DiscoverASK's show
ASK's show
Claim Ownership

ASK's show

Author: ASK

Subscribed: 0Played: 25
Share

Description

Felsefe Nedir? Yaşam yaşamaya değer mi? Değmez mi? Felsefeyi içselleştirmek ne demektir?
150 Episodes
Reverse
Herkese merhaba! Bugün sizinle sosyoloji konularına giriş yapacağız. Sosyoloji, Latince toplum anlamına gelen Socius ile Yunanca bilgi demek olan Logos sözcüklerinden oluşmuştur. Kelime anlamı olarak Toplum bilgisi demektir. Sosyoloji genel olarak toplumu konu edinir ve inceler. Sosyoloji kavramını ilk kullanan Fransız sosyoloğu, Auguste Comte (1798-1857) olmuştur. Sosyoloji; toplumların ortaya çıkışını, toplumsal grupları, örgütlenmeleri, kurumları, toplumsal yapıda meydana gelen olayları, olguları, ilişkileri, toplumsal yapıda etkili olan değişim ve gelişim süreçlerini sebep-sonuç ilişkisi içerisinde bilimsel yöntemlerle inceleyen ve sonuçlara ulaşan bir sosyal bilimdir. 1-) Bireysel problemlerle ilgilenmez, çünkü konusu sosyal olay ve olgulardır. 2-) Sosyal olayların ve olguların ortak noktalarından hareketle bir takım genellemelere ulaşır. 3-) Sosyal olayları çok yönlü ve çok faktörlü olarak sebep - sonuç ilişkisinde (determinizm) inceler. 4-) Toplumu bütüncül bir bakışla ele alır. 5-) Bütün toplumlar için geçerli olabilecek evrensel ilkeler koymaz. 6-) Olması gerekeni değil, olanı olduğu gibi inceler. 7-) En iyi toplum modelini (ütopya) ortaya koymaz, çünkü bulgularını araştırmalara (olgulara) dayandırdığından pozitif bir bilimdir. 8-) Normatif (kural koyucu) bir bilim değildir. 9-) Kendi özgü yöntem ve teknikleri vardır. 10-) Diğer sosyal bilimlerle sıkı bir ilişki içindedir.Benimle iletişime geçmek için ; instagram adresim : https://www.instagram.com/lifecoach.aleyna/ Mail adresim : alselkaba@hotmail.comSİYASET FELSEFESİ : https://www.youtube.com/watch?v=eTpAMf0tQGU&t=8s#felsefetarihi1 #felsefesöyleşileri #toplumsalolaylar #olaylarvegörüşler sosyolojiye giriş,sosyoloji konu anlatımı,sosyoloji nedir,sosyoloji ayt,sosyoloji birey ve toplum,sosyoloji çıkmış sorular yks,sosyoloji çalışmaları,sosyoloji dersleri,sosyoloji dersi,sosyoloji eğitimi,sosyoloji felsefe,sosyoloji giriş,sosyoloji genel tekrar,sosyoloji giriş konu anlatımı,sosyoloji giriş ders notları
Türkçe adıyla Baba filmi, yaşlılığın beraberinde getirdiği birtakım sorunlara değinmektedir. Yaşlılık beraberinde, unutkanlık ve birçok sorunu oluşturabilir. Filmin daha ilk başında “O kız benim saatimi çaldı. Bir hırsız ile beraber yaşamayacağım anlıyor musun?” cümlesi bize birçok şey anlatmaktadır. 2020 yılında Fransa’da çekilmiş olan bu filmde,Hopkins muhteşem oyunculuk yeteneklerini göstermektedir. 1 saat 38 dakika olan bu film dram kategorisinde yayınlanmaktadır. Yaşlı bir baba rolünde olan Hopkins, kızının tüm ısrarlarına karşı durmaktadır. Eve gelen bütün yardımcıları ve hemşireleri reddetmektedir. Bununla beraber kızının da yurtdışına çıkacağını öğrenen baba nasıl bir tepki vereceğini bilemez. Anne ismiyle rol oynayan Olivia Colman, Hopkins’in kızı rolünde göze çarpmaktadır. İlerleyen sahnelerde evin içinde Paul isimli bir erkeğin olduğunu öğrenen baba, kızının başka bir adamla yurt dışına çıkacağını düşünmüş ve Paul ile ayrıldığına kanaat getirmiştir. Fakat durum gözüktüğü gibi değildir. Anne, Paul ile evlidir. Babası kızı Anne’nin takıntılı olduğundan dolayı eve hemşire getirdiğini düşünmektedir. Anthony, Paul ile sohbet ettikten sonra kaldığı yerin kendi evi olmadığını öğrenir. Paul ve Anne’nin evinde kaldığını fark eden Anthony bunu doğru bulmaz. The Father filmi, dram ağırlıklı ilerlese de hayatın içinden bir hikaye olduğundan dolayı seyirciyi ekrana sabitlemeyi başarmıştır. IMDB puanının 8.2 olması bu yüzden hiç şaşırtıcı değildir.
