Herkese Sanat

<p>Resimden anlar mısınız?<br />Güncel sanat hakkında ne düşünüyorsunuz?<br />Çağdaş dansı sever misiniz?<br />Heykel ve resimde beğendiğiniz sanatçılar hangileri?</p><p>Güncel sanat, çağdaş sanat, modern sanat!? Farkı ne?<br />Klasik müzikte en sevdiğiniz eser hangisi? Onu neden seviyorsunuz?<br />...<br />Bu sorulardan kaçıyor, seyirci olmaya bile korkuyor musunuz?<br />NTVRadyo'da sizi uzak durduğunuz, anlayamayacağınızı sandığınız bu sanat dallarıyla tanışmaya ve seyircisi olmaya davet ediyoruz.<br />İlk gösterime uzman, sanatçı, sanat eleştirmeni ve deneyimli izleyicilerle birlikte katılıyoruz.<br />Onların rehberliğinde seyirci olmayı öğreniyoruz.<br />Çünkü sevmek için önce tanışmak gerekir.<br />"Anlamak" ise, size kalmış! Bir şablonu yok. Herkes kendisine göre bir şey anlar.</p><p>...<br />Nacide Berber her bölümde, bir sanat dalını ya da sanat eserini bilenlere soruyor.</p><p>NTVRadyo prodüktörü Cengiz Saral o kaydı yayına hazırlıyor.</p><p> </p><p>Radyo yayınında kaçıranlar ve tekrar dinlemek isteyenler için her bölümün ses kaydı bu sayfada ve podcast platformlarında.</p>

64.Bölüm - Çoksesli koroyla tanışın

#HerkeseSanat🎼Koro müziği, çoksesli koro ne demek? İnsan sesi orkestrası mı? Acapella'dan farkı ne?Devlet Çoksesli Korosu daimi şefi Burak Onur Erdem, dinleyicileri çoksesli koroyla tanıştırıyor. ..."Her notanın bir frekansı vardır. La notası 440 hertz gibi. Bu sesler, birbirlerinin içine otururlar. 440'la 220 hertz, birbirinin katı ya, çok güzel oturur. Ses, perdesiz bir enstrüman. Piyano gibi, tuşuna basınca do çıkmıyor. Biz o do'yu, zihnimizle üretip, yaratıp buluyoruz. O açıdan da dinlemek önemli. Ben sizin çıkardığınız sesi referans alarak söylemeliyim. Yani kendi lafımı, boşlukta ortaya koyamam. Yani koro müziğinde diyalog var. Aynı anda, birçok diyalog, dinamik var. İngiltere'de yapılan bir araştırmada şu çıkıyor; Koroda söyleyenlerin, belli bir süre sonra kalpleri aynı anda atmaya başlıyor." BÖLÜMDE ÇALINAN ESERErdem'in çoksesli koroyla yeni tanışan dinleyicilere önerdiği eser Estonyalı besteci Arvo Pärt'in İstanbul için yazdığı "Adam's Lament" - "Adem'in Yakarışı". Özellikle, Letonya Radyo Korosu'ndan Grammy Ödüllü bir kaydın dinlenmesini önerdi. NEDEN BURAK ONUR ERDEM?Dr. Burak Onur Erdem, Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünü yüksek onur derecesi ve Rektörlük Ödülü ile tamamladıktan sonra, müzik yüksek lisansı ve doktorasını, müzik teorisi ve şeflik alanlarında İTÜ Müzik İleri Araştırmalar Merkezi’nde tamamladı. Ardından Graz Sanat Üniversitesi’nde Prof. Johannes Prinz ile lisansüstü şeflik çalışmalarını sürdürdü.Şeflik eğitimini, dünyanın önde gelen şeflerin ustalık sınıflarında geliştirdi. Öğrencilik yıllarından bu yana dünyanın dört bir yanında konserler verdi, ödüller, uluslararası dereceler kazandı.Devlet Çoksesli Korosu’nun daimi şefi olarak çok sayıda yeni koro eserinin prömiyerini gerçekleştirdi. Ankara’da düzenlenen Walter Strauss Koro Şefliği Ustalık Sınıfı’nın kurucularından olan Erdem, aynı zamanda Bilkent Üniversitesi’nde koro şefliği yüksek lisans alanını kurdu ve burada koro şefliği dersleri veriyor. Ayrıca İrlanda Koro Okulu ve İtalya Koro Akademisi gibi kurumlarda uluslararası şeflik eğitimleri verdi.Avrupa Koro Federasyonu’na yönetim kurulu üyesi olarak seçilen ilk Türk olan ve başkan yardımcılığı görevini yürüten Erdem, halen Dünya Koro Federasyonu’nun (IFCM) başkan yardımcısı. NEDEN HERKESE SANAT?Uzak durduğumuz sanat dallarıyla tanışıyor, o sanat  dalının  seyircisi  olmayı  öğreniyoruz.  Çünkü  anlamak  için  tanışmak gerekir. Nacide Berber’in hazırladığı program cumartesi 12.30, pazar 18.30’da NTVRadyo’da.  Herkese Sanat programı kayıtları, radyoda yayınlandıktan sonra ntvradyo.com.tr adresinde ve podcast platformlarında.   #ntvradyo #herkesesanat #çokseslikoro 

11-29
24:22

63.Bölüm - Vivaldi ve Dört Mevsim'le tanışıyoruz

#HerkeseSanat🎻Bugün Vivaldi ve Dört Mevsim'le tanışıyoruz. Kuşağının önde gelen orkestra şeflerinden Orhun Orhon'un anlattıklarına, Dört Mevsim eşlik ediyor. NEDEN ORHUN ORHON?Kuşağının önde gelen orkestra şeflerinden olan Orhon, dönem ve stil özelliklerine sadık yorumları, çağdaş Türk Bestecileri yorumları ve kayıtları ile beğeni topladı.Dünya Gençlik Orkestrası, Türk - Yunan Gençlik Orkestrası, Ulusal Gençlik Senfoni Orkestrası gibi ulusal ve uluslararası topluluklarda da etkin rol üstlendi, dünya çapında ödüller aldı.Öğrencileriyle kurduğu Ankara Gençlik Senfoni Orkestrası yanında, İstanbul merkezli Hezarfen Topluluğu’nun ve NK Ensemble’ın sürekli konuk şefi.Başkent Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda öğretim üyesi olarak çalışmakta olan Orhon, halen Orkestra Akademik Başkent’in birinci şefi.  NEDEN HERKESE SANAT?Uzak durduğumuz sanat dallarıyla tanışıyor, o sanat dalının seyircisi olmayı öğreniyoruz. Çünkü anlamak için tanışmak gerekir.   Nacide Berber’in hazırladığı program cumartesi 12.30, pazar 18.30’da NTVRadyo’da.   Herkese Sanat programı kayıtları, radyoda yayınlandıktan sonra ntvradyo.com.tr adresinde ve podcast platformlarında.   #ntvradyo #herkesesanat #vivaldi #dörtmevsim  

11-22
27:29

62.Bölüm - Dali'yi gerçekten anlamak zor mu?

