilir ve Apple'ın bu alandaki konumunu güçlendirebilir. em-dört işlemcilerin yapay zeka performansı ve güç tüketim dengesi Klavdbot kullanıcılarını çok etkilemiş durumda. Bir çok noktada Mak Mini stoklarının tükendiği aktarılırken, sosyal medya üzerinde de birbiri ardına gelen paylaşımlar talebin artarak devam edeceğini gösteriyor. Apple'ın hem oyun performansındaki artışı hem de yapay zeka alanındaki bu hareketlilik, şirketin sadece tüketici elektroniğinde değil, aynı zamanda yüksek performanslı hesaplama ve yapay zeka çözümlerinde de iddialı bir oyuncu olma yolunda ilerlediğini gösteriyor. Gelişmeler bu şekildeydi, bir sonraki bölümde görüşmek üzere hoşçakalın.
Merhaba Teknoloji Meraklıları, Son günlerde yapay zeka dünyasında dikkat çeken gelişmeler yaşandı. Amerika Birleşik Devletleri Kongresi, yapay zeka çip ihracatı üzerinde daha fazla söz sahibi olmak istiyor. Yeni önerilen Ey-ay Overvoç Ek-t adlı yasa tasarısı, yüksek performanslı yapay zeka çiplerinin düşman ülkelere ihracatında son kararı Kongre'ye devretmeyi amaçlıyor. Bu, Beyaz Saray'ın mevcut kısıtlamalarına ek olarak, ihracatçılardan yüzde-yirmi-beş gibi bir ücret alınmasını da içeriyor. Bu durum, Çin'deki teknoloji şirketlerini zor durumda bırakıyor. En-vid-ya'nın en yeni ve güçlü yapay zeka çipi olan haş-iki-yüz'ün Çin'e girişi engellendiği için, Çinli şirketler bu çipler için kara borsaya yönelmeyi ya da daha az güçlü, yerli üretim çiplerle yetinmeyi düşünüyor. Sınırda bekletilen haş-iki-yüz cipleri olduğu da gelen haberler arasında. Tüm bu gerilime rağmen, En-vid-ya'nın si-i-o'su Censen Hu-ang, Çin'i ziyaret etmeye hazırlanıyor. Bu ziyaret, şirketin Çin pazarına yeniden erişim çabalarının bir parçası olarak görülüyor. Görünen o ki, çip savaşları tüm hızıyla sürerken, En-vid-ya gibi şirketler bu zorlu dengeyi korumaya çalışıyor. Bu kısıtlamalar, yapay zeka teknolojilerinin gelişim hızını ve maliyetini doğrudan etkileyerek, hepimizin kullandığı yapay zeka destekli servislerin geleceğini şekillendirebilir. Diğer yandan, yapay zekanın hayatımıza etkileri sadece çiplerle sınırlı değil. En-vid-ya'nın si-i-o'su Censen Hu-ang, yapay zekanın bazı "beyaz yakalı" işleri ortadan kaldırabileceğini kabul etse de, bunun aynı zamanda inşaat işçileri, elektrikçiler ve tesisatçılar gibi "mavi yakalı" işler için de büyük bir talep yaratacağını belirtiyor. Çünkü yapay zeka altyapısı, insanlık tarihindeki en büyük fiziksel yapılaşmalardan birini gerektiriyor. Bu devasa altyapı ihtiyacının bir örneğini de Elon Mask'ın iks-ey-ay şirketinin Kolosıs-iki veri merkezi üzerinden görüyoruz. Mask'ın bir-giga-vat kapasiteye ulaştığı iddiasına rağmen, Epok Ey-ay araştırmacılarının yayınladığı uydu görüntüleri şu an için sadece üç-yüz-elli mega-vat soğutma kapasitesi olduğunu gösteriyor. Bu da, beş-yüz-elli-bin En-vid-ya Blek-vel yapay zeka hızlandırıcısını tam güçte çalıştırmak için yeterli değil. Yani, yapay zeka denince akla sadece yazılımlar gelmesin; bu teknolojinin arkasında devasa bir fiziksel dünya, enerji tüketimi ve insan emeği var. Bu durum, gelecekte enerji altyapılarımızın ne kadar değişeceğini ve hangi yeni iş kollarının ortaya çıkacağını gösteriyor. Gelişmeler bu şekildeydi, bir sonraki bölümde görüşmek üzere hoşçakalın.