Felsefe Nedir?Felsefe, insan yaşamını ve dünyayı, insan aklıyla açıklamaya çalışan bir düşünsel etkinliktir. Kelimenin Yunanca aslı “philosophia” dır. “Philia” yani sevgi ve “Sophia” yani bilgelik ya da bilgi anlamına gelen iki kelimeden türemiştir. Dolayısıyla felsefenin tanımı kısaca bilgi veya bilgelik sevgisi olarak yapılabilir. Felsefenin amacı; Önyargısız, güvenilir, iyi temellendirilmiş ve tutarlı bilgi elde etmektir.Siyaset Felsefesi Nedir?Siyaset felsefesi, devlet, hükûmet, siyaset, özgürlük, mülkiyet, meşruiyet, haklar, hukuk gibi konular hakkındaki, bu kavramlar nedir, neden ihtiyaç vardır, bir hükûmeti ne meşru kılar, devlet hangi özgürlükleri ve hakları neden korumalıdır, hangi biçimde kurumsallaşmalıdır, kanun nedir, vatandaşın devlete karşı yükümlülükleri nelerdir, bir hükûmet yasal olarak neden ve nasıl görevden çekilmelidir gibi temel sorulara cevap arayan ve bu konuları felsefeden faydalanarak inceleyen sosyal bilim dalıdır. Antik Yunan çağı, modern çağdan farklı olarak şehir kenti (polis devleti) olan bir yapıya sahiptir. O çağda yaşayan insanlar şehir kentinin çevresindeki alanlar da tarım gibi işlerle uğraşır akşam saatlerinde ise güvenceleri için kente geri dönerlerdi. İnsanların rollerini yaptıkları bu çalışmalar ve işler değil bulundukları siyasal açıdan , yargısal açıdan, dini açıdan konumları belirlerdi. Antik çağı siyasal yapısı olarak iki farklı kategoride değerlendirebiliriz. Sert hiyerarşi yani bir kısım savaşçı kimliğiyle ortaya çıkarken bir kısım da eşitçilik ve özgürlükçülük adalet gibi kavramlarla ortaya çıkmaktadır.Bu podcastimde, siyaset felsefesi hakkında konuştum. Umarım beğenmişsinizdir. İletişim İçin İnstagram : https://www.instagram.com/lifecoach.aleyna/?hl=trMail adresi : alselkaba@hotmail.com ETİK NEDİR? https://www.youtube.com/watch?v=6L-xJG73BJM&t=335sSANAT FELSEFESİ NEDİR? https://www.youtube.com/watch?v=ndADBDmQY9Q&t=1sAZİZ AUGUSTİNUS KİMDİR? “İTİRAFLAR” ADLI KİTABI https://www.youtube.com/watch?v=T4jhdr3mVfk#siyaset #siyasetfelsefesi #felsefe #hak #hukuk #adalet #eşitlik
Sanat felsefesi, insanın meydana getirdiği eserleri (sanat yapıtlarını) ele alan, sanatın ne olduğunu sorgulayan, sanatçının etkinliğini inceleyen felsefe dalıdır. Sanat, en genel anlamıyla sanatçının anlatmak istediği şeyi, “biçim verme yöntemiyle” gerçekleştirme çabasıdır. Sanatı felsefe açıdan incelemekle de sanat felsefesi ortaya çıkmıştır. Felsefe, kendi özünün gereği olarak sorduğu bu sorulara, yine kendi özünün gereği olarak cevaplar verir ve her cevap, kendi içinde bir başka soruyu daha barındırır. Güzel olan şu ise, kime göre öyledir ve neden güzeldir? İyi, neye göre iyidir? Hoş olan, kim için hoştur? Ortak estetik yargılar bizleri en güzelin, en iyinin ve en hoşun ne olduğu konusunda kesin bir tanım yapmaya yönlendirebilir mi?..#sanatsızkalma #sanateğitimi #sanatasaygı #sanattarihi #sanatsohbetleri #estetiknedir