#HerkeseSanat Zaman eriyor, nesneler bükülüyor, formlar değişiyor. Lale Müzesi sanat yönetmeni, halen devam eden Dali ve Matisse sergilerinin yardımcı küratörü Ece Yıldırımlı, Salvador Dali'nin hikayesini anlatıyor. Programda Dali’nin: Çocukluk travmaları ve kimlik arayışı, Sürrealizme uzanan içsel dönüşümü, Freud hayranlığı ve rüyaların dili, Gala ile karmaşık ama yaratıcı ortaklığı, Picasso ile rekabet ve hayranlık dolu ilişkisi, “Belleğin Azmi” gibi ikonlaşmış eserlerinin arka planı gibi pek çok detayını öğreniyoruz. NEDEN HERKESE SANAT? Uzak durduğumuz sanat dallarıyla tanışıyor, o sanat dalının seyircisi olmayı öğreniyoruz. Çünkü anlamak için tanışmak gerekir. Nacide Berber’in hazırladığı program cumartesi 12.30, pazar 18.30’da NTVRadyo’da. Herkese Sanat programı kayıtları, radyoda yayınlandıktan sonra ntvradyo.com.tr adresinde ve podcast platformlarında. #ntvradyo #herkesesanat

11-15
14:28

61.Bölüm - Kaç müzisyen bunu bilir?

#HerkeseSanat 🎵🎶  Türk müziğinde nihavent, hicaz ya da saba makamı yaygın ama bugün eser verilmiş 200 – 300 makamdan kaçı, kaç müzisyende tınlar? Kaç müzisyen, duyduğu anda makamı tanır? Peki dinleyici nasıl tanıyacak? Gönül Paçacı makamları anlatıyor.     Bu bölümde çalınan müzikler:  Tanburi Cemil Bey’den Kürdilihicazkâr Peşrev  Kürdilihicazkâr makamında Rahmi Bey’den Alaaddin Yavaşça söylüyor:  Ey mutrib-i zevk âşina  Bir şarkı yaptım ben sana  Raftâr-ı tarz-ı nev-edâ  Çal söyle eğlen daima.    NEDEN GÖNÜL PAÇACI?  Gönül Paçacı Tunçay, Türk müziği ses sanatçısı ve besteci. 1983 yılından bu yana kadrolu ses sanatçısı olduğu İstanbul Belediye Konservatuarı Türk Musikisi İcra Heyeti'nin şefi. İstanbul Üniversitesi'nin Müzikoloji Bölümüne bağlı "Osmanlı Dönemi Karşılaştırmalı Müzik Lisans Programı" ve "Osmanlı Dönemi Müziği Uygulama ve Araştırma Merkezi"nin kurucusu ve müdürü.      NEDEN HERKESE SANAT?  Uzak durduğumuz sanat dallarıyla tanışıyor, o sanat dalının seyircisi olmayı öğreniyoruz. Çünkü anlamak için tanışmak gerekir.    Nacide Berber’in hazırladığı program cumartesi 12.30, pazar 18.30’da NTVRadyo’da.    Herkese Sanat programı kayıtları, radyoda yayınlandıktan sonra ntvradyo.com.tr adresinde ve podcast platformlarında.    #ntvradyo #herkesesanat #türkmüziği #kürdilihicazkar #hicaz #tanburicemilbey #peşrev 

11-08
20:48

60.Bölüm - Sanatla diyalog kuruyoruz

Sanata neden ihtiyacımız var? Bir resmi neden sever ya da sevmeyiz? Sanatla bağlantıyı, "kendini keşfetme ve anlam bulma arayışı" olarak niteleyen sanatçı Aylin Zaptçıoğlu sanatla diyalog kurmanın yolunu anlatıyor.   NEDEN AYLİN ZAPTÇIOĞLU? Aylin Zaptçıoğlu, 2008 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü'nden mezun oldu. İstanbul’da yaşayan ve üreten sanatçı 2011 yılından bu yana çeşitli galerilerde sergiler açtı ve karma sergilere katıldı. Sanat pratiğinin merkezinde insanın iç benliğini gözlemleyen Aylin doğanın değişen dengelerini, insanın ruhsal derinliklerinin bir temsili olarak kullanıyor. Tuval üzerine yağlıboya ve gravürün yanı sıra, sanatçı çeşitli malzemeler kullanarak üç boyutlu işler de üretmekte. Çağrışımlarla başlayan çalışma sürecinde bazen gerçekçi, bazen doğaüstü kompozisyonları görülebilir.    NEDEN HERKESE SANAT?  Uzak durduğumuz sanat dallarıyla tanışıyor, o sanat dalının seyircisi olmayı öğreniyoruz. Çünkü anlamak için tanışmak gerekir.   Nacide Berber’in hazırladığı program cumartesi 12.30, pazar 18.30’da NTVRadyo’da.   Herkese Sanat programı kayıtları, radyoda yayınlandıktan sonra ntvradyo.com.tr adresinde ve podcast platformlarında.   #ntvradyo #herkesesanat

10-25
13:49

59.Bölüm - Sokak sanatı ve Banksy'le tanışın!

#HerkeseSanat   Sokak, iktidarla halk arasında bir geçit, bir tür toplumsal tiyatro mekanı, halkın kendini ifade ettiği yer. Sokak sanatı da demokratik, halkın gündelik hayatına karışan, mizahı da öfkeyi de barındıran evrensel bir dil.   Bugün Pompei duvarlarından 1970’lerde sprey boyanın çıkmasına, sonra tüm dünyada yayılmasına ve günümüzdeki durumuna, sokak sanatıyla, örnekler ve öncüleriyle ve Banksy’le tanışıyoruz.   Birazdan NTVRadyo’da. Buradan dinlemek için link bio’da.    NEDEN BANKSY?  İngiltere’den asıl kimliği halen bilinmeyen Banksy, anonim ve güçlü politik bir dil kuruyor ve halen de devam ediyor. Kimliğini gizlemesi, politik bir tercih. “Sanatçı olarak değil, fikir olarak var olmayı seçiyorum” diyor.   Eserlerinin ortak noktasında öfke, savaş-militarizm, öfke ve umut teması var. “Kamusal alanın şairi” deniyor, onun için. Duvarları sadece boyamıyor, konuşan tuvallere dönüştürüyor. Londra’dan Kudüs’e sokaklarda yazdıkları, çizdikleri “şehir şiiri” haline geliyor.   “Balonlu Kız” eseri 1.4 milyon dolara satılıyor ve satıldıktan saniyeler sonra, tablo kendi kendini parçalıyor.  2015 yılında Dismaland adlı anti-eğlence parkı kurdu. Disneyland’ın karanlık bir parodisi.  Çok etkileyici bir işi; 700 km uzunluğunda, 8 m yüksekliğinde Batı Şeria sınır duvarına yapmış olduğu 9 duvar resmi ve grafitiler. “Duvarın içinde açılan pencereler” deniyor. “Duvarın delindiği yer” adlı eserinde, delikten mavi gökyüzü ve deniz görünüyor. Bu görüntü tabii ki gerçek değil, ama umut var.   NEDEN SEDA YAVUZ?  Seda Yavuz, Marmara Ü’de Heykel bölümünden mezun oldu, İstanbul Ü’de sanat tarihi yüksek lisans ve “Heykelde boşluk kavrayışı” tez konusuyla doktora yaptı. Çağdaş sanat ve güncel sanat, modernizm, heykel tarihi, sanatta feminist teoriler alanlarında çalışıyor. Halen Marmara Ü. Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümünde Heykel Sanatı Tarihi ve lisansüstü dersler veriyor. Çeşitli dergi ve gazetelerde eleştiri ve çözümleme yazıları yazdı. Küratörlük ve sergi organizasyonu yaptı. Uluslararası Sanat Eleştirmenleri Derneği (AICA-TR) üyesi.    NEDEN HERKESE SANAT?  Uzak durduğumuz sanat dallarıyla tanışıyor, o sanat dalının seyircisi olmayı öğreniyoruz. Çünkü anlamak için tanışmak gerekir.   Nacide Berber’in hazırladığı program cumartesi 12.30, pazar 18.30’da NTVRadyo’da.   Herkese Sanat ses kayıtları, radyoda yayınlandıktan sonra ntvradyo.com.tr adresinde ve podcast platformlarında.   #ntvradyo #herkesesanat #sokaksanatı #graffiti #Banksy