Merhaba teknoloji ve oyun meraklıları. Oyun dünyasından gelişmeleri sizler için derledim. Gördüğüm kadarıyla, oyun geliştirme süreçleri ve bu süreçlerdeki teknoloji kullanımı, sektörün gündemini oldukça meşgul ediyor. İlk olarak, Remedy adlı oyun şirketinin meşhur Alan Veyk iki oyununun çıkışıyla ilgili dikkat çekici bir açıklamasını ele alalım. Şirket, E-pik Geyms ile yaptıkları anlaşmayı savunarak, bu anlaşma olmasaydı Alan Veyk iki diye bir oyunun var olamayacağını söyledi. Bu durum bize gösteriyor ki, günümüz oyun dünyasında büyük ve iddialı yapımların hayata geçmesi için finansal destek kritik önem taşıyor. Bazen bu destek, bir platforma özel olma gibi şartlarla gelebiliyor. Yani, sevdiğimiz oyunların arkasında, bizim görmediğimiz böyle büyük iş anlaşmaları ve finansal riskler yatıyor. Bu, oyun yapımcıları için bir denge meselesi; hem yaratıcılıklarını konuşturmak hem de projenin finansal sürdürülebilirliğini sağlamak zorundalar. Bu konuya paralel olarak, Embark Stüdyosunun Ark Reydırs oyunu için yayımladığı yol haritası ve Yubi-soft'un Beyond Gud end Evil iki oyununun hâlâ geliştirme aşamasında olduğunu açıklaması da oyun geliştirmenin farklı yüzlerini gösteriyor. Ark Reydırs gibi yeni bir oyun, oyuncuların ilgisini canlı tutmak için sürekli güncellemeler ve yenilikler vaat ederken, Beyond Gud end Evil iki gibi bazı oyunlar yıllarca süren zorlu bir geliştirme sürecinden geçebiliyor. Bu da bize, bir oyunun raflara gelmesinin ne kadar uzun ve karmaşık bir süreç olduğunu hatırlatıyor. Bazen bir oyun, birçok kez baştan aşağı değişebiliyor, hatta şirketlerin yeniden yapılanma süreçlerinden bile sağ çıkabiliyor. Bir diğer önemli başlık ise teknolojinin yaratıcılıkla ilişkisi üzerine. Popüler Fortnite oyununun geliştiricilerinden biri, bir yönetmenin un-re-ıl Engine oyun motorunu kötü sinema görselleri için suçlamasına karşı çıktı. Geliştirici, "Ustalık sanatkârlardan gelir, yazılımdan değil" diyerek, en iyi teknolojiye sahip olsanız bile, onu kullanacak yetenekli insanların önemini vurguladı. Bu tartışma, sadece oyun dünyası için değil, film gibi diğer yaratıcı sektörler için de geçerli. Bir araç ne kadar gelişmiş olursa olsun, onu kullanan kişinin vizyonu ve yeteneği olmadan tek başına harikalar yaratamaz. Bu durum, teknolojiyi hayatımıza entegre ederken, insan faktörünün ve sanatsal bakış açısının ne kadar değerli olduğunu bize bir kez daha hatırlatıyor. Son olarak, Nintendo'nun Süper Mario Galaksi filmi hakkında bir Nintendo Dayrekt etkinliği düzenleyeceğini duyurması, oyunların sadece oyun olarak kalmadığını, aynı zamanda kültürel bir fenomen haline geldiğini gösteriyor. Sevilen oyun karakterleri ve hikayeleri, sinema gibi farklı medya dallarına taşınarak daha geniş kitlelere ulaşıyor. Bu da oyunların, hayatımızdaki eğlence anlayışını nasıl şekillendirdiğinin ve gelecekte de bu etkiyi sürdürmeye devam edeceğinin bir kanıtı. Gördüğümüz gibi, oyun dünyası hem teknolojik gelişmelerle hem de yaratıcı süreçlerle sürekli bir değişim ve gelişim içinde. Bu gelişmeler, oyunları oynayan bizleri doğrudan etkiliyor; daha iyi grafikler, daha sürükleyici hikayeler ve farklı eğlence deneyimleri sunuyor.