Persona, sessizliğe gömülen bir kadın ve ona refakat eden bir hemşirenin haikesini anlatıyor. Dönemin en gözde tiyatro oyuncusu, güzeller güzeli Elisabeth Vogler, önemli bir piyes sırasında aniden susar. Şaşkına dönen insanlar ne olup bittiğini anlayabilmek için ellerinden geleni yapsalar da Vogler konuşmamaya devam eder. Son çare olarak bir kliniğe yatırılan kadın burada da dilsizliğine devam eder. Bedeninde tıbbi olarak hiçbir problem bulunamayan kadın, doktorun tavsiyesiyle gözden uzak bir yazlığa gönderilir. Bu esnada yanında gönderilen kişi genç hemşire Alma'dır. Yazlıkta da Vogler'in ağzını bıçak açmaz. Vogler sustukça Alma konuşur. Alma saatlerce, günlerce kendi hikayesini anlatır. Sonunda meydana gelen şey ise psikoloji biliminin en ilginç vakalarından birini oluşturur.Sinema severler olarak İsveç'li aykırı yönetmen Ingmar Bergman'a çok fazla şey boçlu olduğumuz bir gerçek. Büyük ustanın en önemli yapıtı sayılan Persona, kendisinden sonra gelecek olan birçok yapıta ve yönetmene karşı her daim yol gösterici olmuştur. #PERSONA #FİLM #FİLM ANALİZİ #BERGMAN
Etik doğru davranışlarda bulunmak, doğru bir insan olmak, ve değerler hakkında düşünme pratiğidir. Etik terimi Yunanca "kişilik, karakter" anlamına gelen "ethos" sözcüğünden türemiştir. Her ne kadar birbirlerinin yerine kullanılsalar da ahlak ve etik farklı kavramlar olarak değerlendirilebilir. #Etik #sorgulama #ahlak #ahlakfelsefesi #yunanca #moral
Çocuklar İçin Felsefe (P4C) Nedir?1960’lı yıllarda, Amerikalı felsefe profesörü Matthew Lipman derslerinde öğrencilerinin akıl yürütme becerilerinin yetersiz olduğunu gördükten sonra, doğru düşünmeyi öğrenmek için üniversite sıralarının geç olduğunun farkına varır. Bu farkındalıktan hareketle Lipman, Çocuklar İçin Felsefe (P4C) pedagojisini başlatır.Matthew Lipman ve takipçilerinden Ann Sharp bu pedagojiyi geliştirirken, Sokratik Diyalog yöntemini temele alırlar. Bu yöntemde, başlangıçta karşımızdaki kişinin hiçbir şey bilmediği varsayılır ve ona sorular sorarak düşünmesi ve sorgulaması sağlanır.P4C yönteminde soruşturan bir topluluk (Community of Inquiry) oluşturulur. Öğretmen burada “Kolaylaştırıcı” olarak adlandırılır. Kolaylaştırıcı tarafından yönlendirici sorular sorularak desteklenen soruşturma sırasında, kolaylaştırıcı soruşturmayı kontrol altında tutmaz. Çocuklar soruşturma sırasında, sorular sormaya, sorular üzerinde düşüncelerini ifade etmeye ve birbirlerini dinlemeye yönlendirilirler.1990’lı yıllarda Alman felsefeci ve eğitmen Karin Murris, Lipman ile çalışmaya başlar. Murris yaptığı çalışmaların sonucunda, felsefenin okul öncesi çocuklar için uygulanabilir hale gelmesini sağlamıştır. Küçük çocuklarla felsefe yapma olanağı sağlayan, hikaye kitapları geliştirmenin yanında, çocuklarla uygulamalar yapmıştır.