10-18
20:47

58.Bölüm - Film nasıl okunur?

#HerkeseSanat  🎦  Bir film nasıl okunur? Seyrettiğiniz filmden ne anladınız? Anlamamak sorun mu?   Sinema yazarı Ekrem Buğra Büte, film izleme keyfini bozmadan, sizi film okumaya davet ediyor. Seçtiği film: Roma.  “BİR BAKIŞIN FİLMİ ROMA”  “Aslında bir bakışın filmi Roma. Yani geçmişe bakmanın, biraz hafızanın kendisine dair bakmanın yolu olabilir mi sinema, diye deneyen filmlerden birisi. Çoğunluk dijital platformda izledi ama film aslında sinemada gösterilmek için yapılmış. Sinemada izlediğinizde filmin, sizi çevreleyen ses tasarımını fark ediyorsunuz. Arkadan başka ses geliyor, önden başka ses. Klasik sinemayla sanat sineması arasındaki fark! Klasik bir film, bütün bunları, seyircinin ayırt etmemesi üzerine planlanır, yani “şüphenin askıya alınması” denilen şey!”    Ekrem Buğra Büte, sinema yazarı ve editör. İstanbul Üniversitesi ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nde sosyoloji eğitimi aldı. Edebiyat ve sinema üzerine yazılar yazdı, yayıncılığın farklı alanlarında editör olarak çalıştı. SİYAD ve FIPRESCI üyesi.    NEDEN HERKESE SANAT?  Uzak durduğumuz sanat dallarıyla, sanatçı, akademisyen, eleştirmen, sanat tarihçi, kültür-sanat yazarı, küratör veya kıdemli seyirci rehberliğinde tanışıyor, o sanat dalının seyircisi olmayı öğreniyoruz. Çünkü anlamak için tanışmak gerekir. Tanışırsak, anlayabiliriz, sevebiliriz.  Nacide Berber’in hazırladığı, Cengiz Saral’ın prodüksiyonunu yaptığı program cumartesi 12.30, pazar 18.30’da NTVRadyo’da.  Programın ses kayıtlarını, radyoda yayınlandıktan sonra, kaçıranlar ve tekrar dinlemek isteyenler için ntvradyo.com.tr adresine ve podcast platformlarına yüklüyoruz. İstediğiniz zaman istediğiniz yerde dinlemeniz için.  #ntvradyo #herkesesanat #filmokumak #sinema #sanatsineması #klasiksinema 

10-11
17:52

57.Bölüm - Çini sanatıyla tanışın

#HerkeseSanat 🟦 Çini kelimesinin kökeni "Çinî" yani "Çin'den gelen". Çin porseleni eşyalar için kullanılmış. Dünyaya yayılmasında İslam dünyasının rolü büyük. Aslında her şey Çin'den gelen porselenleri taklit etmekle başlamış.  Günümüzde çini tanımının anlamıyla ilgili kargaşa halen devam ediyor. Seramik sanatçıları artık kendilerini 'çinici' olarak tanımlamıyorlar. Ama mesela, İznik, Kütahya ve Çanakkale atölyelerinde üretilen işlevsel eşya ve duvar çinilerine halen 'çini' deniliyor.  Bugün çini sanatıyla tanışıyoruz. Anlatan sanat tarihçisi, seramik sanatçısı ve seramik profesörü, akademisyen Nermin Kura.   ÇİNİ SANATI "... Günümüzde çini tanımının anlamıyla ilgili kargaşa halen devam ediyor. Seramik sanatçıları artık kendilerini 'çinici' olarak tanımlamıyorlar. Ama mesela, İznik, Kütahya ve Çanakkale atölyelerinde üretilen işlevsel eşya ve duvar çinilerine halen 'çini' deniliyor.  Mimari süsleme, bezeme olarak kullanılan seramiklere ilk olarak 3 bin yıl önce eski Mısır'da ve Mezopotamya'da rastlıyoruz.   Çini sanatının büyük bir teknik, çeşitlenme ve gelişim göstermesi İslamiyet'in kabulünden sonra oluyor. Bu devirde İslam dünyasında hem seramiği hem de genel olarak sanatsal üretimi derinden etkileyen çok önemli bir gelişme var.  Arkeolojik bulgular, Çin seramiklerinin 8 ve 9. asırdan itibaren Ortadoğu'ya, Afrika'ya ve İran körfezine getirildiğini gösteriyor. Bu ithal ürünlerin, yerel seramik imalatına son derece önemli etkileri oluyor ve bunların Orta Çağ'da dünyaya yayılmasında en önemli rolü İslam dünyası oynuyor. Çin'den gelen eşyalar, Arap tüccarlar aracılığıyla İpek Yolu'nun hem kara hem deniz yolu üzerinden Çin'den alınıp Afrika'ya, Asya'ya ve İslam dünyasına ulaştırmışlar. Ortadoğulu seramik üreticileri, hayran oldukları beyaz Çin porselenlerine işlerini benzetebilmek için toprak rengi olan killerle, kalay oksitle şeffaflığı giderilmiş beyaz bir sırla örtüp, sonra üzerini kobal oksitle, mavi desenlerle, yazılarla süslemişlerdi. Yani bütün mesele, Çin'den gelen bu lüks imalatları taklit edebilmek, onlar gibi işler üretebilmek. Bunlar da son derece revaçta ve sonra buralardan başka yerlere gönderilmiş, çeşitli yerel adlarla "Çin işine benzeyen işler" üretilerek dünyaya yayılmış..."   TÜRKİYE VE DÜNYADAN İKİ ÖRNEK Nermin Kura, en muhteşem çini örneklerinden birinin İstanbul'da, Mihrimah Sultan'ın yaptırdığı eşinin ölümünden sonra yaptırdığı Rüstem Paşa Camisi'nde görülebileceğini söylüyor. Mimar Sinan'ın en önemli eserlerinden biri olan bu caminin inşaatına 1561 yılında başlamış. Kura'nın çini örnekleri nedeniyle seçtiği ikinci eser İspanya'dan: Katalan mimar Gaudi'nin Barcelona'da 1883 yılında inşaatına başladığı ve hala bitmemiş olan kilise. 2026 yılında biteceği düşünülen kilisenin Katolik dünyasının en büyük kilisesi olduğu belirtiliyor. Kura ayrıca çağdaş seramik alanında çini konusunu irdeleyen Elif Uras'ın, İznik'teki çini geleneğine yeni ve özgün yorum getirdiğini vurguluyor.   NEDEN NERMİN KURA? Nermin Kura, 1996'da Bilkent Üniversitesi, Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi'nden “16-17. yüzyıl Tunus Duvar Çinilerinde Osmanlı Etkisi” konulu doktora derecesi, 1997'de Amerika'da Rhode Island School of Design’dan "Seramik Sanatı" konulu yüksek lisansı, Université de Paris I Panthéon-Sorbonne’dan 1985'te aldığı "Afrika Tarihi" alanında yüksek araştırma diploması ve 1982'de Université de Paris-Sorbonne, Paris IV’ten aldığı "Sanat Tarihi" dereceleri bulunuyor.  Nermin Kura, 1990-95 yılları arasında Ankara Bilkent Üniversitesi Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi’nde ve 1995-97 yılları arasında Amerika’da Rhode Island School of Design’da "Sanat Tarihi" dersleri verdi, RISD’de aynı zamanda misafir sanatçı olarak bulundu. 1997'de Amerika-Vermont’da Bennington College’de ve 1999'da Amerika-Rhode Island College’de seramik dersleri verdi. Nermin Kura Rhode Island’da, 1997-2024 yılları arası Roger Williams Üniversitesi Mimarlik Fakültesinde sanat tarihi, Görsel Sanatlar Fakültesinde ise "seramik profesörü" olarak ders vermiştir. Nermin Kura son dönemde, görsel sanat alanındaki çalışmalarına yoğunlaştı.   NEDEN HERKESE SANAT? Uzak durduğumuz, anlamayacağımızı düşündüğümüz sanat dallarıyla tanışıyoruz, seyircisi olmayı öğreniyoruz. Çünkü anlamak, sevmek için önce tanışmak gerekir! Herkese Sanat cumartesi saat 12.30, pazar saat 18.30'da NTVRadyo'da. Nacide Berber'in hazırladığı programın her bölümünü radyoda yayınlandıktan sonra, kaçıranlar ve tekrar dinlemek isteyenler için ntvradyo.com.tr adresine ve podcast platformlarına yüklüyoruz. İstediğiniz zaman istediğiniz yerde dinlemeniz için.  #ntvradyo #herkesesanat #seyirci #podcast #çini #nerminkura    