Intel'de neler oluyor?

Intel'de neler oluyor?

2026-01-24--:--

Merhaba Teknoloji Meraklıları, Bugün sizlerle Intel'in son dönemdeki haberlerini ve bunların bizim hayatımıza nasıl yansıyabileceğini konuşacağız. Gelen haberlere göre, Intel geçtiğimiz yıl mali açıdan zorlu bir dönem geçirse de, bazı olumlu işaretler de var. Şirketin hisseleri düşmüş olsa da, iki-bin-yirmi-beş yılını üç-yüz milyon dolar gibi bir zararla kapattı. Bu, iki-bin-yirmi-dört'teki on-sekiz nokta sekiz milyar dolarlık devasa zarara kıyasla aslında önemli bir iyileşme. Yani, hâlâ zarar etseler de, kan kaybı durma noktasına gelmiş gibi görünüyor. Peki, bu iyileşmenin arkasında ne var? En büyük etken, Yapay Zeka teknolojilerine olan müthiş talep. Intel, dördüncü çeyrekte beklenenin üzerinde gelir elde ettiğini söylüyor ve bunun ana nedeni, Yapay Zeka altyapısı için gerekli çiplerin çok rağbet görmesi. Yani, Yapay Zeka dünyayı kasıp kavururken, Intel de bu büyük pastadan payını almaya çalışıyor. Bu durum, gelecekte daha akıllı telefonlar, daha yetenekli Yapay Zeka asistanları ve hatta kendi kendine giden arabalar gibi teknolojik yeniliklerin daha hızlı hayatımıza girebileceği anlamına geliyor. Ancak her şey güllük gülistanlık değil. Şirket, iki-bin-on yılından bu yana en düşük yıllık gelirini elde etmiş ve üretim tesisleri, yani "foundry" işi hâlâ zarar ediyor. Intel, sadece kendi çiplerini üretmekle kalmayıp, diğer şirketler için de çip üretmek istiyor. Bu, teknoloji dünyasında çok önemli bir hamle çünkü çip üretimi çok pahalı ve zorlu bir iş. Eğer Intel bu alanda başarılı olursa, Samsung ve Tayvanlı Tiy-eS-eM-Siy gibi devlere rakip olabilir. Bu da, çip üretiminde daha fazla rekabet ve dolayısıyla bizim kullandığımız elektronik cihazların daha uygun fiyatlı, daha çeşitli ve daha yenilikçi olmasını sağlayabilir. Bu yeni üretim süreçlerinden biri olan on-dört-a teknolojisi için Intel'in iki potansiyel müşterisi test çiplerini inceliyor. Henüz kesin bir anlaşma olmasa da, müşterilerin geri bildirimleri olumlu. Eğer bu müşteriler Intel ile anlaşırsa, şirketin üretim tesisleri işi için büyük bir adım olacak. Tedarik zincirindeki sıkıntılar da iki-bin-yirmi-altı'nın ikinci çeyreğinde hafiflemeye başlayacak gibi görünüyor. Bu da, özellikle bilgisayar ve diğer elektronik cihazlara ulaşmanın daha kolay ve belki de daha ucuz hale gelebileceği anlamına gelebilir. Kısacası, Intel zorlu bir yolda ilerliyor ama Yapay Zeka rüzgarını arkasına alarak ve yeni üretim teknolojilerine yatırım yaparak geleceğe umutla bakmaya çalışıyor. Bu gelişmeler, en nihayetinde daha güçlü, daha verimli ve daha akıllı teknolojik ürünlerin kapısını aralayacak.