Ayrılık psikolojide ilişki kurulan nesneden kopma anlamına gelmektedir. Bu kopma süreci iletişimin ve diğer etkileşimlerin kesilmesi demektir. Yani duygusal-fiziksel temasın minimuma inmesi veya sona ermesidir. Ayrılık çoğu kişi tarafından istenmeyen bir durumdur.#ayrılıkacısı #ayrılıkevreleri #ilişkiler #evreler #taktik #ilişkideayrilik
Din felsefesi, dinin kendiliğinden varoluşsal hareketi için bir tür rasyonel bir meşrulaştırma sağlayan felsefe dalıdır. Kutsallık, Tanrı, kurtuluş, ibâdet, kurban, dua, vahiy, ayin ve sembol gibi dinler tarihinin temel konularını analiz eden din felsefesi; dinin, dini tecrübenin ve onun ifadesinin doğasını belirler. #Tanrı #teoloji #dinfelsefesi #felsefe #ahlak
P4C Türkiye tarafından düzenlenen bu eğitimin amacı, okul öncesi, ilk, orta ve lise öğretmenleri için bir kolaylaştırıcı olma (P4C uygulayıcısı olma) eğitimidir.Çocuklarla Felsefe metodunun temel, teorik bilgilerinin paylaşılmasının yanı sıra, çocuklarla felsefe uygulama pratikleri yapılacaktır. Katılımcılar felsefi temeli olan uyaran seçme, yazma, oluşturma alanında yetkinlik kazanırken, her yaş grubuyla uygulama yapabilme becerisi elde edeceklerdir.#P4C #ÇOCUKLARİÇİNFELSEFE
Aldatılmak çoğu kişi için bir travmadır. Aldatıldığın öğrenen kişilerde uykuya dalmakta güçlük, mide bulantısı, baş dönmesi, titreme, nefes alamamak, şiddetli baş ağrıları gibi fiziksel şikayetlerin yanında konsantrasyon güçlüğü, kızgınlık, ajite olma, aşırı kaygı, korku, yoğun şüphe, dalgınlık, umutsuzluk, çaresizlik gibi duygular ortaya çıkabilir.
Tükenmişlik sendromu bireyin normal şartlarda kariyerinden, arkadaşlıklarından veya aile etkileşimlerinden aldığı keyfi ve başarı duygusunu azaltan ve bireysel kimliğin kaybedildiğine inanılmasına yol açan bir zihinsel ve fiziksel tükenme durumudur. Aynı zamanda bir iş hayatı stresi türüdür.Profesyonel hayatta veya ev işlerinde uzun saatler boyunca çalışmak, hasta bir aile üyesine bakmak ya da politika veya toplumsal güvenlik ile ilgili üzücü haberlere tanık olmak gibi stresli durumlara sürekli maruz kalmak tükenmişlik sendromuna yol açabilir. Tükenmişlik sendromunun varlığını fark etmek birey veya çevresi için her zaman kolay değildir. Tükenmişlik sendromu tıbbi olarak kabul gören bir tanı değildir. Psikolog Herbert Freudenberger tarafından 70’lerde ortaya atılan tükenmişlik sendromu kavramı, bireyde ağır fiziksel, zihinsel ve duygusal yorgunluğa yol açan şiddetli bir stres durumunu tanımlar. Tükenmişlik sendromu sıradan yorgunluktan çok daha ağır ve kötü bir ruhsal durumdur ve hem bireylerin stresle başa çıkmalarını hem de günlük sorumlulukları yerine getirmelerini zorlaştırır.
İkili ilişkilerde birçok insan tedirgin olarak ve kaygılanarak yola çıkmaktadır. Kaygı ve tedirginlik normaldir fakat fazlası ilişkinize zarar vermektedir. Her ilişkiye başlarken bir süreç içinde olduğunuzu unutmamanız gerekir. Bu süreçte bazı kararları vermekle yükümlü olduğunuzu bilmeniz ve buna göre davranmanız önemlidir. İdeal ilişkiler için bazı konulara dikkat edilmelidir. İlişkilerde yapılması gereken birçok şey vardır fakat dikkat edilmesi gereken önemli beş madde vardır. İlişkilerde yapılan birçok hata söz konusudur. Bunları önemsemek ve sorun oluşmadan öğrenmek, yapmamaya gayret etmek ilişkinizi sağlıklı şekilde sürdürmenizi sağlayacaktır.Bunlardan ilki, insanların hayatına müdahale etme isteği olarak değerlendirilebilir.
Ortaçağ'da kendisinden sıkça bahsedilen bir filozof olan Augustinus, hem felsefe alanına kattığı kavramlarla hem de inançlarının çokluğu ve kendini bulma serüveninde yaşadığı olaylarla dikkat çekmektedir."Batı Düşüncesi" içinde ünlü ve etkili bir filozof olan Augustinus, felsefi sorunları içeren nitelikler ile tanrıbilimsel kavramını öne çıkaran kişidir. Sadece kendi çağının değil aynı zamanda modern felsefe için de tartışılacak olan pek çok konuyu kendisi yürütmüştür.