09-27
21:02

56.Bölüm - İhtiyaca göre orkestra

#HerkeseSanat  Senfoni, filarmoni, oda orkestrası... Hangi orkestra, hangi müzik türü için? Peki ya bando? Müzikolog Profesör Doktor İlke Boran orkesta tarihini, farklarını anlatıyor, bizi orkestrayla tanıştırıyor. Yeni tanışanlar için 2 orkestra eseri öneriyor. Mahler'in Binler Senfonisi ve Berlioz'un, Fransız hükümetinin siparişi üzerine 1837 yılında yazdığı Requiem - Ölüler Ayini eseri. O dönem orkestralar yaklaşık 60 kişiyken, Berlioz 500 kişilik bir orkestraya ihtiyacı olduğunu söylemiş, bazı bölümlerde mekan elverirse kadronun 800 kişiye kadar çıkabileceğini not etmiş. Ana orkestraya ek olarak sahnenin 4 ayrı yanına yerleştirilecek 4 ayrı bakır üfleme orkestrası eklemiş. Requiem'i ve İlke Boran'ın bu esere ilişkin notlarını dinleyin.    NEDEN HERKESE SANAT? Uzak durduğumuz, anlamayacağımızı düşündüğümüz sanat dallarıyla, o sanatı bilen, uygulayan ya da izleyenlerin rehberliğinde tanışıyoruz, seyircisi olmayı öğreniyoruz. Çünkü bilmek için sevmek, sevmek için de önce tanışmak gerekir! Nacide Berber'in hazırladığı program cumartesi saat 12.30, pazar saat 18.30'da NTVRadyo'da. Her bölümü, radyoda yayınlandıktan sonra ntvradyo.com.tr adresine ve podcast platformlarına yüklüyoruz.   NEDEN İLKE BORAN?   Prof. Dr. İlke Boran 1972 yılında Roma'da doğdu. İlkokula Paris'te başladı, 1991 yılında Ankara Charles de Gaulle'den mezun oldu. İstanbul'da Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müzikoloji Bölümü'nü bitirdi, aynı bölümde  yüksek lisans ve doktora yaptı. Bir dönem Açık Radyo'da program yaptı, çeşitli gazete ve dergilerde yazdı. 1999 yılından bu yana çok sayıda tiyatro, sergi ve kısa film için müzik ve ses tasarımı yaptı. 1998  - 2013 yılları arasında Ayvalık Uluslararası Müzik Akademisi'nin kuruluşunda ve masterclass etkinliklerinin düzenlenmesinde etkin rol oynadı.  Mayıs 2025 yılında profesör unvanını alan Boran, MSGSÜ İstanbul Devlet Konservatuvarı Müzikoloji bölümünde 1998 yılından bu yana görev yapıyor. Ayrıca Sabancı Üniversitesi, Marmara Üniversitesi gibi kurumlarda da ders verdi.  #ntvradyo #herkesesanat #seyirci #orkestra #bando #Requiem #berlioz #bando #mahler #podcast  