Merhaba teknoloji meraklıları! Bugün size teknoloji dünyasını ve hepimizin dijital yaşamını etkileyen önemli bir konudan bahsedeceğim: bellek kıtlığı. Son zamanlarda gelen haberlere göre, bu kıtlık yüzünden fiyatlar adeta tavan yapmış durumda ve bu durum, Yapay Zeka'nın yükselişiyle daha da karmaşık bir hal alıyor. Şu anda es-es-di adı verilen hızlı depolama birimleri, geleneksel haç-di-di'lere göre tam on altı kat daha pahalı hale gelmiş durumda. Bunun temel nedeni, Yapay Zeka teknolojilerinin artan depolama ihtiyacı ve buna bağlı olarak ne-en-de flaş belleklerde yaşanan tedarik sıkıntısı. Mesela, sadece geçtiğimiz yılın ikinci çeyreği ile bu yılın birinci çeyreği arasında, otuz terabaytlık kurumsal bir ti-el-si es-es-di'nin fiyatı yüzde-iki-yüz-elli-yedi oranında artmış. Bu, üç bin altmış iki dolarlık bir ürünün neredeyse on bir bin dolara çıkması demek. Haç-di-di fiyatları da artmış ama sadece yüzde-otuz-beş gibi daha makul bir oranda. Bu yüzden, büyük veri merkezleri artık sadece es-es-di kullanmak yerine, hem es-es-di hem de haç-di-di'leri bir arada kullanarak daha uygun maliyetli ve istikrarlı çözümler arıyorlar. Bu durum, kullandığımız bulut servislerinden online oyunlara, hatta depolama hizmetlerine kadar birçok şeyin maliyetine yansıyabilir. Bellek kıtlığı sadece depolama birimlerini değil, ekran kartlarını da etkiliyor. Özellikle de-rem belleklerdeki sıkıntı, en iyi ekran kartlarının fiyatlarını yükseltirken, dolandırıcılar için de adeta bir fırsat kapısı açmış. Çin'den gelen haberlere göre, ikinci el piyasada en-vidia ci-fors er-ti-iks kırk serisi ekran kartı diye sahte ürünler satılıyor. Örneğin, alıcıya er-ti-iks kırk-seksen diye tanıtılan bir kartın aslında er-ti-iks otuz-altmış mobil çip ve sahte vi-rem içerdiği ortaya çıkmış. Bu durum, özellikle yüksek performanslı ekran kartı arayan oyuncuların ve profesyonellerin dikkatli olması gerektiğini gösteriyor. İkinci el alımlarda çok uyanık olmak ve güvenilir kaynaklardan alışveriş yapmak hayati önem taşıyor. Peki, şirketler bu duruma nasıl yaklaşıyor? Bellek sıkıntısı ve tedarik zinciri sorunları o kadar ciddi ki, şirketler si-i-o'lar ve satın alma uzmanları gibi en üst düzey yöneticilerini yurt dışına göndererek küresel çapta toplantılar yapıyorlar. Amaçları, tedarik zincirindeki aksaklıkları gidermek ve üretimi pürüzsüz hale getirmek. Bu da bize, sektörün bu sorunları çok ciddiye aldığını ve çözüm bulmak için yoğun çaba harcadığını gösteriyor. Tüm bu fiyat artışı söylentilerinin arasında, Samsung'dan da önemli bir açıklama geldi. Şirket, bellek ürünlerinde yüzde-seksen gibi astronomik bir fiyat artışı yapılacağı iddialarını yalanladı. Piyasalarda hızla yayılan bu söylentinin tamamen uydurma olduğunu belirttiler. Evet, Samsung da dahil olmak üzere tüm yarı iletken üreticileri, tedarik azaldığı için fiyatları artırmaya başlıyor, ancak yüzde-seksen gibi tek taraflı bir zam planlarının olmadığını açıkladılar. Bu haber, piyasada oluşabilecek panik havasını bir nebze olsun dağıtabilir ve biz tüketiciler için biraz nefes aldırıcı olabilir. Yine de fiyat artışlarının kaçınılmaz olduğunu unutmamak gerekiyor. Özetle, Yapay Zeka'nın yükselişiyle artan bellek talebi, teknoloji dünyasında büyük bir kıtlığa ve fiyat artışlarına yol açıyor. Bu durum, hem depolama birimlerinin hem de ekran kartlarının maliyetini etkiliyor, hatta sahtecilik riskini bile beraberinde getiriyor. Şirketler bu sorunları çözmek için yoğun çaba harcıyor ve Samsung gibi büyük oyuncular da piyasayı sakinleştirmeye çalışıyor. Bizim içinse bu, teknolojiye erişimin daha pahalı hale gelebileceği ve alışveriş yaparken her zamankinden daha dikkatli olmamız gerektiği anlamına geliy...
Comments 
loading