İnanç, gerçekte kesin olan bir şeyin kanıtlanması için ampirik kanıtlar olsun veya olmasın bir kişinin zihninde oluşan duruma verilen isimdir. İnancın tanımlanmasının bir başka yolu ise bunun gerçek olma olasılığına karşı pozitif yönde tutum gösteren bir tutumun zihinsel temsil olarak görülüyor olmasıdır.
Dilozof : https://www.youtube.com/channel/UCLUyXhgymG9MRSV56yPUQ2gMurat Soner : https://www.youtube.com/user/deejaymusonBarış Özcan : https://www.youtube.com/user/b31416Lara Tuksal : https://www.youtube.com/channel/UCz8C2gf-dQhe8YVNnQh4loAMistik Yol : https://www.youtube.com/channel/UCSGMRtg_UnzcabKGZx8NAOQ
ç) Pozitivizm (Olguculuk): Kurucusu ve temsilcisi Auguste Comte’dur. Comte göre doğru bilgi ancak bilimsel (pozitivist)bilgidir. Bilimsel bilgi olgulara dayanan, deney ve gözlem yoluyla elde edilen bilgidir. Comte olgulara dayanmayan, deneyle ispatlanamayan, denetlenemeyen şeylerin felsefeden atılması gerektiğini söyler. Çünkü bunlar bilimsel değildir, anlamsızdır ve metafizikseldir. Comte’un amacı felsefeye bilimsel bir kimlik kazandırmaktı. Bu nedenle metafiziksel şeylerin felsefeden atılması gerektiğini savunur. Çünkü bunların hiçbirinin olgusal dayanağı yoktur, bu nedenle ispatlanamaz.d) Analitik Felsefe (Yeni-Neo Pozitivizm): En önemli temsilcileri Wittgenstein, Reichenbach, Carnap ve B. Russell’dir.Analitik felsefecilere göre matematik ve mantık ile doğru olarak tanımlanamayan veya deney ve gözlem ile doğrulanamayan her bilgi değersiz, boş laftan başka bir şey değildir. Bilim sadece açık, mantıklı, akılsal değil duyu deneyimi ile de incelenipkanıtlanabilir olandır. Metafizik, bilimin ve felsefenin konusu olamaz. Felsefenin görevi dildeki kavramları çözümlemektir.
C. Bilgi Felsefesinin Temel KavramlarıGerçeklik: Düşünceden bağımsız olarak var olan bir durum, olgu veya nesnedir. Gerçeklik, varlığın bir özelliği veya var oluştarzıdır. Örneğin; taşın sertliği, pamuğun yumuşak olması.Doğruluk: Bir yargının gerçeklikle uyuşmasıdır. Yani bilginin nesnesi ile örtüşmesidir. Örneğin; dışarıda hava sıcak dediğinizdedışarıda gerçekten hava sıcaksa doğru, sıcak değilse yanlıştır.Temellendirme: Ortaya atılan bir düşünce, iddia için dayanak, temel bulma işlemidir. Yani onu ispatlama, kanıtlama işlemidir.Ç. Bilgi Felsefesinin Temel SorularıBilginin kaynağına ve ölçütüne ilişkin sorular: Bilgimiz nereden geliyor, kaynağı nedir? Acaba bilgilerimiz doğuştan mıdır?Yoksa sonradan mı kazanılır? Sonradan kazanılıyorsa, bunda rol oynayan faktörler nelerdir? Akıl mı, deney mi, sezgi mi, yoksaduyumlar mıdır? Doğru bilginin ölçütü nedir?Bilginin değerine ilişkin sorular: Genel-geçer doğru bilgi var mıdır? Bilgilerimizin sınırı nedir? İnsan her şeyi bilebilir mi?D. Bilginin Doğruluk Ölçütleria) Uygunluk: Bu görüşe göre doğruluk, düşünce ile nesnesi arasındaki tam uygunluktur. Yani bir nesne hakkında oluşturduğumuzbir yargı, nesnenin kendisine uyuyorsa doğrudur.b) Tutarlılık: Bir önermenin doğruluğu, sistemde daha önce kabul edilmiş doğru önermelerle çelişmemesine dayanır. Yeni önerme,var olan önermelerle çelişiyorsa yanlıştır. Yani önerme, bir bütün içinde diğerleriyle çelişmemesi gerekir.c) Tümel uzlaşım: Bir önermenin doğruluğu, herkesin veya çoğunluğun kabul ettiğidir.ç) Apaçıklık: Bir bilgi, hem açık hem seçik hem de kuşku duyulmayan bir açıklıkta ise doğrudur. Açık bilgi, bir bilginin birbütünlük içinde, tutarsızlık içermeden kavranmasıdır. Örneğin; baş ağrısının bilinmesi ve ağrının açıkça hissedilmesi gibi. Seçikbilgi ise, bir bilginin başka bir bilgiyle karıştırılmaması durumudur. Örneğin; baş ağrısının diş ağrısı ile karıştırılmaması.d) Yarar: Bir bilgi yararlı, uygulanabilir sonuçlar veriyorsa veya bir problemi çözebiliyorsa doğrudur.