09-13
25:09

55.Bölüm - Türkiye’deki resim akımları

#HerkeseSanat 🎨 Şeker Ahmet Paşa'dan Bedri Rahmi'ye... Sanat tarihçisi Prof.Dr. Burcu Pelvanoğlu, Türkiye'de resim sanatına yön verenleri, ayrıca bu program için Hale Asaf ve Bedri Rahmi'den seçtiği iki resmi anlatıyor. NEDEN HERKESE SANAT? Uzak durduğumuz, anlamayacağımızı düşündüğümüz sanat dallarıyla, o sanatı bilen, uygulayan ya da izleyenlerin rehberliğinde tanışıyoruz, seyircisi olmayı öğreniyoruz. Çünkü bilmek için sevmek, sevmek için de önce tanışmak gerekir! Herkese Sanat cumartesi 12.30, pazar 18.30'da NTVRadyo'da. Nacide Berber’in hazırladığı programın her bölümü, radyoda yayınlandıktan sonra ntvradyo.com.tr adresinde ve podcast platformlarında. NEDEN BURCU PELVANOĞLU? Prof.Dr. Burcu Pelvanoğlu, Sanat tarihçisi. 2003 yılından bu yana Uluslararası Sanat Eleştirmenleri Derneği (AICA) üyesi. Derneğin başkan yardımcılığı ve başkanlık görevlerini yürüttü. 2001 yılından bu yana farklı platformlarda yazıları yayımlanıyor. 2002 yılından bu yana Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü öğretim üyesi. Lisans kademesinde Türkiye’de Modernleşme ve Sanat, Çağdaş Düşünce ve Sanat; Yüksek Lisans ve Doktora kademesinde Çağdaş Sanat Kuramı, 1980 Sonrası Türkiye’de Sanat derslerini veriyor. Kitaplarından bazıları: Hale Asaf: Türk Resim Sanatında Bir Dönüm Noktası (2007; genişletilmiş ikinci baskı 2018), Hoca Ressamlar Ressam Hocalar: Sanayi-i Nefise’den MSGSÜ’ye Resim Hocaları (2009), 1980 Sonrası Türkiye'de Sanat: Dönüşümler (2016), Pek Kronolojik Olmayan Hayatımız Türkiye’de Modernleşme ve Sanat (2017). Beyoğlu Düşerse (2023) Düzenlediği sergilerden seçmeler: Kaotik Metamorfoz (Proje4L, İstanbul, 2010), Hayal ve Hakikat (İstanbul Modern, 2011, Fatmagül Berktay, Levent Çalıkoğlu ve Zeynep İnankur ile birlikte), Bakış: Merkez Bankası Koleksiyonu’ndan Bir Seçki (Bursa Göç Müzesi, 2018), Bizim Sayfiyelerimiz Merkez Bankası Koleksiyonu’ndan Bir Seçki (Antalya Kültür Sanat, 2019), Modernin Dili Merkez Bankası Koleksiyonu’ndan Bir Seçki (Amasya ve Sivas, 2019, 2020, İstanbul Resim ve Heykel Müzesi Daimi Koleksiyonu (2022). #ntvradyo #herkesesanat #seyirci #resim #haleasaf #bedrirahmieyüboğlu  

09-06
20:04

54.Bölüm - Cam sanatıyla tanışın

#HerkeseSanat   Bugün cam sanatıyla tanışıyoruz. Anlatan cam sanatçısı ve akademisyen Derya Geylani. Bu kırılgan malzemeyle nasıl, ne yapılabilir? Tarihinden notlar, dünyadan ve Türkiye'den çarpıcı örnekleri dinleyin. Bu bölümde dinleyin.   NEDEN DERYA GEYLANİ? Cam sanatçısı ve akademisyen Derya Geylani, Türkiye'de bu alanda 4 yıllık eğitim veren tek bölüm olan Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Cam Bölümü’nden 2013 yılında mezun oldu. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nin Seramik ve Cam Tasarımı bölümünde yüksek lisansın ardından, sanatta yeterlik eğitimi aldı. Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Cam Bölümü’nden sonra, Marmara Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak ders veriyor.  Türkiye ve dünyada birçok sergi açan, ödüller kazanan sanatçının, İspanya Cam Müzesi'nde ve Eskişehir Cam Müzesi'nde eserleri bulunuyor. NEDEN HERKESE SANAT? Uzak durduğumuz, anlamayacağımızı düşündüğümüz sanat dallarıyla, o sanatı bilen, uygulayan ya da izleyenlerin rehberliğinde tanışıyoruz, seyircisi olmayı öğreniyoruz. Çünkü bilmek için sevmek, sevmek için de önce tanışmak gerekir! Herkese Sanat cumartesi 12.30, pazar 18.30'da NTVRadyo'da. Programın her bölümünü, radyoda yayınlandıktan sonra ntvradyo.com.tr adresine ve podcast platformlarına yüklüyoruz. Nacide Berber'in hazırladığı programın arşivine girip istediğiniz zaman istediğiniz yerde dinleyebilirsiniz. #ntvradyo #herkesesanat #seyirci #camsanatı #podcast  

08-30
19:33

53.Bölüm - Kompozisyonun zirvesi: Hat sanatı

#HerkeseSanat ✒️ Hat sanatı, Arap harflerini kullanarak güzel yazı sanatı, anlamına geliyor. Diğer harflerle güzel yazılışına ise 'kaligrafi' diyoruz. İki boyutlu, siyah-beyaz, bir leke sanatı. Eğitimi oldukça zor. Ustalardan ders alan, akademisyen ve Hattat Savaş Çevik bizi hat sanatıyla tanıştırıyor, diğer yazı sistemleriyle farkını anlatıyor. Buradan dinleyin.   NEDEN SAVAŞ ÇEVİK? İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Grafik Bölümü’nden yüksek lisansı tamamladıktan sonra, hocası Prof. Emin Barın’ın asistanı olarak aynı bölümde öğretim üyeliği görevine başladı.  Doktorasını "Lâtin yazısı" üzerine tamamladı. Yard. Doçent olarak “Yazı Tasarımı” dalında uzmanlaştı. Hat Sanatı ile ilgili çalışmalarına son yüzyılın ünlü hattatları olan Kemal Batanay ve Hâmit Aytaç’tan öğrenimini, her iki hattatın vefatlarına kadar sürdürdü. Hat çalışmalarının yanı sıra, Latin Yazısı ve kaligrafi alanlarında da eserleri var. Klasik hat çalışmalarıyla birlikte kendine özgü modern uygulamalar da geliştiren Savaş Çevik, ayrıca, teorik bilgilendirmeler, yayınlar, hat kursları, jüri üyelikleri, yazı ve imza bilirkişiliği gibi konularda görev aldı. 2002 yılında Mimar Sinan Üniversitesi’nden emekli oldu, Haliç Üniversitesi’nde 2004 yılında Grafik Bölümünü kurdu ve 2019'a kadar burada öğretim üyeliğini sürdürüp buradan emekli oldu. Halen ‘Kaligrafi’ dersleri veriyor. Hat sanatı alanında klasik geleneğe bağlı eserlerin yanı sıra, özgün ve serbest çalışmaları ile de tanınan Çevik; tuğra çalışmalarıyla , makılî yazı ile ve az yazılan yazılardan Muhakkak-Reyhânî yazılar üzerinde çalışmalarıyla da tanınıyor. Hat sanatı tarihinde ilk kez "Muhakkak-Reyhânî Hilye yazan hattat" olarak biliniyor. Daha önce hiç kullanılmamış kendine özgü “Çapraz Müsennâ”, “Dörtlü Müsennâ” “Müselsel Makılî”, “Dairesel Mâkılî” ve “Muttasıl Mâkılî” kompozisyon biçimlerini hat sanatına kazandırdı. Klasik uygulamaların yanı sıra özgün ve serbest tasarımlarla, renk ve grafik değerleri kullanarak kendisine özgü hat-grafik niteliği taşıyan eserler veriyor, eserlerini yurt içinde ve yurt dışında sergiliyor.   NEDEN HERKESE SANAT? Uzak durduğumuz, anlamayacağımızı düşündüğümüz sanat dallarıyla, o sanatı bilen, uygulayan ya da izleyenlerin rehberliğinde tanışıyoruz, seyircisi olmayı öğreniyoruz. Çünkü bilmek için sevmek, sevmek için de önce tanışmak gerekir! Herkese Sanat cumartesi 12.30, pazar 18.30'da NTVRadyo'da. Programın her bölümünü, radyoda yayınlandıktan sonra ntvradyo.com.tr adresine ve podcast platformlarına yüklüyoruz. Nacide Berber'in hazırladığı programın arşivine girip istediğiniz zaman istediğiniz yerde dinleyebilirsiniz. #ntvradyo #herkesesanat #seyirci #hat #hatsanatı#podcast  

