(106) 29. Söz/17, Sh 208 | 4.Esas | Şu âlem dahi büyük bir insandır, o da ölecek, sonra dirilecek
Description
Dördüncü Esas: Nasıl kıyâmet ve haşre muktezî var ve haşri getirecek fâil dahi muktedirdir.Sayfa 209Elifler Adedi(16)Öyle de; şu dünyanın kıyâmet ve haşre kābiliyeti vardır. İşte, şu mahal kābildir olan müddeâmızda, dört mes’ele vardır. Birincisi: Şu âlem-i dünyânın imkân-ı mevtidir. İkincisi: O mevtin vukūudur. Üçüncüsü: O harâb olmuş, ölmüş dünyanın âhiret sûretinde ta‘mîr ve dirilmesinin imkânıdır. Dördüncüsü: O mümkün olan ta‘mîr ve ihyânın vukū‘ bulmasıdır. Birinci Mes’ele: Şu kâinâtın mevti mümkündür. Çünkü bir şey kānûn-u tekâmülde dâhil ise, o şeyde alâküllihal neşv ü nemâ vardır. Neşv ü nemâ ve büyümek varsa, ona alâküllihal bir ömr-ü fıtrî vardır. Ömr-ü fıtrîsi var ise, alâküllihal bir ecel-i fıtrîsi vardır. Gayet geniş bir istikrâ ve tetebbu‘la sâbittir ki, öyle şeyler mevtin pençesinden kendini kurtaramaz. Evet, nasıl ki insan küçük bir âlemdir. Yıkılmaktan kurtulamaz. Âlem dahi büyük bir insandır. O dahi ölümün pençesinden kurtulamaz. O da ölecek. Sonra dirilecek. Veya yatıp, sonra subh-u haşirle gözünü açacaktır. Hem nasıl ki, kâinâtın bir nüsha-i musaggarası olan bir şecere-i zîhayat, tahrîb ve inhilâlden başını kurtaramaz. Öyle de, şecere-i hilkatten teşa‘ubetmiş olan silsile-i kâinât, ta‘mîr ve tecdîd için, tahrîbden, dağılmaktan kendini kurtaramaz. Eğer dünyanın ecel-i fıtrîsinden evvel irâde-i ezeliyenin izni ile, hâricî bir maraz veya muharrib bir hâdise başına gelmezse ve onun Sâni‘-i Hakîm’i dahi, ecel-i fıtrîden evvel onu bozmazsa, herhalde, hatta fennî bir hesab ile bir gün gelecek ki, اِذَا الشَّمْسُ كُوِّرَتْ ٭ وَاِذَا النُّجُومُ انْكَدَرَتْ ٭ وَاِذَا الْجِبَالُ سُيِّرَتْ ٭ اِذَا السَّمَٓاءُ انْفَطَرَتْ ٭ وَاِذَا الْكَوَاكِبُ انْتَثَرَتْ ٭ وَاِذَا الْبِحَارُ فُجِّرَتْ ma‘nâları ve sırları, Kadîr-i Ezelî’nin izniyle tezâhür edip, o dünya olan büyük insan, sekerâta başlayıp, acîb bir hırıltı ile ve müdhiş bir savt ile, fezâyı çınlatıp dolduracak, bağırıp ölecek, sonra emr-i İlâhî ile dirilecektir. İnce remizli bir mes’ele: Nasıl ki su, kendi zararına olarak incimâd eder. Buz, buzun zararına temeyyu‘eder. Lüb, kışrın zararına kuvvetleşir. Lafız, ma‘nâ zararına kalınlaşır. Ruh, cesed hesabına zaîfleşir. Cesed, ruh hesabına inceleşir. Öyle de, âlem-i kesîfolan dünya, âlem-i latîf olan âhiret hesabına, hayat makinesinin işlemesiyle şeffaflaşır, latîfleşir.Sayfa 210Elifler Adedi(13)Kudret-i fâtıra, gayet hayret verici bir fa‘âliyetle kesîf, câmid, sönmüş, ölmüş eczâlarda nûr-u hayatı serpmesi, bir remz-i kudrettir ki, âlem-i latîf hesabına şu âlem-i kesîfi nûr-u hayat ile eritiyor, yandırıyor, ışıklandırıyor. Hakîkatini kuvvetleştiriyor. Evet, hakîkat ne kadar zayıf ise de ölmez, sûret gibi mahvolmaz. Belki teşahhuslarda, sûretlerde seyr ü sefer eder. Hakîkat büyür, inkişâf eder. Gittikçe genişlenir. Kışır ve sûret ise eskileşir, inceleşir, parçalanır. Sâbit ve büyümüş hakîkatin kāmetine yakışmak için, daha güzel olarak tazeleşir. Ziyâde ve noksân noktasında, hakîkatle sûret ma‘kûsen mütenâsibdirler. Yani sûret kalınlaştıkça hakîkat inceleşir. Sûret inceleştikçe hakîkat o nisbette kuvvet bulur. İşte şu kanun, bütün kānûn-u tekâmüle dâhil olan eşyâya şâmildir. Demek, herhalde bir zaman gelecek ki, kâinât hakîkat-i uzmâsının kışır ve sûreti olan âlem-i şehâdet, Fâtır-ı Zülcelâl’in izniyle parçalanacak, sonra daha güzel bir sûrette tazelenecektir. يَوْمَ تُبَدَّلُ الْاَرْضُ غَيْرَ الْاَرْضِ sırrı tahakkuk edecektir. Elhâsıl: Dünyanın mevti mümkün, hem hiç şübhe getirmez ki mümkündür. İkinci Mes’ele: Mevt-i dünyânın vukū‘ bulmasıdır. Şu mes’eleye delil, bütün edyân-ı semâviyenin icmâıdır ve bütün fıtrat-ı selîmenin şehâdetidir. Ve şu kâinâtın bütün tahavvülât ve tebeddülât ve tagayyürâtının işaretidir. Hem asırlar, seneler adedince zîhayat dünyaların ve seyyâr âlemlerin şu dünya misafirhânesinde mevtleriyle, asıl dünyanın da onlar gibi ölmesine şehâdetleridir. Şu dünyanın sekerâtını, âyât-ı Kur’âniyenin işaret ettiği sûrette tahayyül etmek istersen, bak. Şu kâinâtın eczâları dakîk, ulvî bir niz...