Anarşizm Nedir?

Anarşizm Nedir?

2021-01-0708:10

Anarşizm, (Antik Yunanca'da an "-sız, olumsuzluk eki" ve archos "yönetici" sözcüklerinden türetilmiştir, yöneticisiz anlamına gelir) toplumsal otoritenin, tahakkümün, erkin ve hiyerarşinin tüm biçimlerini bertaraf etmeyi savunan çeşitli politik felsefeleri ve toplumsal hareketleri tanımlayan sosyal bir terimdir.#anarşizm #nedir #felsefe #sorgulama #sosyoloji
A. Felsefenin Anlamı ve Konusu (Alanı)Felsefe: Kelime anlamı olarak Philo (sevgi) ve Sophia (bilgelik) kavramlarının birleşmesinden meydana gelmiştir. Bu manasıylafelsefe “Bilgelik Sevgisi” demektir.Filozof: Bilgiyi arayan, ona ulaşmak isteyen kişidir. Filozof, hayatın anlamını bulmaya çalışır, edindiği bilgileri yetersiz bulur vesürekli bir arayış içerisinde olur. Bu arayışında hep eleştiri yapar.Felsefenin üç ana konusu vardır: bunlar varlık (ontoloji), bilgi (epistemoloji) ve değerler (aksiyoloji: etik ve estetik)B. Felsefe-Hikmet İlişkisiVarlık, bilgi ve değer üzerine tam ve bütün bir bilgiye ulaşılmasına hikmet (bilgelik) denir. Hikmet, bütün olan bitenlerin esasınıbilmektir. Hikmet tümel bir bilgidir, yani her şeyi kuşatan bilgidir. Felsefe ise böyle bir iddiada değildir. Felsefede sorgulamaesastır, felsefe hikmete ulaşma amacında değildir. Felsefe, hikmeti sevme ve ona yönelme anlamında bir bilgidir.C. Felsefi Düşüncenin NitelikleriFelsefi düşünce, insanın merak ve hayretine bağlı olarak soru sormanın sonucu olan ve insanla, insan yaşamıyla ilgili problemlerekarşı eleştirici yani sorgulayıcı bir düşünce türüdür.1-) Felsefi düşüncede sorular cevaplardan daha önemlidir. Çünkü felsefede verilen cevaplar son ve kesin cevaplar değildir.2-) Felsefi düşünce refleksif bir düşüncedir (Düşüncenin kendi üzerine tekrar yönelmesi refleksif düşüncedir). Yani felsefidüşünme sadece sorgulananı tek taraflı düşünme değildir. Aynı zamanda sorgulamanın kendisini veya sorgulama sonucunu dasorgulamaktır. Bu çift yönlü bir düşünmedir.3-) Felsefi düşünce, eleştirici ve sorgulayıcı bir düşüncedir.4-) Felsefi düşünce akla dayanan bir düşüncedir.5-) Felsefi düşünce temellendirmeye dayalı bir düşüncedir.6-) Felsefi düşüncenin analiz (çözümleyici) ve sentez (kurucu) gibi işlevleri vardır.7-) Her felsefi düşünce, o düşünceyi ortaya atan filozofun özgün görüşüdür. Bu nedenle felsefi düşünce özneldir.8-) Her şey felsefenin konusudur. Bu nedenle felsefi düşünce ele aldığı konular açısından evrensel bir düşüncedir.
loading
Comments 
Download from Google Play
Download from App Store