08-23
21:29

52.Bölüm - Su yüzeyi sanatı ebru

#HerkeseSanat 💧🖌️🎨 "Ebru, en basit tanımıyla su yüzeyi sanatı. Rastlantısal, kontrolsüz, yalnız bir sanat..." Dünyaca ünlü çağdaş ebru sanatçısı Garip Ay'ın rehberliğinde ebruyla tanışın. Nasıl ortaya çıktı? Nasıl yapılır? Bu bölümde dinleyin. NEDEN EBRU? Garip Ay ebru için "En basit tanımıyla 'su yüzeyi sanat' diyor. Rastlantısal, kontrolsüz, yalnız, saklı bir sanat" diyor. Neden böyle tanımladığını anlatıyor ve sonra şöyle devam ediyor: "Biraz yerel dinamikleri, bana sanki bizim davranış kodlarımıza, bizim toplumsal yapımıza çok benzeş hissediyorum. Örneğin bu kontrolsüzlük, bu rastlantısallık ve bunun içinde doğruyu oldurmaya çalışma tavrı, yani aslında mutlak irade değil kısmen rastlantıya, zorluğa rağmen orada durmaya devam etmek, yani ona yön vermenin bir parçası olma süreci bence birçok sanat disiplininin kontrollü halinden daha değişik, daha farklı. Bence başka toplumlar kolay kolay yapamayabilir." Garip Ay sürükleyici bu anlatım sonunda, bir de itirafta bulunuyor: "Ebrunun malzemesi ve çalışmaya başlama süreci, diğer tekniklerden daha zor, daha uzun sürüyor. Bu uygulama zorlukları ve onunla cebelleşme sürecim, bence çok fazla söylem geliştirme hevesi bırakmıyor. Böyle bir sürece geçemedim. Yaptığım şeyin dışardan nasıl konumlandırılacağına ilişkin kaygı taşımaya mecalim kalmıyor." NEDEN GARİP AY? Garip Ay, 1984 yılında Siirt'te doğdu. Küçük yaşta başlayan resim ilgisi nedeniyle Diyarbakır Güzel Sanatlar Lisesi'nde, ardından Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nde Geleneksel Türk Sanatları bölümünde eğitim aldı. İlk çalışmaları Yunus Emre, Mimar Sinan, Piri Reis ve daha fazlası gibi Türk isimlerin portrelerinden oluşsa da; Van Gogh'un Yıldızlı Gece eserinin Ebru dokunuşuyla yeniden yapımıyla uluslararası alanda tanındı. Geleneksel Türk ebru sanatını modern teknikler, dijital projeksiyonlar ve sahne performanslarıyla birleştirerek özgün bir sanat dili geliştiren Garip Ay'ın eserleri Metropolitan Museum of Art koleksiyonunda yer alıyor. Adobe, TED, Birleşmiş Milletler gibi birçok uluslararası kurumla iş birlikleri yapan sanatçı, ebru tekniğinde sonucun ötesinde sürece odaklanır. Bu süreci video olarak kaydederek, ebru sanatına alternatif ve çağdaş bir anlatım dili kazandırmaya devam ediyor. NEDEN HERKESE SANAT? NTVRadyo'da her hafta uzak durduğumuz, anlamayacağımızı düşündüğümüz sanat dallarından biriyle, o sanatı bilen, uygulayan ya da izleyenlerin rehberliğinde tanışıyoruz. Tanışıyor ve seyircisi olmayı öğreniyoruz. Çünkü bilmek için sevmek, sevmek için de önce tanışmak gerekir! Herkese Sanat cumartesi 12.30, pazar 18.30'da NTVRadyo'da. Programın her bölümünü, radyoda yayınlandıktan sonra ntvradyo.com.tr adresine ve podcast platformlarına yüklüyoruz. Nacide Berber'in hazırladığı programın arşivine girip istediğiniz zaman istediğiniz yerde dinleyebilirsiniz.  

08-16
20:05

51.Bölüm - Frida'yla tanışıyoruz

#HerkeseSanat #FridaKahlo 🎨 Sanat tarihçi Buse Aksoy rehberliğinde Frida Kahlo'yla tanışıyoruz. Aksoy bize Kahlo'nun sanat kimliğini, resimlerindeki ifade biçimlerini anlatıyor. Ayrıca programın son bölümde, bu program için seçtiği "Kökler" adlı tablosunu yorumluyor, renk ve biçimdeki ayrıntıların anlamını aktarıyor. Bu bölümü dinlerken Kökler tablosuna bakmayı ihmal etmeyin. Bu bölümde kullanılan müzik: Frida filminden hatırlayacağınız Chavela Vargas - La Llorona NEDEN BUSE AKSOY? Buse Aksoy, Antalya Güzel Sanatlar Lisesi Resim Bölümü mezunu. 2025 yılında Hacettepe Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü'nden mezun oldu. Lisans eğitimi süresince müze ve sanat eğitimi programlarında, arkeolojik kazı çalışmalarında ve çeşitli sergilerde rehberlik görevleri üstlendim. Ankara’da CerModern Sanat Merkezi bünyesinde yer alan Flow Theatre’ın “Frida Kahlo: Kökler ve İzler” dijital sergisinde, Frida Kahlo’nun sanat kimliğini ve ifade biçimlerini izleyicilere aktarmak amacıyla görev üstlendi. NEDEN HERKESE SANAT? Uzak durduğumuz, anlamayacağımızı düşündüğümüz sanat dallarıyla, o sanatı bilen, uygulayan ya da izleyenlerin rehberliğinde tanışıyoruz, seyircisi olmayı öğreniyoruz. Çünkü bilmek için sevmek, sevmek için de önce tanışmak gerekir! Nacide Berber'in hazırladığı Herkese Sanat cumartesi 12.30, pazar 18.30'da NTVRadyo'da. Her bölümü, radyoda yayınlandıktan sonra ntvradyo.com.tr adresine ve podcast platformlarına yüklüyoruz. Programın arşivine girip istediğiniz zaman istediğiniz yerde dinlemeniz için. #ntvradyo #herkesesanat #seyirci #fridakahlo#podcast  

08-09
22:28

50.Bölüm - Minyatür Sanatı

NTVRadyo'da bugün minyatür sanatıyla tanışıyoruz. Azra Tüzünoğlu minyatür sanatıyla ilgili hikayeler anlatıyor. Seçtiği iki minyatüre bakın ve yorumunu dinleyin.   NEDEN AZRA TÜZÜNOĞLU? Azra Tüzünoğlu, 2008’de "OUTLET: İhraç Fazlası Sanat" isimli ilk galerisini açarak Türkiye’de 90’lar kuşağındaki sanatçıların ilk sergilerine ev sahipliği yaptı. 2011’de PİLOT Galeri’yi, 2013’te deneysel projelere odaklanan CoPilot’u kurdu. Halil Altındere, Hamra Abbas, Ali Miharbi, Serra Tansel gibi sanatçıların solo sergilerini üretti; uluslararası müzeler ve bienallerle iş birliği yaparak Türkiye’den sanatçıların görünürlüğünü artırdı. 2020 yılında Pera Müzesi’nde çağdaş sanatta minyatüre odaklanan ve dünyadan 14 sanatçının eserlerinin yer aldığı “Miniature 2.0” sergisini açtı. 7. ve 8. Çanakkale Bienali’nin küratörlüğü üstlendi. Alexandra Pirici, Nora Turato, Forensic Architecture, Guido van der Werve ve Pilvi Takala gibi sanatçıları bir araya getirdi. Troya Müzesi’nde Alparslan Baloğlu’nun retrospektifini düzenledi. Toplumsal projelerde de aktif rol alan Tüzünoğlu, Tophane Art Walk’un kurucularından, Uluslararası Sanat Galericileri Derneği üyelerinden olan Azra Tüzünoğlu. “Sanatla Eğitime Destek” ve Art Show: Galleries United gibi dayanışma temelli sergi projelerinde yer aldı.   NEDEN HERKESE SANAT? Uzak durduğumuz, anlamayacağımızı düşündüğümüz sanat dallarıyla, o sanatı bilen, uygulayan ya da izleyenlerin rehberliğinde tanışıyoruz, seyircisi olmayı öğreniyoruz. Çünkü bilmek için sevmek, sevmek için de önce tanışmak gerekir! Herkese Sanat cumartesi 12.30, pazar 18.30'da NTVRadyo'da. Herkese Sanat'ın her bölümünü, radyoda yayınlandıktan sonra ntvradyo.com.tr adresine ve podcast platformlarına yüklüyoruz. Nacide Berber'in hazırladığı programın arşivine girip istediğiniz zaman istediğiniz yerde dinleyebilirsiniz.  

08-03
20:25

49.bölüm - Hangisi sanat filmi?

Bir filmin "sanat" filmi olup olmadığını nasıl anlarız? Yeşilçam'dan "Başka Sinema"dan, dünyadan örneklerle... Sinema yazarı Uğur Vardan bizi sanat sinemasıyla tanıştırıyor. NEDEN HERKESE SANAT? Uzak durduğumuz, anlamayacağımızı düşündüğümüz sanat dallarıyla, o sanatı bilen, uygulayan ya da izleyenlerin rehberliğinde tanışıyoruz, seyircisi olmayı öğreniyoruz. Çünkü bilmek için sevmek, sevmek için de önce tanışmak gerekir! Herkese Sanat cumartesi 12.30, pazar 18.30'da NTVRadyo'da. Herkese Sanat'ın her bölümünü, radyoda yayınlandıktan sonra ntvradyo.com.tr adresine ve podcast platformlarına yüklüyoruz. Nacide Berber'in hazırladığı programın arşivine girip istediğiniz zaman istediğiniz yerde dinleyebilirsiniz. #ntvradyo #herkesesanat #seyirci #müzikal #podcast  

07-26
19:46

48.Bölüm - Müzikalle tanışıyoruz

#herkesesanat 🎼 Herkese Sanat programının bu bölümünde müzikalle tanışıyoruz. Leblebici Horhor'dan Keşanlı Ali Destanı'na, Hisseli Harikalar Kumpanyası'ndan Kantocu'ya, Mamma Mia'dan Chicago'ya, Moulin Rouge'dan Phantom of Opera'ya... Türkiye'nin ilk kadın müzikal bestecisi Serpil Günseli'den dinleyin. Bu bölümde adı geçen ve kısaca çalınan müzikaller: Keşanlı Ali Destanı, Hisseli Harikalar Kumpanyası, Mamma Mia, Kantocu, Operadaki Hayalet NEDEN SERPİL GÜNSELİ? Serpil Günseli 1994'te İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Piyano Bölümü’nden mezun oldu, aynı kurumda yüksek lisansını tamamladı. Eş zamanlı olarak Yıldız Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü’nü bitirdi ve 1994 yılından itibaren İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Klasik Piyano ve Sahne Sanatları Bölümü’nde öğretim görevlisi olarak çalışmaya başladı. Müzikal bölümünün kurulmasının ardından bu bölümün müzik direktörlüğünü üstlenerek 2009 yılına kadar 100’den fazla müzikal konserin direktörlüğünü yaptı. Bu yıllar içerisinde bale, tiyatro ve mim tiyatrosu için sahne müzikleri besteledi. Eserleri Türkiye'de şehir tiyatroları, devlet tiyatroları ve özel tiyatrolarda, yurt dışında İngiltere, İsviçre, Hollanda, Almanya, Avusturya, Avusturalya ve Fransa’da çeşitli tiyatro oyunlarında sahnelendi. Besteleriyle ulusal ve uluslararası yarışmalarda çok sayıda birincilik ödülü aldı. Besteci olarak 70’in üzerinde ödüle sahip olan sanatçı, ülkemizde operet ve müzikal besteleyen ilk kadın besteci olarak, "en iyi sahne müziği" dalında "Kantocu Müzikali’’ ile Afife Jale Ödülü’ne layık görüldü. Aynı müzikal "Bedia Muvahhit Tiyatro Ödülleri"nde de 7 dalda ödül kazandı. Konservatuvara ek olarak çeşitli üniversitelerde akademisyen olarak görev yaptı, 2015 yılında kurduğu “Jingledak” isimli müzik prodüksiyon şirketinde reklam, dizi ve film müzikleri üretmeye, workshop'larda ders vermeye, oyun müziği ve müzikaller bestelemeye devam ediyor. Serpil Günseli aynı zamanda Dormen Akademi’nin Müzik Direktörü. NEDEN HERKESE SANAT? Uzak durduğumuz, anlamayacağımızı düşündüğümüz sanat dallarıyla, o sanatı bilen, uygulayan ya da izleyenlerin rehberliğinde tanışıyoruz, seyircisi olmayı öğreniyoruz. Çünkü bilmek için sevmek, sevmek için de önce tanışmak gerekir! Herkese Sanat cumartesi 12.30, pazar 18.30'da NTVRadyo'da. Herkese Sanat'ın her bölümünü, radyoda yayınlandıktan sonra ntvradyo.com.tr adresine ve podcast platformlarına yüklüyoruz. Nacide Berber'in hazırladığı programın arşivine girip istediğiniz zaman istediğiniz yerde dinleyebilirsiniz. #ntvradyo #herkesesanat #seyirci #müzikal #podcast  

07-19
24:42

47.Bölüm - Çağdaş mücevher tasarımı öğreniyoruz

Yüzüğünüz sadece bir aksesuar mı, yoksa bir sanat eseri mi? Yakamızda bir iğne, boynumuzda bir kolye… Gözden kaçan ama en yakınımızda duran sanat formları. Bu hafta mücevherin sanatla kesiştiği alanı keşfe çıkıyoruz. Tasarım nerede biter, zanaat nerede başlar? Sanatla arasındaki fark nedir? Malzeme sadece araç mı, yoksa anlamın ta kendisi mi? Burcu Büyükünal rehberliğinde, mücevherin tarihine, öncülerine, kullanılan malzemelere ve çağdaş yorumlara bakıyoruz. #HerkeseSanat NEDEN BURCU BÜYÜKÜNAL? 1980 yılında Ankara’da doğdu. Çocukluğu Muğla’da geçti. 2003 yılında İTÜ Endüstriyel Tasarım Bölümü’nden mezun oldu. Aynı yıl, Ela Cindoruk ve Nazan Pak’ın mücevher atölyesinde çalışmaya başladı. 2009 yılında, Fulbright bursu ile gittiği State University of New York at New Paltz Metal Bölümü’nde güzel sanatlar yüksek lisansını tamamladı. 2010-2020 yılları arasında çeşitli üniversitelerde ürün tasarımı, maket yapımı ve çağdaş mücevher tasarımı üzerine dersler verdi. 2011 yılında, Selen Özus ile birlikte Maden Çağdaş Mücevher Atölyesi’ni kurdu. NEDEN HERKESE SANAT? Uzak durduğumuz sanat dallarıyla, sanatçı, akademisyen, eleştirmen, sanat tarihçi, kültür-sanat yazarı, küratör ve kıdemli seyirci rehberliğinde tanışıyor, o sanat dalının seyircisi olmayı öğreniyoruz. Çünkü anlamak için tanışmak gerekir. Tanışırsak, anlayabiliriz, sevebiliriz. Nacide Berber her sanat dalını, bilenlere soruyor, prodüktör Cengiz Saral yayına hazırlıyor. Herkese Sanat cumartesi günü saat 12.30'da, tekrarı pazar günü 18.30'da NTVRadyo'da. Programın ses kayıtlarını, radyoda yayınlandıktan sonra, kaçıranlar ve tekrar dinlemek isteyenler için ntvradyo.com.tr adresine ve podcast platformlarına yüklüyoruz. İstediğiniz zaman istediğiniz yerde dinlemeniz için.  

06-14
17:55

46.Bölüm - Moda ve sanat ilişkisini öğreniyoruz

🎨Moda ve sanat nasıl bir ilişki içinde? 🪭Sanat, zanaat ve tasarım hangi noktada birleşiyor, nerede ayrılıyor? 🪡Anadolu kültürünün dokuma sanatına etkisi nasıl? 🎨Giyilebilir sanat mı, giyilebilir zanaat mı? Hangisi daha doğru bir kavram? Sanatçı, tasarımcı ve akademisyen Fırat Neziroğlu rehberliğinde sanat ve moda ilişkisine bakıyoruz. Dünyadaki ve Türkiye’deki geçmişini, öncülerini dinlerken Anadolu'nun sanat ve zanaat zenginliğini keşfediyoruz. NEDEN FIRAT NEZİROĞLU? Dokuz Eylül Üniversitesi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü'nden mezun oldu. Aynı bölümde yüksek lisansını tamamladı. Bahçeşehir Üniversitesi'ne Tekstil Bölümü kurdu. Bilişim Vadisi Giyilebilir Teknolojiler Danışmanı Dokuma sanatından yola çıkarak kendi disiplinler ötesi dilini oluşturan bir sanatçı ve tasarımcı. New York Moda Haftası’ndan Anadolu'nun dokuma atölyelerine uzanan bir yelpazede üretim yapıyor. Sanat, moda, sosyal sorumluluk ve danışmanlık alanlarında insan hikâyeleriyle dokunan işler yaratıyor. NEDEN HERKESE SANAT? Uzak durduğumuz sanat dallarıyla, sanatçı, akademisyen, eleştirmen, sanat tarihçi, kültür-sanat yazarı, küratör ve kıdemli seyirci rehberliğinde tanışıyor, o sanat dalının seyircisi olmayı öğreniyoruz. Çünkü anlamak için tanışmak gerekir. Tanışırsak, anlayabiliriz, sevebiliriz. Nacide Berber her sanat dalını, bilenlere soruyor, prodüktör Cengiz Saral yayına hazırlıyor. Herkese Sanat cumartesi günü saat 12.30'da, tekrarı pazar günü 18.30'da NTVRadyo'da. Programın ses kayıtlarını, radyoda yayınlandıktan sonra, kaçıranlar ve tekrar dinlemek isteyenler için ntvradyo.com.tr adresine ve podcast platformlarına yüklüyoruz. İstediğiniz zaman istediğiniz yerde dinlemeniz için.  

06-07
20:42

45.Bölüm - Sanatı biriktirerek tarihi korumak mümkün mü?

🎨Sanat koleksiyonculuğu neden bu kadar önemli? 🕰️Koleksiyonerlerin neden 'tarih avcısı' misyonuyla çalışması gerek? 🏛️Koleksiyonerler ve müzecilik nasıl bir ilişki içinde? Sanat koleksiyonculuğu üzerine çalışan sanat tarihçisi ve akademisyen Ebru Nalan Sülün rehberliğinde, sanat koleksiyonculuğu ile tanışıyoruz. Dünyadaki ve Türkiye’deki geçmişini, öncülerini dinlerken, sanata ve sanatla olan ilişkimize etkilerini keşfediyoruz. NEDEN EBRU NALAN SÜLÜN? Hacettepe Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü’nden mezun oldu. Resim Bölümü’nde yüksek lisans eğitimini tamamladı. Doktora eğitimini sanat tarihi alanında “Türkiye’de Çağdaş Sanat Koleksiyonculuğu (1990-2010)” başlıklı tezi ile tamamladı. Sülün, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Temel Eğitim Bölümü öğretim üyesidir. Batı- çağdaş sanat ve güncel sanat dinamikleri ile ilgili dersleri yürütmektedir. Pek çok sergide küratör, sanat festivali ve etkinliğinde koordinatör, düzenleyici, sanat yönetmenliği gibi görevler üstlenmiş olan Sülün, ulusal ve uluslararası sempozyumlara katılmış, farklı sanat yayınlarında sanat eleştirileri kaleme almıştır. “Habip Aydoğdu- KIRMIZI”, “Antalya’da Erken Cumhuriyet Dönemi Kültür-Sanat Ortamı” ve “Türkiye’de Çağdaş Sanat Koleksiyonculuğu” isimli üç kitabı olan, pek çok sanat kitabını yayına hazırlayan Ebru Nalân Sülün UNESCO- Uluslararası Sanat Eleştirmenleri Derneği (AICA-TR) üyesidir. NEDEN HERKESE SANAT? Uzak durduğumuz sanat dallarıyla, sanatçı, akademisyen, eleştirmen, sanat tarihçi, kültür-sanat yazarı, küratör ve kıdemli seyirci rehberliğinde tanışıyor, o sanat dalının seyircisi olmayı öğreniyoruz. Çünkü anlamak için tanışmak gerekir. Tanışırsak, anlayabiliriz, sevebiliriz. Nacide Berber her sanat dalını, bilenlere soruyor, prodüktör Cengiz Saral yayına hazırlıyor. Herkese Sanat cumartesi günü saat 12.30'da, tekrarı pazar günü 18.30'da NTVRadyo'da. Programın ses kayıtlarını, radyoda yayınlandıktan sonra, kaçıranlar ve tekrar dinlemek isteyenler için ntvradyo.com.tr adresine ve podcast platformlarına yüklüyoruz. İstediğiniz zaman istediğiniz yerde dinlemeniz için.  

05-31
20:09

Recommend Channels